Çocuk ve Ergen

Aile ve okul stresiyle başa çıkamıyorum.

Gizli Kullanıcı4 Mart 2026 21:11

Merhaba, ben 15 yaşındayım. Son zamanlarda kendimi çok yorgun, yalnız ve anlaşılmamış hissediyorum. Evde ailemle iletişimim çok zor; annem sürekli sinirli, agresif ve eleştiriyor, babam duygusal olarak uzak, bize yeterince bağlanamıyor. Kardeşim bazen rol yapıyor ve bunu fark etmek beni rahatsız ediyor. Bu durumlar bana sürekli stres ve öfke veriyor.

Okulda da durum kolay değil. Bazı öğretmenler ve arkadaşlarımı güvenemediğim kişiler olarak görüyorum, özellikle bir öğretmenim hakkında ailemle yanlış anlaşılmalar oldu ve bu bana büyük bir baskı hissettirdi. Arkadaş çevremde de güven sorunu yaşıyorum; bazıları kendini ön plana atıp başkalarını ezmeye çalışıyor, bazıları ise duygusal manipülasyon yapabiliyor.

Tüm bu yaşananlar beni çok yordu. Konsantrasyonumu kaybediyorum, derslerimde zorlanıyorum ve çoğu zaman kendimi değersiz hissediyorum. İçimde sürekli öfke, kırgınlık ve yorgunluk birikiyor, bazen ağlıyorum ama kimseye söyleyemiyorum. Kendimi ifade etmekte zorlanıyorum, bu yüzden yaşadığım duygusal sıkıntılar gün içinde beni çok etkiliyor.

Bu süreçte, hislerimi güvenli bir şekilde paylaşabileceğim ve anlayış görebileceğim bir alana ihtiyacım var.

Bu soru 5 Mart 2026 10:16 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, Yazdıklarınızdan ne kadar yorulmuş, anlaşılmamış ve birçok farklı duygunun içinde kalmış olduğunuzu tahmin edebiliyorum. Özellikle hem evde hem de sosyal çevrenizde yaşadığınız zorlukları anlatma biçiminiz, bu durumların sizi ne kadar etkilediğini gösteriyor. Bu duyguları bu kadar açık bir şekilde ifade edebilmeniz ise oldukça kıymetli.


Yazdıklarınızı tek tek ele almak isterim. Öncelikle bulunduğunuz yaş dönemi gerçekten oldukça yoğun bir dönem. 15 yaş; bir yandan kişinin kendisini tanımaya, sınırlarını keşfetmeye ve kim olduğunu anlamaya çalıştığı, bir yandan da okul, arkadaşlıklar ve aile beklentileri arasında denge kurmaya çalıştığı bir dönemdir. Bu süreçte yeni duygularla karşılaşmak, zaman zaman kendini yalnız ya da anlaşılmamış hissetmek oldukça yaygın ve anlaşılabilir bir durumdur. Ayrıca ergenlik döneminde beynin duygu merkezleri oldukça aktif çalıştığı için duygular bazen daha yoğun yaşanabilir ve olaylar daha derinden hissedilebilir. Bu durum aslında gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır.


Aile içinde yaşadığınız durumlara baktığımızda, eleştirel ve zaman zaman öfkeli bir ebeveynle yaşamak; aynı zamanda duygusal olarak mesafeli bir ebeveynin varlığı, kişinin kendisini görülmemiş ya da yeterince anlaşılmamış hissetmesine yol açabilir. Böyle bir ortamda büyüyen gençlerde zaman zaman “Ne yaparsam yapayım zaten anlaşılmayacağım” ya da “Benim duygularım önemli değil” gibi düşünceler oluşabilir. Bu düşünceler de zamanla yorgunluk, değersizlik hissi veya öfke gibi duyguların birikmesine neden olabilir. Kardeşinizle ilgili fark ettiğiniz bazı davranışlar da sizi rahatsız etmiş gibi görünüyor. Bazen aile içinde kişiler, ortamın gerginliğinden ya da beklentilerden etkilenerek farklı roller geliştirebilirler. Bu durum kimi zaman bir savunma mekanizması olabilir. Ancak bunu fark etmek ve bundan etkilenmek sizin için oldukça anlaşılır bir durum.


