Çocuk ve Ergen

14 yaşındaki oğlumun beni dinlememesi

Gizli Kullanıcı2 Mart 2026 00:56

Merhaba benim sorum 14 yaşında bir oğlum var ve son senesi oğlum beni asla dinlemiyor sakin bir şekilde anlatsam bile dışarı çıkmak istediğini söylüyor ve ben buna izin vermiyorum kendi kafasına göre çıkmaya çalışıyor ya da şu arkadaşınla görüşme veya konuşma dediğimde konuşuyor çünkü arkadaşı telefonda mesaj atarken küfürlü konuşmalar ve dersine engel oluyor benim oğlum asla hayır diyen biri değil kırmak istemiyor karşısındakini dershaneye gidiyor ama ben çıktığın gibi eve gel diyorum İstanbul gibi bir şehirde yaşıyoruz korkuyorum ister istemez bende bağırmak zorunda kalıyorum derslerine gelirsek kendi haline bırakıyorum üzerine gitmiyorum asla saat 9 10 oluyor akşam derslerini yapmaya başlıyor ya da telefon yanında ama ben istemiyorum yapmıyor bende bağırıyorum sürekli üzerine çok gidiyorum bu sürekli oluyor bağırmam üzerine gelme sıkıldım anne diyor babası geliyor o da aynı şekilde bağırıyor ben yetmemiş gibi sürekli salak mal senden birşey olmaz sen okumazsın kelimeleri kullanıyoruz kendini geliştir gibi çünkü tlf sadece elinde kendini ifade edemiyor ne yapacağını bilmiyor bu bizim suçumuz çünkü başka kimsenin değil ben ve eşim bu hale getirdik çok yalan konuşuyor ya da örnek vereyim banyoda neden aynaya su sıkarsın öyle değil mi veya kalemin kenarını kırma defter koparma gibi elleriyle

Bu soru 2 Mart 2026 10:01 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken ne kadar kaygılı olduğunuzu, zaman zaman çaresizlik, korku ve yorgunluk gibi birçok duyguyu bir arada yaşadığınızı tahmin edebiliyorum. Öncelikle şunu bilmenizi isterim ki yaşadığınız bu durum, birçok ebeveynin ergenlik döneminde karşılaşabildiği zorlayıcı ama anlaşılabilir bir süreçtir.


Oğlunuz şu anda ergenliğin oldukça yoğun yaşandığı bir dönemde bulunuyor. Bu yaş aralığında gençler; “Ben kimim?”, “Nasıl biri olmak istiyorum?”, “Sınırlarım nerede başlıyor?” gibi sorularla kendi kimliklerini oluşturmaya çalışırlar. Bu süreçte ebeveynlerle çatışmaların artması oldukça sık görülen bir durumdur. Çünkü gençler bir yandan bağımsızlaşmak isterken diğer yandan hâlâ rehberliğe ve güvenli sınırlara ihtiyaç duyarlar.


Bu nedenle arkadaş çevresi, dersleri ya da özel alanı konusunda yoğun müdahale hissettiğinde bunu “ailem bana güvenmiyor” ya da “sürekli baskı altındayım” şeklinde algılayabilir. Sizi dinlemekte zorlanmasının ya da inatlaşmasının altında da aslında kendi bireyselliğini göstermek ve söz sahibi olduğunu hissetmek istemesi yatıyor olabilir.


Öte yandan büyük bir şehirde yaşıyor olmanın verdiği kaygı da oldukça anlaşılır. Bir ebeveyn olarak onu korumak istemeniz çok doğal. Bazen kontrolü biraz gevşetirseniz başına hemen kötü bir şey gelecekmiş gibi hissedebilirsiniz. Ancak hayatın tüm risklerini kontrol etmek mümkün değildir. Eğer arkadaş çevresinde fiziksel ya da psikolojik açıdan ciddi bir zarar söz konusu değilse, arkadaş seçimlerine yoğun müdahale etmek aranızdaki güven bağını zedeleyebilir.


