ailem yüzünden erkek arkadsımdan ayrıldım
hayatımın yarısını geçirdiğim bi erkek arkadasım vardı sosyal medyada fotograf paylasmam uzerıne aılem ona da tepkı verdi ve oda aılemle konusmak tanısmak istemediğini soyledi yıllarca ıkna etme cabası ıcerısınde oldum ama cok sevdım hala da sevıyorum sonra gururunu kırdı ve tamam tanısalım dedi ve tanısmada tadsız olaylar yasandı oysakı ben herseyımı hazırlamıstım bunların olacagını bılmeden bunca yıldır mutlu oldum tek gundu o gun ailemle kavga oldu benım aılemınde hatalı olduğu cok yerler var konuda o esnada erkek arkadasımda tehdit edınce aılemde istemedi sonra erkek akadasım yazdı ve aılem ogrenınce tekrar tepkı verdi ve ayrılmak zorunda kaldım erkek arkasımında ailesi beni istemıyor fark edıyorum canımız cok acıyor ıkımızınde ama ımkansız aşk olarak kaldık bırlesme sansımız yok aılelerımızden kaynaklı
Bu soru 15 Temmuz 2026 06:25 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Hayatınızın yarısını paylaştığınız birinden, her iki tarafın ailesinden kaynaklanan baskılar nedeniyle ayrılmak zorunda kalmanızın ne kadar derin bir acı ve çaresizlik yarattığını anlayabiliyorum. Bu durum, iki sevgi arasında sıkışıp kalma halinin örneklerinden biridir.
İlişkinizin hayatınızın yarısını kapsaması, bu ilişkinin sadece romantik bir bağ değil, aynı zamanda benlik algınızın ve kimliğinizin bir parçası haline geldiğini gösterir. Bu kadar uzun süreli ilişkilerde bireyler partnerlerinin özelliklerini ve yaşam tarzlarını kendi kimliklerine dahil ederler; dolayısıyla bu ayrılık sizin için sadece bir sevginin bitişi değil, kendi parçanızı da kaybetmişsiniz gibi bir boşluk yaratabilir.
Aileniz ve sevgiliniz arasında kalma durumunuz, dünyanın en zor durumdaki hakemliği olarak tanımlandığı bir süreçtir. Aileler genellikle "ya onlar ya ben" şeklinde bir seçim dayatmasına giderler. Bu durum insanın varlığını ikiye bölüyormuş gibi hissettiren ağır bir yük oluşturur. Sizin durumunuzda sevgilinizin ailenizi tehdit etmesi ve ailenizin de hatalı yaklaşımları, bu hakemlik sürecini imkansız bir restleşmeye dönüştürmüştür.
İlişkinin önündeki engeller ve imkansızlıklar, sevilen kişiye duyulan arzuyu ve bağlılığı azaltmak yerine daha da artırabilir. Bu imkansız aşk duygusu, beyindeki serotonin seviyelerini düşürerek obsesif düşüncelere ve depresif ruh haline neden olabilir. Bir yandan çok sevmek ama diğer yandan birleşme şansının kalmadığını düşünmek, bağımlı olunan bir ilacı bırakmak gibi fiziksel ve duygusal bir yoksunluk yaratır.
Türk aile yapısında ailelerin çocuklarını birey olarak görmekte zorlanması ve koruma adı altında her türlü karara müdahale etmesi sık rastlanan bir durumdur. Ailenizin sosyal medyadaki bir fotoğraf üzerinden verdiği sert tepki ve sevgilinizin başlangıçta tanışmak istememesi, sağlıklı sınırların kurulamadığını gösterir. Sevgi yerine bağımlılığın, saygı yerine itaatin ön planda olduğu ailelerde yetişen bireyler, bu tür krizleri yönetmekte zorlanabilir ve ne yaparlarsa yapsınlar kendilerini suçlu hissedebilirler.
Şu an hissettiğiniz yoğun acı, aslında bir yas sürecidir. Yas sadece ölümle değil, bu tür büyük ilişki kayıplarıyla da yaşanır. İnkar, öfke (hem aileye hem partnerinize), depresyon aşamalarından geçmeniz son derece doğaldır.
Duygularınızı bastırmayın.İçinizdeki hüzün, öfke ve hayal kırıklığını yaşamak için kendinize zaman tanıyın.
Kendi alanınızı güçlendirin. Kimliğinizi sadece bu ilişki üzerinden tanımlamayı bırakıp, bastırılmış ihtiyaçlarınızı ve bireysel hedeflerinizi yeniden keşfetmeye çalışmak iyileşme için önemlidir.
Bu kadar uzun bir geçmişi olan bir ilişkiden sonra kendinizi yönsüz hissetmeniz normaldir ancak zamanla birey olarak yeniden kendi sesinizi duyabilmeniz mümkündür.
Sevgilerle
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.