• Anasayfa
  • Sorular
  • 3 yıllık ciddi ilişkim var onu kendime nasıl daha çok aşık edebilirim
Kaygı

3 yıllık ciddi ilişkim var onu kendime nasıl daha çok aşık edebilirim

Gizli Kullanıcı6 Aralık 2025 10:49

3 yıllık sevgilim var kendime daha çok aşık etmek istiyorum aramızda bazı sorunlar var seviyoruz birbirimizi ama aramız biraz bozuk daha çok aşık olsun istiyorum benden başkasını gözü görmesin ben daha fazla sevsin aramızda sorunları halledelim istiyorum çok kıskanıyorum birine baksa kavga ediyorum anlaşamıyoruz ama bir birimizden vazgeçemiyoruz bir birimize yükselelim sevelim istiyorum ilişkimiz arzulu tutkulu vazgeçilmez olsun benden başkasını gözü görmesin gözümden kıskanıyorum onu çok hata yaptık bir birimize 3 sene içerisinde ama asla vazgeçmedik ben bi çok kez ayrıldım ama her ne olursa olsun o beni bırakmadı ailesi benden nefret ediyor benimle konuşmasını istemiyor sevgilimin sonumuz ne olacak bilmiyorum bir sonumuz yok sadece onu biliyorum ailesi yüzünden kafayı yiyeceğim evlilik istiyoruz aynı evin içinde yaşamak ama ailesinden korkuyor ailesi ne nerde o kafada ailesi varken bizim bir arada olmamız imkansız ailesinin karşına çıkıp seviyorum ben diyemez cesaret edemez ama biliyorum beni çok seviyor herkesten her şeyden ama bilmiyorum kafam çok karışık ve dolu

Bu soru 6 Aralık 2025 13:29 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Elif Kızılkaya tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,

İlişkinizde yaşadığınız yoğun duyguları, hem birbirinize bağlı kalmayı hem de zaman zaman çok yorulmayı aynı anda deneyimlemenin ne kadar karmaşık olduğunu anlıyorum. Üç yıldır sürdürdüğünüz bir bağ var ve bu bağın içinde hem aşk, hem kırgınlıklar, hem de çözülmemiş çatışmalar bir arada duruyor. Bu kadar iniş çıkışlı bir ilişkide zaman zaman kontrolü kaybetmiş gibi hissetmek, gelecekle ilgili belirsizlik yaşamak ya da “daha çok sevsin, sadece beni görsün” gibi arzulara tutulmak çok insani tepkiler.


Öncelikle şunu söylemem önemli:

Yoğun kıskançlık, partneri tamamen kendine yöneltme isteği ve ilişkide kontrolü kaybetme korkusu genellikle kaybetme endişesi, değersizlik duygusu ya da ilişki içinde güvende hissetmeme ile bağlantılıdır. Bu hisler seni kötü biri yapmaz; sadece ilişki içinde duygusal güvenliğe ihtiyaç duyduğunu gösterir. Kıskançlık çoğu zaman “severim” değil, “kaybetmek istemiyorum ve bu beni çok korkutuyor” demenin başka bir yoludur.


Sevgilinin ailesiyle yaşanan sorunlar da bu güvensizlik duygusunu büyütmüş olabilir. Kendini dışlanmış hissetmen, onların kabul etmeyişinin sende öfke, kırgınlık ve çaresizlik yaratması çok anlaşılır. Fakat partnerinin ailesiyle kuramadığı bu köprü, ikinizin arasındaki bağı da sürekli stres altında bırakıyor gibi görünüyor. Partnerinin seni sevmesine rağmen ailesine karşı net bir duruş sergileyememesi, senin açından “beni seviyor ama arkamda durmuyor” duygusuna dönüşerek ilişkideki güvensizliği besliyor olabilir.


Tüm bu duygular birbirini tetiklediğinde ortaya çıkan şey çoğu zaman şudur:

  1. Sen daha çok bağlanma ve “beni daha çok sev” isteğiyle hareket ediyorsun,
  2. O ise arada kalmışlık ve baskı hissiyle geri çekilebiliyor,
  3. Bu da ilişkide çatışma, kıskançlık, kavga ve ayrılma dönme döngülerini sürekli tekrar ediyor.


Oysa sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişkinin temel koşulu karşılıklı güven, duygusal sınırlar, iletişim becerileri ve bağımlı değil bağlı bir ilişki kurabilmek. Partnerin seni sadece sevdiği için değil, aynı zamanda ilişkide kendini huzurlu hissedebildiği için yanında kalmalı. Sen de ilişkide sadece onun sevgisine tutunmak yerine, kendi duygusal gücünü koruyabildiğinde daha tatmin edici bir bağ kurabilirsiniz.


Bu noktada birkaç önemli şey söylemek isterim:

1. Bir insanı “daha çok aşık etmeye” çalışmak, çoğu zaman ilişkiyi daha zorlar.

Aşk, baskı, kıskançlık ya da kontrol isteğiyle büyümez. Aşk güvenle, alan tanımakla, bireysel gücü koruyarak ve sağlıklı iletişimle büyür.

2. Sorunlarınızı çözmenin yolu, duygusal ihtiyaçlarınızı açık ve suçlamadan konuşabilmekten geçer.

“Beni bırakmandan korkuyorum, o yüzden çok tutuyorum” gibi duygular ilişki düzeyinde paylaşılabildiğinde bağ güçlenir.

3. Ailesiyle yaşadığınız sorun senin sorumluluğun değil.

Bu, partnerinin yetişkinlik rolü içinde üstlenmesi gereken bir konudur. Onların tutumu seni değersiz kılmaz. Bu noktada partnerinin sınır koyma becerisi önemli.

4. Birlikte yaşama ve evlilik gibi büyük adımlar, önce ilişkinin sağlıklı bir zemine oturmasını gerektirir.

Kavga barışma döngüsü, kıskançlık krizleri ve aile baskısı devam ederken atılan büyük adımlar ilişkiyi daha da zorlayabilir.

5. Bu duygusal yoğunluk seni çok yoruyorsa, terapi desteği almak ilişkin için çok iyileştirici olabilir.

Kıskançlık, bağımlı bağlanma örüntüleri, değersizlik duygusu ve sınır koyma zorlukları terapiyle büyük ölçüde düzenlenebilir.


Son olarak, şunu bilmeni isterim:

Yaşadığın duygular “abartı” değil; ilişkide güvende hissetmeye ihtiyaç duymanın doğal bir yansıması. Ancak bu ilişkide kalabilmek ve gelecek planlayabilmek için hem senin duygusal dünyanda hem de partnerinin davranışlarında bazı şeylerin dönüşmesi gerekiyor. Sevgi var, bağ var ama sağlıklı bir ilişki sadece sevgiyle değil, olgun davranışlar, net sınırlar ve karşılıklı sorumlulukla sürdürülebilir.


Uzman Klinik Psikolog Elif Kızılkaya

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.