Ergenlik döneminde duygular daha yoğun ve zaman zaman abartılı yaşanabilir. Bu nedenle bağırmak, hakaret etmek ya da “senden bir şey olmaz” gibi sözler istemeden de olsa onun benlik algısını olumsuz etkileyebilir. Çocuklar çoğu zaman ebeveynlerinden duydukları sözleri zamanla kendi iç sesleri haline getirirler. Bu nedenle kullanılan dil yalnızca o anki davranışı değil, uzun vadede kendisine nasıl baktığını ve kendini nasıl değerlendirdiğini de şekillendirebilir. Şu anda en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, dinlenilmek ve kendisine güvenildiğini hissedebilmektir. Ebeveynler bu dönemde çocukları için en güçlü rol modellerdir ve kullanılan iletişim dili onların kendilerine bakışını doğrudan etkileyebilir.


Bu durumu değiştirebilmek için ilk adım, kurallardan önce aranızdaki bağı onarmak olabilir. Anne-oğul ilişkinizi yeniden güçlendirmek çoğu zaman davranış değişikliğinin de başlangıcı olur. Oğlunuzu gerçekten dinlemek bu noktada çok kıymetlidir. Çünkü ergenlik dönemindeki bir gencin en büyük ihtiyaçları dinlenildiğini ve anlaşıldığını hissetmektir. Siz onu dinlediğinizde, zamanla onun da sizi dinlemeye daha açık hale geldiğini fark edebilirsiniz.


Kurallar gerekiyorsa bunları birlikte belirlemek daha etkili olabilir. Örneğin dışarı çıkma saatlerini tek taraflı koymak yerine ortak bir anlaşma yapmak hem sorumluluk duygusunu artırır hem de çatışmayı azaltabilir.


Telefon ve ders konusu da bu yaş döneminde sık yaşanan bir güç mücadelesine dönüşebilir. Telefonu tamamen yasaklamak çoğu zaman daha fazla direnç oluşturabilir. Bunun yerine birlikte belirlenmiş kullanım saatleri oluşturmak daha işlevsel olabilir. Örneğin ders çalışılan zamanlarda telefonun ortak bir alanda bırakılması ya da belirli bir süre sonunda tekrar alınması gibi sınırlar koymak hem sorumluluk gelişimini destekler hem de sürekli tartışma yaşanmasının önüne geçebilir.


Arkadaş konusunda ise gerçekten görüşmesini istemediğiniz biri varsa bunu bağırmadan, açık ve sakin bir dille ifade edebilirsiniz. Örneğin; “Arkadaşının bazı davranışlarının sana zarar verebileceğini düşünüyorum. Kararı senin verebileceğine inanıyorum ama bir anne olarak bunu paylaşmak istedim çünkü sen benim için çok değerlisin.” gibi bir yaklaşım daha koruyucu ve ilişkiyi güçlendirici olabilir.


Ayrıca sakin zamanlarda sadece size ait küçük paylaşımlar yaratmanız da çok faydalı olabilir. Birlikte yürüyüş yapmak, sevdiğiniz bir şeyler içmek ya da kısa bir sohbet etmek gibi basit anlar bile bağ kurmayı kolaylaştırır. Yargılanmadığını hisseden bir genç, zamanla yalan söyleme ihtiyacını da daha az hisseder. Çünkü çocuklar çoğu zaman cezadan değil, ebeveynlerini hayal kırıklığına uğratmaktan korktuklarında da gerçeği saklayabilirler. Daha güvenli ve yargısız bir iletişim alanı oluştuğunda doğruyu söyleme davranışının arttığını görmek mümkündür.


Siz ve eşiniz için küçük bir egzersiz de önermek isterim: Bu hafta en az bir gün, oğlunuza hiçbir nasihat vermeden yalnızca onu dinlemeye zaman ayırın. “Bugün seni en çok ne güldürdü?”, “Arkadaşlarınla neler yaptın?” gibi sorular sorun ve sadece dinleyin. Eleştiri veya, düzeltme olmaksızın sadece merak ve ilgi olsun.


Son olarak şunu söylemek isterim; “Biz bu hale getirdik” diyerek hissettiğiniz pişmanlık aslında değişim isteğinizin bir göstergesi. Bu farkındalık hem sizin hem de oğlunuzla kuracağınız ilişki için çok değerli bir başlangıçtır. Geç kalmış değilsiniz. Küçük ama istikrarlı adımlar zamanla hem sizin öfkenizi hem de onun dirençli tavrını yumuşatabilir. Tekrardan sormak, paylaşmak istediğiniz herhangi bir şey olursa buradan veya profilimden her zaman bana ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle kalın. 🌿


Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular