Annem
Bıktım her eve geldiğim de suratıma fazlalıkmişım gibi bakılmasından kendi evinde bile tedirgin olmaktan hep aşağılanmaktan kendi değerimi kelimelerle ruhumun kırılmasından çevredeki insanlarla kıyaslanip yetersiz hissettirilmekten bıktım sanki herşeye geç kalmışım sanki bitti ben yeni 24 oldum evlenmem için 3 senedir psikolojik baskı alıyorum Allah'ın her günü ne kadar yoruldugumu anlatamam zaten çabalıyorum sevdiğim güvendiğim insan beni yarı yolda bıraktı aşamiyorum
Bu soru 29 Nisan 2026 11:11 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Söyledikleriniz çok ağır bir yükü taşıdığınızı gösteriyor. İnsan kendi evinde huzursuz hissediyorsa, sürekli eleştiriliyor ve başkalarıyla kıyaslanıyorsa bu sadece moral bozucu değil, insanın benlik algısını da yavaş yavaş aşındırır. Bu yüzden yaşadığınız yorgunluk, değersizlik hissi ve tükenmişlik çok anlaşılır. Siz abartmıyorsunuz; bu gerçekten zor bir durum.
24 yaşında olup hayatın bitmiş gibi hissettirilmesi de gerçekçi değil ama bu söylemleri sürekli duymak, zihninize sanki doğruymuş gibi yerleşmesine neden olur. Oysa herkesin hayat ritmi farklıdır. Evlilik, kariyer, ilişkiler… bunların hepsi zamanı geldiği için değil, hazır olunduğu zaman sağlıklı olur. Size yapılan baskı aslında sizin iyiliğiniz için değil, daha çok çevresel beklentilerin yansıması gibi duruyor. Bu da sizi sıkıştırıyor.
Ailenizin size olan yaklaşımı, özellikle sürekli eleştiri ve kıyaslama, insanda iki şey yaratır: ya sürekli kendini kanıtlama ihtiyacı ya da tamamen geri çekilme. Sizde ikisinin arasında gidip gelen bir durum var gibi. Bir yandan çabalıyorsunuz ama bir yandan da içinizde bir kırgınlık ve yılgınlık oluşmuş. Üstüne bir de güvendiğiniz birinin sizi yarı yolda bırakması eklenince, bu yük daha da ağırlaşmış. Onu aşamamanız da çok normal; çünkü sadece o kişiyi değil, onunla birlikte kurduğunuz duygusal güveni ve hayali de kaybettiniz.
Şu noktada önemli olan şey, kendinizi bu ortamın size anlattığı şekilde tanımlamayı yavaş yavaş bırakmanız. Size sürekli yetersiz olduğunuz söylendiğinde, insan bir süre sonra bunu sorgulamadan kabul etmeye başlar. Ama bu bir gerçek değil, bir maruz kalma sonucu oluşmuş bir iç ses. Sizin değerinizi belirleyen şey başkalarının sizi nasıl gördüğü değil.
Pratik olarak birkaç noktaya odaklanabilirsiniz. Öncelikle duygusal sınır koymayı öğrenmeniz gerekiyor. Her söylenene cevap vermek zorunda değilsiniz ama her şeyi de içinize atmak sizi daha çok yıpratır. Bazen kısa ve net bir şekilde bu konunun beni zorladığını ve konuşmak istemediğinizi ifade etmek bile bir başlangıçtır.
İkinci olarak, hayatınızda size iyi gelen küçük alanlar oluşturmanız önemli. Bu bir iş, bir arkadaş, bir rutin olabilir. Çünkü şu an tüm değer algınız tek bir ortamdan besleniyor ve o ortam size zarar veriyor. Alternatif alanlar, kendinizi yeniden kurmanıza yardımcı olur.
Üçüncü olarak, o ayrılığı aşamama durumunuz için kendinize zaman tanımanız gerekiyor. Bu bir zayıflık değil, yas sürecidir. Ama bu süreçte kendinizi tamamen durdurmak yerine küçük ilerlemeler yapmak, sizi hayata yeniden bağlar.
Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olur. Eğer sormak veya konuşmak istediğiniz bir şey olursa burada olacağım.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.