Kaygı

anksiyete

Gizli Kullanıcı16 Mart 2026 23:54

Merhabalar, ben 22 yaşındayım. Birkaç kez hoşlandığım kızlar oldu ama ya açılamadım ya da ret yedim. Temizliğime ve giyimime hep dikkat etmişimdir .Ağzım da laf yapar, mahzur görün.Ne kadar dikkat etsem de bir türlü ruh eşimi bulamadım ve sevgilim olmadı. Bilmiyorum, benden hoşlanan olup da görmemişimdir. Mesela bir gün kafede arkadaşlarımla tatlı yemeye gittik. Yanımızda da bir kız grubu oturuyordu ve aralarından birisiyle göz göze geldik. Ben de içten bir şekilde kızla bakışıyorum. Bön bön bakmıyordum, arada arkadaşımla sohbet ediyorum. Sonra onlar ayrıldı, hesabı ödeyecekler. Arkadaşım da bana "Kanka gitsene yanına." dedi. Anksiyet o sırada tavan yaptı ve kızla sohbet edemedim. Çünkü daha öncesinde yaşadım bir kız da uzaklaştı. Şimdi size soruyorum, sevgili psikoloğumuz: "Nerede hata yaptım?"

Bu soru 17 Mart 2026 15:50 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken hem kaygınızın sizi zaman zaman ne kadar zorladığını hem de gerçekten derin ve anlamlı bir bağ kurma isteğinizin güçlü olduğunu hissettim. Öncelikle bilmenizi isterim ki, anlattığınız durum bir “hata” değil. Birine açılmak, reddedilmek ya da adım atmaya çalışıp kitlenmek, kendinizi haksız yere yüklemenize sebep olabilir. Ama siz, temizliğinize ve giyiminize gösterdiğiniz özen, sohbet etme yeteneğiniz ve ilişkilere verdiğiniz önemle, aslında ne kadar dikkatli ve hazır olduğunuzu gösteriyorsunuz; bu çok değerli bir özellik.


Kafede yaşadığınız anı düşündüğümde, hissettiklerinizi çok iyi anlayabiliyorum. Daha önce hoşlandığınız birine yaklaşamamak ya da beklediğiniz gibi sonuçlanmayan deneyimler, zihninizde “Ya reddederse?”, “Ya rezil olursam?” veya “Ya yine uzaklaşırsa?” gibi kaygıları tetiklemiş olabilir. Bu tamamen normal bir tepkidir. Aslında kaygı, beynimizin bizi olası risklerden korumak için geliştirdiği bir mekanizmadır; geçmiş deneyimlerimizi hatırlatıp “bir dahaki sefere dikkatli ol” sinyali verir. Sorun, kaygının sizi aşırı şekilde kontrol etmeye başlamasıdır ve bu da adım atmanızı engelleyebilir. Burada eksik olan bir şey değil, insan olmanın doğal bir parçasıdır.


Kaygıyı yönetmenin ilk adımı, onu fark etmek ve yargılamadan gözlemlemektir. Kendinize nazik davranmak, “Bu kaygı sadece beynimin bana uyarı vermesi” diye düşünmek, süreci daha yönetilebilir hâle getirir. Küçük adımlarla başlamak da önemlidir; bir bakış, bir gülümseme veya kısa bir selam bile özgüveninizi güçlendirir. Kendinize destekleyici cümleler kurabilirsiniz: “Sadece tanışacağım, yanlış yaparsam da sorun değil.” Karşı taraf her zaman olumsuz tepki vermek zorunda değildir ve verirlerse de bu sizin hatalı olduğunuz anlamına gelmez. “Ya rezil olursam?” gibi düşünceler çoğu zaman gerçeği yansıtmaz; bunlar zihninizin sizi korumaya yönelik oyunlarıdır.


Önceki deneyimler, gelecekteki tüm deneyimlerinizi belirlemez. Her karşılaşma yeni bir fırsattır.

Unutmayın, ilk adımı atmak çoğu zaman en zor kısmıdır ve siz zaten bu cesareti gösteriyorsunuz. Kendinize gösterdiğiniz anlayış, farkındalık ve küçük adımlar sayesinde kaygınız zamanla azalacak ve ilişkilerde daha özgüvenli hissedeceksiniz.

Sözlerimi bitirirken bir soruyla bitirmek isterim: “Ben adım atmaya çalışırken beni durduran şey bana ne söylüyor?” Bu sorunun cevabını yakaladıkça, sizi durduran ve kaygıya sebep olan etkeni daha iyi görebilir ve karşı tarafla daha rahat, daha gerçek temaslar kurabilirsiniz.


Tekrardan yazmak, sormak ve danışmak istediğiniz herhangi bir konu olursa bana buradan veya profilimden her zaman ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle Kalın,

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.