Anneme karşı nasıl bir tavır sergilemeliyim?
Merhaba, ben 28 yaşındayım. 6 ay önce eşimden boşandım ve İstanbul'dan İzmir'e ailem ve akrabalarımın olduğu şehre taşındım. Annem ve babam sürekli kavga ettiğinden ve annem her şeye şikayetlendiğinden kızımı daha sağlıklı buyutebilmek için onlara yakın, ayrı bir eve çıktım. Ancak özellikle annemin, hayatıma müdahalesi çok fazla. Sürekli evimin ışıklarını kontrol ediyor, eve dönüp dönmediğimi soruyor, boşanmamla ilgili bana laf sokuyor. Kendince benim eksik olduğum yanları sürekli yüzüme vuruyor, fiziksel özelliklerim de dahil. Hatta geçenlerde babamla birlikte kilom yüzünden eşimin benden ayrıldığını ima ettiler, defalarca şiddet gördüğüm bir evliliği bitirmiş biri olarak çok üzüldüm. İnsanların yanında 2 yıldır kızıma tek başıma baktığım halde "daha anneliği öğrenemedi annelik yapamıyor" gibi ithamlarda bulunuyor. Kızımın uyku saatlerine dahi müdahale etmeye çalışıyor. Gerçekten çok bunaldım, 10 yıldır onlardan ayrı yaşıyordum ve şimdi bir anda özellikle annem sürekli hayatıma müdahale etmeye başladı. Eve sipariş ettiğim yemeğe, evime aldığım eşyaya bile karışıyor. (Maddi yükümlülük tamamen benim üzerimde olduğu halde) Geçenlerde tabağıma yemek dizerken, tatlıyı şimdi alma dedi, uzun süredir ona karşı çok dolduğum için "karışma anne, ben belki böyle almak istiyorum" dedim. Dakikalarca bu söylediğime alındı, bir süre ikramlıklardan yemedi. Zaten ben bir şeye itiraz ettiğim anda, sağlık sorunlarını öne sürüp vicdan azabı çektirmeye çalışıyor. Ama bir yandan da onlara muhtacım, kızımın bakımında yardımcı oluyorlar. Ne yapacağımı bilmiyorum, çok bunaldım. Kızım biraz büyüdügünde bu şehirden kaçıp gitmek istiyorum. Hiçbir yere ait hissedemiyorum artık...
Bu soru 1 Ağustos 2025 19:06 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Elif Kızılkaya tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar,
Yaşadığınız sürecin sizin için oldukça yorucu ve duygusal açıdan zorlayıcı olduğunu görüyorum. Boşanma sonrası yeni bir düzen kurarken hem kendi iyileşme süreciniz hem de kızınızın ihtiyaçları arasında denge kurma çabanız çok kıymetli. Uzun yıllar ayrı yaşadıktan sonra aileye yakın olmak, kimi zaman sınırların yeniden belirsizleşmesine ve müdahalelerin artmasına neden olabiliyor. Anlattıklarınızdan, annenizin yaşamınıza ve ebeveynlik biçiminize sıkça müdahale ettiğini, bunun da sizde öfke, kırgınlık ve sıkışmışlık duygularını tetiklediğini anlıyorum. Üstelik bu müdahalelerin yalnızca günlük alışkanlıklarınıza değil, kişiliğinize ve fiziksel özelliklerinize kadar uzanmış olması, doğal olarak kendinizi hem değersiz hem de baskı altında hissetmenize yol açıyor. Tepki verdiğinizde annenizin sağlık sorunlarını öne sürmesi, suçluluk duymanıza ve sınır koyma konusunda zorlanmanıza sebep olmuş gibi görünüyor.
Böylesi durumlarda, sağlıklı sınırlar oluşturmak oldukça önemli. Kendi yaşam alanınızı, ebeveynlik tarzınızı ve kişisel seçimlerinizi koruma hakkınız var; bu hem sizin ruhsal sağlığınız hem de kızınızın sağlıklı gelişimi için değerli. Sınır koymak çoğu zaman karşı tarafta hoşnutsuzluk yaratabilir ve dirençle karşılanabilir; ancak uzun vadede daha dengeli bir ilişki kurulmasına katkı sağlar. Bu noktada iletişim biçimi belirleyici olabilir. Tepkilerin çok yoğun olduğu anlarda konuşmak yerine, daha sakin bir zamanda annenize “Senin desteğine çok değer veriyorum, ama şu konularda kendi kararlarımı almak istiyorum” gibi hem teşekkür hem de sınır belirleyen bir dil kullanmak, mesajınızın daha kolay duyulmasını sağlayabilir.
Ayrıca, annenizin sağlık sorunlarını öne sürerek suçluluk uyandırması, sizin sınır koyma çabanızı daha da zorlaştırıyor olabilir. Bu durumda, suçluluk duygusunun sizin seçimlerinizi yönetmesine izin vermemek ve bu duyguyla baş edebilme yolları geliştirmek önemli. Kendinize “Şu anda bu onun duygusu, ama kendi seçimlerimde farklı düşünebilirim” gibi küçük hatırlatmalar yapmak, bu süreci kolaylaştırabilir. Bununla birlikte, tek başına ebeveynlik zaten başlı başına büyük bir sorumluluk. Bu süreçte hem duygusal olarak desteklenmek hem de daha güvenli ve anlayışlı bir sosyal çevre oluşturmak sizin için faydalı olabilir.
Tüm bunlar, annenizle ilişkinizi tamamen koparmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Aksine, ilişkinizin daha sağlıklı bir yapıya kavuşması için kendi duygusal sınırlarınızı koruyabilmeniz kritik. Bu süreci zamanla, küçük adımlarla ilerletmek hem sizin hem de kızınızın daha huzurlu hissetmesini sağlayacaktır.
Klinik Psikolog Elif Kızılkaya