9 12 yaşlarım arasını hatırlayıp içimde birden sıkıntı suçluluk ve çaresizlik hissinin oluşması
Merhabalar.Hayatımda ilk kez 10 12 yaş arasında yaşadığım bir kaç anı gözümün önüne geldi ve ben bu anılara takılı kaldım.Bunlar hemcinslerime temas ve sürtünme şeklinde gözümün önüne geliyor.Birden huzursuzluk ve pişmanlık hissettim.yaklaşık 1 haftadır bu pişmanlıkla başa çıkmaya çalışıyorum.Yaptıklarım için suçlu muyum bunu nasıl aşarım.İnsan çocukluk ve ergenlik arası düşünce yapısının oturmadığı dönem için kendini neden üzer neden yıpratır.Çok garip ve çaresiz hissediyorum.
Bu soru 13 Nisan 2026 08:27 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıklarınızdan içinizdeki suçluluk, pişmanlık ve huzursuzluk duygularının ne kadar yoğun olduğunu hissetmemek mümkün değil. Geçmişte yaşanan bazı anıların birdenbire zihinde canlanması, özellikle de bugünkü bakış açımızla değerlendirdiğimizde, gerçekten çok sarsıcı ve zorlayıcı olabilir.
Öncelikle şuradan başlamak isterim: 10–12 yaş aralığı, hem bedensel merakın arttığı hem de duygusal ve zihinsel farkındalığın yeni yeni geliştiği bir dönemdir. Bu yaşlarda çocuklar, bedeni, teması ve yakınlığı anlamaya çalışırlar. Bu çoğu zaman çok temel bir duygudan beslenir: merak.
Merak, o yaşlarda davranışlara yön verebilir; bazen oyun gibi, bazen keşif gibi yaşanabilir.
Siz de şu anda, o dönemlerde yaşadığınız bazı deneyimlere bugünkü zihninizle bakıyor ve bu yüzden yoğun bir suçluluk hissediyorsunuz. Ama burada kendinize şu soruyu sormak çok kıymetli olabilir: “O yaşlardaki ben, ne yaptığını ne kadar biliyordu?”
Büyük ihtimalle o anlarda, bugün yüklediğiniz anlamları yükleyebilecek bir zihinsel olgunluğa sahip olmayabilirsiniz, bu gayet anlaşılır, çünkü 10-12 yaşlarında herhangi bir birey yeni yeni kendini keşfetme dönemine girmiştir. Bu durum, planlanmış ya da bilinçli bir şekilde zarar verme niyetiyle yapılan bir davranıştan çok; gelişimin, merakın ve sınırları henüz öğrenmekte olan bir çocuğun deneyimi gibi görünüyor.
Şunu da unutmamak önemli: Geçmişte yaptıklarımızın izleri bugüne taşınabilir, evet. Ama bu, bizim sadece geçmişten ibaret olduğumuz anlamına gelmez. İnsan değişir, gelişir, öğrenir.
Çoğu zaman kişi kendini şu düşünceyle yıpratır: “Madem şimdi bunun farkındayım, o zaman kendimi affetmemeliyim.” Oysa aslında bu farkındalık, tam da değişimin ve büyümenin göstergesidir. Burada, aslında sadece bir bakış açısı değişikliği iyi gelebilir, bunu inkar etmeden, şefkatli bir yerden kabul ederek, kendinize şunu söyleyebilmek önemli bir adım olabilir:
“Evet, o zaman böyle bir deneyimim oldu. Ama bugün olsaydı farklı davranırdım. Bu da benim geliştiğimi gösterir.”
Küçük bir egzersiz önermek isterim:
Sakin bir anda gözlerinizi kapatıp 10–12 yaşındaki halinizi hayal edin. Karşınızda duruyor olsun. Ona şu soruyu sorun:
“O an ne hissediyordun, neye ihtiyacın vardı? O anki haline neler söylemek isterdin?” buradaki sorular, belki de o dönemde yaşadığınız durumları anlamlandırmanıza yardımcı olabilir, ve bu sayede içsel çatışmanızı dindirebilir.
Belki de şu an yaşadığınız şey, geçmişteki bir davranıştan çok; bugünkü değerlerinizle o anıya bakmanın yarattığı içsel çatışma. Bu süreçte kendinize biraz daha şefkatle yaklaşmanız çok kıymetli. Çünkü iyileşme, çoğu zaman yargıdan değil; anlamaktan ve kabulden geçer.
Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa buradan veya profilimden ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.