Kaygı

Ani ölümden korkuyorum

Gizli Kullanıcı22 Ocak 2026 10:35

yakın zamanda bir yakınımızı genç yaşta kaybettik. hayatım boyunca pek çok cenazeye katıldım ve ölümü normalleştirdiğimi düşünüyordum ancak bu kayıp bana çok ağır geldi. genç ölüm sadece bir hikaye gibi gelirdi ve bizim başımıza gelmez diye düşünürdüm. ancak bunun garantisi olmadığını fark ettim. ailemi bu şekilde ani bir olayla kaybetme korkum başladı. hiçbir sebep yokken bu aklıma geliyor ve ağlamaya başlıyorum bu duyguyu nasıl kontrol altına alabilirim bilmiyorum. şu an lise öğrencisiyim ve ani bir kayıpla hayatımın dönüm noktalarında yanımda olmazlar diye çok kaygılanıyorum

Bu soru 22 Ocak 2026 23:57 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yazdıklarınızdan, yaşadığınız kaybın sizi ölüm fikriyle ilk kez bu kadar doğrudan ve sarsıcı bir yerden yüzleştirdiği anlaşılıyor. Daha önce cenazelere katılmış, ölümü zihinsel olarak normalleştirmiş olsanız bile; genç yaşta ve ani bir kayıp yaşandığında insanın güven duygusu kolayca zedelenebiliyor. “Bize olmaz” diye düşünülen bir ihtimalin gerçekleştiğini görmek, zihnin alarm sistemini devreye sokuyor. Bu yüzden aklınıza durduk yere görüntüler geliyor, içiniz daralıyor, ağlamaya başlıyorsunuz. Bu durum bir zayıflık değil; yasla birlikte artan kaygının doğal bir tepkisi.

Şu anda yaşadığınız korku, sevdiklerinize ne kadar bağlı olduğunuzu ve onların hayatınızdaki yerinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Zihniniz sizi korumak isterken sürekli senaryolar üretiyor, “hazırlıklı olayım” düşüncesiyle olası felaketleri gözünüzün önüne getiriyor. Özellikle hayatın dönüm noktalarındayken, ailenin yanınızda olmasına duyulan ihtiyaç daha görünür hale geliyor ve bu da kaygıyı besliyor. Burada fark edilmesi gereken nokta şu: Zihnin ürettiği bu düşünceler birer olasılık değil, korkunun diliyle yazılmış senaryolar. Hissettiğiniz duygu gerçek; fakat bu düşüncelerin şu an gerçekleştiğine dair bir kanıt yok.

Amaç korkuyu tamamen ortadan kaldırmak değil; onun hayatınızı yönetmesine izin vermemek. Kaygıyla mücadele etmek yerine onu düzenlemek, yavaşlatmak ve sınırlandırmak daha işe yarar. “Bunu düşünmemeliyim” demek çoğu zaman ters etki yaratır. Bunun yerine “Şu an zihnim beni korkutmaya çalışıyor ama bu bir düşünce” demek, mesafe yaratır ve duygunun yoğunluğunu azaltır.

Uygulayabileceğiniz küçük ama etkili bir egzersiz önermek istiyorum:


Kaygı yükseldiğinde bulunduğunuz ortama odaklanın. Gördüğünüz üç şeyi, duyduğunuz iki sesi ve temas ettiğiniz bir şeyi fark edin.

Ardından içinizden “Şu an güvendeyim, bu bir düşünce” cümlesini tekrarlayın.

Düşünceyi kovalamaya çalışmadan, geçmesine izin verin ve dikkatinizi tekrar bulunduğunuz ana getirin.

Buna ek olarak gün içinde belirli bir zamanı kaygı zamanı olarak seçebilirsiniz.

Kaygı günün başka bir anında geldiğinde kendinize “Bunu daha sonra düşüneceğim” deyin.

Zihnin her an tetikte kalmak zorunda olmadığını öğrenmesi için bu yöntem oldukça etkilidir.


Şu an yaşadığınız yoğunluk kalıcı olmak zorunda değil. Yas zamanla yer değiştirir, kaygı ise doğru şekilde ele alındığında daha yönetilebilir hale gelir. Sevdiklerinizi kaybetme korkusu, onları kaybedeceğiniz anlamına gelmez. Bu korku şu an sizin taşıdığınız bir duygu; geleceğin kesin bir habercisi değil. “Kaygı, gelecekte olacaklardan değil; şu anda taşıdığımız düşüncelerden beslenir.”Yalnız değilsiniz ve bu sürecin içinde daha dengeli hissetmenin yolları var.

Alta da önerdiğim gevşeme egzersizini gün içinde stres ve kaygı geldiğinde deneyebilirsiniz.


Ben burada olacağım, istediğiniz zaman yazabilirsiniz, sevgiler...

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Kas gruplarını bilinçli olarak sırayla kas–tut–bırak döngüsünde çalıştırarak bedendeki gerginliği çö...
Gevşeme Teknikleri⏱️ 6 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.