Okul ortamında yaşadığınız güvensizlik duygusu da dikkat çekici. Günün büyük bir kısmını okulda geçirdiğiniz için öğretmenlerinizle ve arkadaşlarınızla yaşanan olumsuz deneyimler, kişinin genel güven duygusunu etkileyebilir. Özellikle yanlış anlaşılmalar ya da kendinizi savunmak zorunda hissettiğiniz durumlar üzerinizde ekstra bir baskı yaratmış olabilir. Bu da zamanla insanlara karşı daha temkinli olmanıza ve güvenmekte zorlanmanıza neden olabilir. İnsanların güven duygusu çoğu zaman yaşadıkları deneyimlerle şekillenir; kişi sık sık hayal kırıklığı ya da eleştirilme yaşadığında zihni kendini korumak için daha temkinli davranmaya başlayabilir.


Tüm bu yaşadıklarınızın derslerinize ve konsantrasyonunuza yansıması da oldukça anlaşılabilir bir durum. Çünkü zihnimiz yoğun duygularla meşgul olduğunda odaklanmak ve motivasyon bulmak zorlaşabilir. Ders çalışmak yalnızca akademik bir süreç değildir; kişinin duygusal olarak nasıl hissettiğiyle de yakından ilişkilidir.


Bu noktada size önerebileceğim küçük ama etkili bir yöntem, duygularınıza kendinize ait güvenli bir alan açmanız olabilir. Örneğin yazmayı seviyorsanız, her gün kendinize 5–10 dakikalık küçük bir zaman ayırabilirsiniz. Telefonunuzu kenara bırakıp bir deftere o günle ilgili birkaç kısa cümle yazabilirsiniz. Örneğin: “Şu an en baskın hissettiğim duygu: …” “Bugün beni en çok zorlayan şey: …” “Bugün kendimle ilgili küçük de olsa gurur duyduğum bir şey: …” Duyguları yazıya dökmek, birçok araştırmada da görüldüğü gibi kişinin zihnindeki düşünceleri düzenlemesine ve duygularını daha iyi fark etmesine yardımcı olabilir.


Bazen içimizde tuttuğumuz duygular zihnimizde daha da büyürken, onları ifade etmek ve dışa aktarmak zihinsel yükü bir miktar hafifletebilir. Bunun yanında, kendinize ait küçük alanlar yaratmak da önemli olabilir. Sevdiğiniz bir hobiyle ilgilenmek, müzik dinlemek, yürüyüş yapmak ya da sizi iyi hissettiren bir aktiviteyle zaman geçirmek zihinsel olarak rahatlatıcı olabilir. Çünkü çevremizdeki insanların nasıl davranacağını her zaman kontrol edemesek de, kendimiz için küçük ama anlamlı alanlar yaratmak bizim elimizde olabilir.


Son olarak şunu söylemek isterim: Şu anda yaşadığınız duyguların yoğun olması, yaşadıklarınızı fark ediyor ve ifade etmeye çalışıyor olmanız oldukça güçlü bir yanınızı gösterir. Hislerinizi paylaşabileceğiniz güvenli alanlar aramanız da çok sağlıklı bir adımdır. Eğer mümkün olursa, okulunuzda bulunan bir psikolojik danışmanla, sizi daha iyi hissettirebilecek bir terapistle ya da güvendiğiniz bir yetişkinle bu duygularınızı paylaşmanız da size destek olabilir. Bazen bu süreçleri tek başımıza taşımak zor olabilir ve destek almak gerçekten rahatlatıcı olabilir. Yalnız değilsiniz ve duygularınız anlaşılmaya değer. 🌿


Tekrardan yazmak, sormak istediğiniz bir şey olursa her zaman buradan yazabilir veya profilimden bana ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle kalın,

Psikolog Ecem Bakıner

alinti

Cevabınız için çok teşekkür ederim. Gerçekten çok açıklayıcı ve yardımcı oldu.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular