Aile ve kendim arasında kalıyorum
Aile içerisinde bir sınır koyamıyorum bu da tartışmalara sebep oluyor tamamen ilişkiyi kesmek mi gerekiyor anlayamıyorum o zaman da ileride pişman olmaktan korkuyorum arkadaş değil ki bu yenisini bulasın.Karşılık verme alttan al gerilmeyelim diye büyütüldük kendimizi korusak huzur bozan saygısız evlat oluyoruz ve sadece bize değil baba tüm ev halkına sinirli davranıyor senin yüzünden biz de çekiyoruz baskısı berbat cevap vermesen ölür müsün,ne var tamam de geç,duyma gibi kendimi yok sayıp onları hoşnut etmemi bekliyorlar. Şuan evden ayrılmak gibi bir lüksüm yok bildikleri için daha çok üstüme geliyorlar ne de olsa bize muhtaç gibisinden bilmiyorum bazen de ben mi şımarıklık yapıyorum diye düşünüyorum kim haklı kim saygısız meçhul bir kavganın içinde yaşıyorum insan yıpranıyor. Anlatsan anlamazlar onlar böyle görmemiş ya eskiden zaman farkını anlayamıyorlar aileyi çok kutsal sanan kız evlatları da evlenene kadar mal gibi gören her şeyine karışıp hadsiz uyarılarda bulunan bedenleri üzerinde hak sahibi olduklarını sanıp yersiz şeyler söyleyen sözde iyiliğimizi düşünen sevgili aile bireyleri en çok da bu iyiliğimizi düşünen insanlar bizi uçuruma sürüklüyor ne kadar acı aile evladına bunu yaparsa el bize neler yapmaz diye düşünüp arkadaş da çok edinmiyorum zaten öyle bir istek ihtiyaç ya da enerjim de olmuyor tükenmiş hissediyorum
Bu soru 21 Mart 2026 19:35 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışanım,
Söylediklerin çok anlaşılır ve aslında düşündüğünden daha yaygın bir durumun içindesin. Ama bu, senin yaşadığının hafif olduğu anlamına gelmiyor aksine uzun süre böyle bir ortamda kalmak gerçekten insanı içten içe tüketen bir şey.
Öncelikle birlikte şunu netleştirelim:Bu bir “şımarıklık” değil.Bu net bir sınır ihtiyacı.
Senin yaşadığın şey şu şekilde bir ikilemin içinde sıkışmak : Sen kendini korursan “saygısız evlat” oluyorsun.
kendini bastırırsan da “iyi evlat” oluyorsun ama içten içe kendini kaybediyorsun.
Ve bu iki seçenek de aslında sağlıklı değil.Aile içinde büyürken sana öğretilen şey “uyum sağla, alttan al, büyütme” olmuş. Bu, kısa vadede çatışmayı azaltan bir durum ama uzun vadede şu duyguyu doğurur:
“Demek ki benim sınırlarımın bir değeri yok.”
Sanırım şu an yaşadığın tükenmişlik de tam buradan geliyor.
“Tamamen ilişkiyi kesmek mi gerekir peki hayır. Bu genelde ilk ve tek çözüm değildir.
Ama şu önemli: Sınır koymak eşittir ilişkiyi kesmek değildir
Sınır koymak ilişkiyi yeniden düzenlemektir baktığımızda. Senin şu an ihtiyacın olan şey kopmak değil,yavaş yavaş kendini görünür kılmak.
Şu şekilde genel bir durum değerlendirmesi yapıp çerçeve çizelim birlikte
Sen şu an ailenle aynı evdesin bu yüzden güç dengesi eşit değil. Bu yüzden sınır koyma biçimin de “yumuşak ama kararlı” olmalı.
Yani nedir bu: Büyük çıkışlar değil daha ziyade küçük ama tekrar eden sınırların olması
1. Açıklama yapmayı azalt
Çok açıklama yapmak seni yıpratan bir pozisyona sokar.onun yerine şu tarz kısa cümleler daha güçlüdür:
•“Bu şekilde konuşulunca cevap vermek istemiyorum.”
•“Bu konuya girmek istemiyorum.”
•“Böyle söylendiğinde rahatsız oluyorum.”
Bu durumda ortada bir savunma yok, tartışma yok. Sadece sınır olur.
2. Tartışmayı kazanmaya çalışma
Ailenin değişmesini hedeflersen sürekli kaybedersin.Ama hedefini değiştirir kendine odaklanır ve şunu dersen “Ben kendimi koruyacağım” diye işte bu zaman kontrol sana geçer.
3. Suçluluk duygunu fark et
Sana şu mesaj verilmiş: “Uyumluysan iyisin, karşı çıkarsan kötüsün.”
Ama gerçek şu:Sınır koymak saygısızlık değildir. Sadece onların alışık olmadıkları bir şey.
4. İçsel cümleni değiştir
Şu düşünce seni çok yoruyor: “Acaba ben mi abartıyorum?”
Bunu şuna çevirebilirsin “Benim hissettiğim şey geçerli.”
Bu küçük ama çok kritik bir dönüş olur senin için
5. Gelecek planını içten içe kur
Şu an ayrılamıyor olman çaresizlik değil,
geçici bir durum.Ama zihninde şu netlik olmalı:“Ben bir gün kendi alanımı kuracağım.”
Bu bile psikolojik olarak seni güçlendirir.
Seni en çok yaralayan şey gördüğüm kadarıyla aslında şu cümlede saklı:
“İyiliğimizi düşündüklerini söylüyorlar ama zarar veriyorlar.”
Bu çok gerçek bir çelişki. Bazı aileler gerçekten “iyi niyetle” sınır ihlali yapar.Ama iyi niyet, davranışı sağlıklı yapmaz.
Sen şu an bir “kavganın içinde” değil,
bir sistemin içinde yaşıyorsun.Ve bu sistem seni sessiz kalmaya programlamış durumda
Ama sen artık fark etmişsin bu durumu.Bu çok büyük bir adım.
kendine sık sık şunu hatırlat: “problemli olan ben değilim, bu dinamik problemli.” Diye bu daha iyi gelip dinginlik verebilir.
Sevgilerle🌸
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.