Aile

Annemle 1-2 aydır konuşmuyorum ve iyi değilim

Gizli Kullanıcı22 Ocak 2026 11:28

Merhaba,

27 yaşındayım. Çok sonradan, istenmeden doğan bir çocuğum bu sebeple annemle aramda çok yaş farkı var. Babamla annem ayrı olduğu için üniversiteye geçtiğimden beri anneme ben bakıyorum. Hiç anlaşamayız kavgada çok ağır konuşuyor ve artık bir yerde bıktım artık konuşmuyorum onunla aynı evdeyiz evin giderlerini ben karşılıyorum ve onunla konuşmuyorum. Görünce suratıma bile bakmaz. İğrenir gibi geçer mesela yanımdan. Çok kötü rüyalar görüyorum bu süreçten beri, yalnız kaygılı takıntılı birine dönüştüm. Herkes bana annendir küsülmez diyor ama yalnız büyüdüm bir bağ hissetmiyorum anneme karşı. Adım atamayacak kadar öfkeli, kırgın ve uzağım. Ne yapacağım? İyileşmek toparlanmak istiyorum maddi olarak şu an onunla kalmaya da mecburum ama sürekli kötüleyen biri beni, iyiliği varsa da artık görmez oldum. Yemek yapmak bile istemez bana, kısacası yalnızlık hissi, maalesef ki iğrenme ve çok yoğun öfke var. Psikolojiye ilgim çok, yol gösterirseniz iyileşmek için çabalamak isterim

Bu soru 22 Ocak 2026 16:16 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Öncelikle duygularını paylaştığın ve kendini açtığın için teşekkür ederim. Annenle arandaki ilişki aslında temelinde bebeklikten gelen bize bakım veren, duygusal ihtiyaçlarımızı giderirken oluşan bağlanma ile de alakalıdır. Bağ hissi biyolojik değil, ilişkisel bir şeydir. Çocuklukta görülürse, duygusal olarak tutulursa, anlaşılırsa bağ gelişir.  “Yalnız büyüdüm” demen bağlanmanın temelinin aslında zayıf kaldığını düşündürüyor. Bu durumda annene karşı olan itici ya da nötr duygular, öfke ve suçluluk sık görülür. Bu seni kötü bir evlat yapmaz sadece  yarası olan bir yetişkin yapar.


Aynı evde kalıp konuşmamanız duygusal teması keserek hayatta kalma çabanızdır. Bu geçici bir savunma mekanizmasıdır. Çünkü konuştuğunda yaralanıyor, değersiz hissediyor ve küçük düşürülüyorsun. Ve bu durumdan temas eşittir tehlike sinyali alıyorsun o zamanda temas etmeme(geri çekilme), donukluk ve iğrenme hissi oluşuyor. İğrenme hissini de genellikle sınır ihlaline karşı gelişme olarak yorumlarız. İşin özünde sen yanlış hissetmiyorsun


Toplumun “anneye küsülmez” söylemi yanlış isimlendiriliyor. Senin burda anlattığın aslında duygusal olarak yalnız kalman. Sürekli aşağılayıcı, ağır konuşmalar, görmezden gelme, yüz çevirme, Soğukluk, tiksinti hissi uyandıran beden dili Şefkatten bilinçli geri çekilme (yemek yapmamak, bakım vermemek) ve buna rağmen ekonomik ve bakım sorumluluğunun sende olması bir çatışma değil yalnız bırakılmadır. Beyin tüm bunları tehlike olarak kayıt eder. Bu yüzden kaygı, takıntılı düşünceler, yalnızlaşma, öfke patlamaları, kabuslar görülür. Bunlar uzun süredir alarmda yaşadığını gösterir.


Bu kadar öfkelisin çünkü çocukken alamadığın şeyi şimdi sen hala seviyorsun, şefkat görmediğin kişiye sen bakım veriyorsun ve sonucunda taktir görmek isterken küçümseme görüyorsun. Ve “ben hep veren kişiyim, hiç tutulan kişi değilim” düşüncesi aklında yer alıyor. Burdaki öfken aslında iyileştirici bir sinyal, bu yükü tek başına taşımaman için bir sinyal.


Şuan yapabileceğin bir kaç tavsiye ve mini bir egzersiz önermek istiyorum sana :

1-Kendini “kötü evlat” anlatısından çıkar

Anlattığın hikâye sana ait değil. Bu düşünce ise, kültürel bir baskı. Senin hikâyen: 

“Duygusal olarak yalnız kalmış bir çocuğun yetişkin bedeli.”


2-İçsel sınır çalışması yap 

Şunu içinden netleştir:

• Onun ruh hâlinden ben sorumlu değilim

• Onun sözleri benim değerim değil

• Sessizlik = saygısızlık değil, kendini koruma


3-Günlük mini boşaltım ritüeli

Her gün 10 dakika:

• Yaz (kimse görmek zorunda değil içini dök sadece)

•Ya da yürüyüş yaparak içinden konuş

Ama öfkeni bastırma. Bastırılan öfke kaygıya döner.


4- Şu an mecburum” ile “hep mecbur kalacağım”ı ayır

Zihnin şu an bunu karıştırıyor.

Bu ev = geçici barınak

Bu ilişki = nihai kader değil

Bunu her gün kendine hatırlatman sinir sisteminin sakinleşmesine yardımcı olur .


İyileşme mümkün mü? Tabiki evet anlayarak ve sınır koyarak iyileşmeyi sağlaman mümkün .Sadece bazı ilişkiler onarılmaz ama etkisi azaltılabilir. İyileşme anneni sevmek zorunda olmak değil, kendinle temas kurabilmek ve öfkeni “Anneme karşı böyle hissetmek beni vicdansız yapar”, “Demek ki ben sorunluyum” demeden kabul edebilmek demektir.  Bu hisler geçici olacak ama sen kalıcısın. Yalnız değilsin lütfen kendine daha fazla yüklenme.

Sevgilerle🌸

Psikolog Songül Çiğel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Nefes Sayma Tekniği
Nefes sayma, zihni odaklamak ve düşünce akışını yavaşlatmak için etkili bir yöntemdir. Her nefeste s...
Nefes Egzersizleri⏱️ 4 Dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular