• Anasayfa
  • Sorular
  • Ailem sanırım evlenmemi istemiyor bana mı öyle geliyor acaba
Aile

Ailem sanırım evlenmemi istemiyor bana mı öyle geliyor acaba

seyda97kpln29 Aralık 2025 15:46

İsmim Şeyda 28 yaşındayım ocak ayında 29 olucam sevgilim var İsmi Emre 30 yaşında çok olgun bir insan 10 aydır görüşüyoruz evlenmeyi istiyor ama ben sorumluluktan korkuyorum annem ile babam ayrı benim 2017 den beri annem dedem evlenmemi istemiyor 2 gün sonra gelirsin diyo dedem annemde 3 ay zor dayanırsın hep dizinin dibinde olmamı istiyolar seni düşündüğümüz için bunları diyoruz diyolar bana napacagimi şaşırdım benim annem erkeklere hiç güvenmiyor bu zamanda

Psikiyatrik tedavi gördüğümü de biliyor emre dedem her seferinde sen 2 gün sonra gelirsin dayanamazsın gelirsin bizim kapıya diyo

Bu soru 10 Ocak 2026 17:05 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili Şeyda,


Yazdıklarını okurken aslında çok net bir iç çatışma görülüyor: Bir yanda kendi hayatını kurma isteğin, diğer yanda annenin ve dedenin seni kaybetme korkusuyla örülmüş yoğun kaygıları. Bu durumda “Acaba bana mı öyle geliyor?” diye sorman çok anlaşılır, çünkü uzun süredir sana söylenen cümleler senin algını da bulandırmış durumda. Ama şunu baştan söyleyeyim: Hayır, bu sadece senin kuruntun değil. Ailenin evliliğe karşı tutumunun altında gerçekten güçlü ve sistematik bir engelleme hali var ve bunu fark etmen çok önemli bir adım.


Annenin ve dedenin söylemlerine baktığımızda ortak bir tema görüyoruz: “Dayanamazsın”, “geri gelirsin”, “bizim yanımızda kalmalısın”. Bunlar yüzeyde seni koruma gibi görünse de, derininde sana dair ciddi bir yetersizlik inancı barındırıyor. Yani sana bilinçli ya da bilinçsiz olarak şu mesaj veriliyor: “Sen tek başına ayakta duramazsın.” Bu mesajı yıllarca duyan birinin sorumluluktan korkması çok normal. Bu korku senin karakterinin bir eksiği değil; sana tekrar tekrar aşılanan bir inancın sonucu. O yüzden “Evlilikten korkuyorum” dediğinde, bunu sadece evlilikle ilgili bir korku gibi düşünmemek gerekiyor; bu, “ben yapabilir miyim?” korkusu.


Annenin erkeklere güvenmemesi de bu tablonun önemli bir parçası. Anne-babanın ayrı olması, annenin geçmişte yaşadığı hayal kırıklıkları ve belki de ihanete uğramışlık hissi, onun dünyaya ve erkek figürüne bakışını sertleştirmiş olabilir. Ama burada kritik nokta şu: Annenin travması senin kaderin olmak zorunda değil. Annen erkeklere güvenemediği için seni sürekli kendi yanında tutmak istemesi, seni korumaktan çok seni kendi korkularına bağlamak anlamına geliyor. Bu, çoğu zaman sevgiyle yapılan ama sonuçta bireyselliği zedeleyen bir davranış biçimi.


Dedenin “iki gün sonra gelirsin” cümlesi ise oldukça yaralayıcı. Çünkü bu söz, seni tanımaktan çok seni küçülten bir öngörü içeriyor. Sanki sen hiç denememişsin, hiç zorlanmamışsın, hiç ayakta durmamışsın gibi. Oysa 28 yaşındasın, psikiyatrik tedavi görmüş olman da senin güçsüz olduğunu değil, yardım aramayı bildiğini gösterir. Tedavi görmek bir eksiklik değil, aksine kendinle ilgilendiğinin ve sorumluluk alabildiğinin göstergesidir. Ama ailen bunu “bak, zaten dayanamaz” argümanına malzeme yapıyorsa, bu seni içten içe daha da şüpheye düşürür.


Burada Emre ile ilgili söylediğin detaylar da çok önemli. Onu “olgun”, “evlenmek isteyen” biri olarak tanımlıyorsun. Bu, senin aslında güvenilir bir bağ kurduğunu düşündüğünü gösteriyor. Ama buna rağmen geri duruyorsan, bu Emre’ye dair bir şüpheden çok, “Ben bu rolü taşıyabilir miyim?” sorusuyla ilgili. Evlilik sorumluluğundan korkman, yanlış bir şey istemen anlamına gelmez. Tam tersine, bu sorumluluğu ciddiye aldığını gösterir. Sorun, bu korkunun sana ait mi yoksa ailenden miras mı olduğunu ayırt edememek.


Şunu kendine dürüstçe sorman çok önemli: “Ben evlenmek istemiyor muyum, yoksa evlenirsem annemi ve dedemi kaybetmekten mi korkuyorum?” Çünkü aileden gelen bu tür baskılar çoğu zaman açık bir yasak şeklinde değil, suçluluk ve korku yoluyla işler. “Biz seni düşündüğümüz için söylüyoruz” cümlesi, seni hem borçlu hissettirir hem de kendi isteğini ikinci plana atmana neden olur. Zamanla insan kendi arzusunu ayırt edemez hale gelir. Senin şu an yaşadığın kafa karışıklığı tam olarak bu noktada.


Burada hemen “evlen” ya da “evlenme” demek doğru olmaz. Ama çok net bir şey var: Bu kararı senin yerine annen ya da deden veremez. Sen 29 yaşına gelmiş bir kadınsın ve hayatının sorumluluğu yavaş yavaş senin eline geçmek zorunda. Bu, aileni silmek ya da onlara sırt çevirmek demek değil. Bu, onların korkularını saygıyla görüp ama kendi yolunu da çizmek demek. Sağlıklı ayrışma tam olarak budur.


Kendine küçük adımlarla alan açman çok kıymetli olabilir. Ailenle konuşurken savunmaya geçmeden, “Siz böyle söyledikçe kendime olan güvenim azalıyor” demek bir suçlama değil, bir duygu ifadesidir. Aynı zamanda Emre ile de bu korkularını açıkça paylaşman önemli; çünkü evlilik sadece iki kişinin birbirini sevmesi değil, birlikte bu yükleri taşıyabilmesidir. Eğer mümkünse bir uzmanla bu süreci konuşmak, özellikle aile bağlanmaları ve ayrışma üzerine çalışmak sana çok iyi gelebilir.


Son olarak şunu söylemek istiyorum: Senin ailenden ayrılıp kendi hayatını kurman, onların seni kaybetmesi anlamına gelmez. Ama sen kendin olmaktan vazgeçersen, en çok kendini kaybedersin. Şu an yaşadığın kararsızlık bir zayıflık değil, bir eşik. Bu eşiği geçerken korkman çok insani. Önemli olan, bu korkuyla kimin hayatını yaşayacağını seçmek. Bu senin hayatın ve senin adımlarınla şekillenmeyi hak ediyor.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru olursa bizlere yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin. Aklına takılanları yorumlarda yazabilirsin. Kendine iyi bakman dileğiyle.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Küçük Şükür Molası
Küçük şükür molası, gün içinde minnettar olduğunuz anlara bilinçli şekilde odaklanarak pozitif duygu...
Pozitif Psikoloji⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular