Psikoloji

Arkadaşımın bu tavrıyla ne yapacağımı şaşırdım

Gizli Kullanıcı5 Şubat 2026 10:07

Merhaba bir ortak arkadaş grubundan biriyle sevgili oldum. Benim en yakın dediğim arkadaşım benim her hareketimi içimi döktüğüm her şeyi diğer tarafa taşıyor. Beni yargılamak için yer arıyor resmen ikimizin de haklı/haksız olduğu olaylar oldu. Ben onun tüm özel günlerinde bile yanında oldum. Erkek arkadaşımla olmadı ayrıldık. Ama o kadar göz önünde yaşandı ki bu ilişki çok uyumsuz noktalar vardı o dönem çok hatalar yapmıştı hep affetmiştim. O çok geri dönmek istedi ama ben aynı fedakarlıkları yapmayıp dönmek istemediğim için onlar muhafazakar ben seküler biriyim aynı fedakarlıkları yapmak yerine kendi hayatıma döndüğüm için girdiğim ortamlardan tutun her şeye kadar beni eleştirmeye başladılar. Paragöz kafasıyla baktılar ben yakın arkadaşıma söylemedim kendi iç sesimi duyamaz hale gelmiştim eski sevgilimi aradım o da doğru olan bu dedi devam etti hayatına bende devam ettim ama arkadaşım bunu öğrenince gidip diğer tarafa içimdeki her şeyi anlatmış en ufak bir şey bekliyormuş resmen sanki ben bu insanlara her şeyde hesap vereceğim bana eski sevgilini kötüleyip onu aradın diyor zamanında yaşanan kötü ne varsa onları anlattım o kadar kendisi de bana çok insanla yaşadığı şeyi anlatıyor gidip yüzüne gülüyor ben ona böyle yapmıyorum. Beni izleyip deneyip çözmeye uğraşıyorlar. Kıskanç etiketi yapıştırıyorlar. Ben sadece tükendim ama kendi hatalarıyla yüzleşmek yerine beni karalıyorlar.

Bu soru 17 Şubat 2026 15:15 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı dikkatle okudum. Yaşadığınız durum yalnızca bir “arkadaş kırgınlığı” değil; güven ihlali, sınır aşımı ve sosyal baskının bir araya geldiği oldukça yorucu bir tablo. En yakın dediğiniz kişinin sizin paylaştığınız özel bilgileri karşı tarafa taşıması ciddi bir güven zedelenmesidir. Burada temel mesele eski sevgiliniz değil; mahremiyetinizin korunmaması. Bir ilişkide nasıl sadakat önemliyse, bir arkadaşlıkta da gizliliğe saygı esastır. Siz iç dökerken terapi koltuğunda değilsiniz; ama en azından yargılanmayacağınızı ve anlattıklarınızın üçüncü kişilere aktarılmayacağını varsayarsınız. Bu varsayım bozulduğunda kişi kendini hem çıplak hem de savunmasız hisseder. Şu an yaşadığınız tükenmişlik biraz da bu yüzden.


İkinci önemli boyut grup dinamiği. İlişkinizin “göz önünde” yaşanmış olması, ayrılığın da kolektif bir mesele haline gelmesine neden olmuş. Oysa bir ilişkinin iç dinamiğini en iyi bilen iki kişidir. Dışarıdan bakanlar çoğu zaman siyah-beyaz yorum yapar. Özellikle değer farklılıkları (muhafazakâr–seküler ayrımı gibi) devreye girdiğinde mesele kişisel olmaktan çıkar, kimlik çatışmasına dönüşür. Bu durumda insanlar karşı tarafı “ahlaki üstünlük” üzerinden yargılamaya meyilli olabilir. Sizin kendi hayatınıza dönmeniz, fedakârlık yapmama kararı almanız bazı kişilerde kontrol kaybı hissi yaratmış olabilir. Çünkü siz beklendiği gibi davranmadınız. Beklentiye uymayan kişi çoğu zaman “etiketlenir”. Kıskanç, paragöz, tutarsız gibi sıfatlar aslında çoğu zaman karşı tarafın kendi rahatsızlığını düzenleme biçimidir.


Yakın arkadaşınızın davranışına bütüncül baktığımızda birkaç olasılık görüyoruz. Birincisi; sınır algısının zayıf olması. Her duyduğu bilgiyi paylaşmayı “doğallık” sanıyor olabilir. İkincisi; grup içinde konumunu koruma ihtiyacı. Bilgi taşıyan kişi çoğu zaman grubun merkezinde kalır. Üçüncüsü; bilinçdışı rekabet ya da kıskançlık. Siz ilişkinizde ve sonrasında kendi kararınızı almışsınız. Bu, pasif kalan biri için rahatsız edici olabilir. Elbette bunlar olasılık; kesin tanı koymak doğru değil. Ancak şunu net söyleyebilirim: Bir arkadaş sürekli sizi analiz ediyor, test ediyor, arkanızdan konuşuyor ve sizi savunmak yerine yargılayan tarafa veri taşıyorsa; burada sağlıklı bir eşitlik yoktur.


Şimdi gelelim sizin tarafınıza. En kritik soru şu: Siz bu arkadaşlığı hangi ihtiyaçla sürdürüyoruz? Alışkanlık mı? Yalnız kalma korkusu mu? “En yakın arkadaş” etiketini kaybetme kaygısı mı? Yoksa gerçekten hâlâ güven var mı? Çünkü davranış değişmiyorsa ilişkiyi sürdürmek için tek seçenek sınır koymaktır. Sınır koymak kavga etmek değildir. Netliktir. Örneğin şu cümle oldukça düzenleyicidir: “Benim paylaştıklarımın başkasına aktarılması beni güvensiz hissettiriyor. Bu devam ederse özel şeylerimi paylaşmam.” Bu bir tehdit değil, davranış sonucudur. Eğer yine aktarım oluyorsa o zaman bilgi paylaşımını minimuma indirirsiniz.


Şunu da fark etmenizi isterim: Eski sevgilinizi aramanız kimseyi ilgilendirmez. Bu sizin duygusal süreciniz. Ayrılık sonrası kararsızlık, geri dönüş denemesi, iç sesini duyamama çok insani süreçlerdir. Sizin bir dönem affetmiş olmanız da, sonra dönmemeyi seçmeniz de tutarsızlık değil; öğrenme sürecidir. İnsanlar bazen sizin geçmişte anlattığınız olumsuzlukları referans alıp “onu kötüledin ama aradın” diyebilir. Oysa duygu dinamiktir. Birini hem kırıcı bulup hem özleyebilirsiniz. Bu çelişki değil, insanlık hâlidir.


Size yazdığım bu birkaç adımı yapabilirsiniz. Birincisi: Bilgi diyeti. Bu kişiyle özel detay paylaşımını azaltın. Gözlem yapın; nasıl davranıyor? İkincisi: Net sınır cümlesi kurun, savunmaya geçmeden. Üçüncüsü: Grup içi dedikodulara açıklama yetiştirmeyi bırakın. Sessizlik bazen en güçlü sınırdır. Kendinizi savunmaya çalıştıkça konu uzar ve sizi merkeze koyarlar. Dördüncüsü: Sosyal çevrenizi çeşitlendirin. Tek bir grubun onayına bağlı kalmak psikolojik baskıyı artırır. Beşincisi: İçsel regülasyon. Şu an yaşadığınız şey biraz sosyal dışlanma tehdidi gibi algılanıyor olabilir ve bu sinir sistemini tetikler. Nefes, yazı yazma ve duyguları isimlendirme çalışmaları burada işe yarar.


Unutmayın, gerçek dostlukta rekabet değil dayanışma vardır. Sizi karalamak yerine anlamaya çalışan insanlarla temas kurmak ruh sağlığınızı korur. Bir ilişki bitti diye bir grubun ahlaki yargısına maruz kalmak zorunda değilsiniz. Kimliğiniz, değerleriniz ve yaşam tercihleriniz sizin sorumluluğunuzda. Başkalarının konfor alanını bozduğunuz için suçlu değilsiniz.


Eğer bu durum sizi yoğun kaygıya, öfkeye ya da yalnızlık hissine sürüklüyorsa bireysel bir danışmanlık süreci size hem sınır koyma becerisi hem de sosyal kaygı düzenleme konusunda ciddi güç kazandırabilir. Grup içi ilişkiler tekrar eden bir tema ise bu desenin kökenini çalışmak kalıcı çözüm sağlar.


İsterseniz konuyu daha derinleştirmek için yeni bir soru oluşturabilirsiniz. Daha yapılandırılmış destek isterseniz bireysel danışmanlık sürecine başlamak da sağlıklı bir adım olabilir. Yaşadığınız şey küçümsenecek bir durum değil; ama çözümsüz de değil. 🌿


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Kas gruplarını bilinçli olarak sırayla kas–tut–bırak döngüsünde çalıştırarak bedendeki gerginliği çö...
Gevşeme Teknikleri⏱️ 6 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular