Arkadaşlık sorunlarını nasıl çözerim
Merhaba en yakın arkadaşım ki zamanında öyle olduğumuzu sandığım insan beni düğününün her aşamasında ilişkisinin gizli saklı yalanlarında bile sırrını saklayıp onun yanında olurken kendisi ben ilişki yaptığım andan itibaren arkadaşımın özelidir demeyip arkamdan konuşmalar yanındaki insanlara beni kötü göstermeye çalışıp kendini haklı çıkarıyordu ben bunu anlamıyordum sanıyordum ki hep suç bende etrafımdakiler beni uyarmaya başlayınca ve dikkat ettim o insan aslında herkese böyle sadece kendince iyi samimi olduklarına karşı değil benden alıp onlara götürüyor. başkası yaşamış gibi onun üzerinden bana laf çarpıyor artık bu örtlülü bir şeye dönüştü ben de ona zamanında sana güvenip anlatmışlar ondan dolayıdır dedim yok beni zehirlemek için anlattı diyor. Mutluluğumu görüp çatlasınlar tarzı gönderiler atıyor sanki ben onu kıskanıyormuşum imajı çizip bana fotoğraflarını atıyor güya beni denemeye çalışıyor aldıkları yaptıkları şeyleri atıyor ne yazsam acaba bir yere çekmez diyorum kendi kendime benim içimdeki his tamamen şuna dönüştü nolur gerçek arkadaş değilsen varlığını da al git çünkü ben yaşadıklarımdan sonra içime kapandım onunla zamanında yaşadıklarımı da hatırlayınca kendimi çektim o da bunun altında ne var diye aramaya çalışıyor ben sadece çok yorgunum Her düzeldi sandığımda daha büyük bir şeyle beni deniyor ağlıyor ben burada yalnızım diye sonra sorunlarını anlatıyor bir şey söylüyorum bambaşka bir yere çekip ertesi konuşmada biriktip geliyor. Emeklerimin boşa gitmesine üzülüyorum yalnız olduğumu bile bile üstüme oynuyor çok yorgunum
Bu soru 26 Ocak 2026 19:56 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar sevgili danışanım,
Anlattıkların duygusal olarak yıpratıcı, güvensiz ve manipülatif bir arkadaşlık döngüsüne işaret ediyor. Bunu yaşarken “acaba sorun bende mi?” Diye kendini sorgulaman çok anlaşılır çünkü böyle ilişkiler insanın algısını bozabilir ve çok zorlayıcı anlar yaşamış olmalısın.
Bu arkadaşlıkta güven zedelenmesi ve sınır ihlali yaşamışsın çünkü sen bu arkadaşlığa sır saklayarak, destek olarak, yanında durarak emek vermişsin ama karşılığında senin yaptıkların yapılmamış ve özelinin başkalarına anlatıldığını, arkandan konuşulduğunu ve seni kötü gösterme çabası olduğunu görmüşsün. Bu da güven bağının kırılmasını yaratmış. Bir güven kırıldığında ilişki sağlıklı kalamaz.
Arkadaşının davranışlarında şu döngüyü görüyorum : Seni kırıyor incitiyor ve sonra san ağlıyor, yalnızım diyor. Mağdur rolüne giriyor bu yüzden sende tekrar vicdan yapıyorsun. Böyle olunca o da üzgün diye düşünüp her şey “düzeldi” sanıyorsun ama sonra yine aynı şeyler oluyor. Bu, bir duygusal manipülasyon döngüsüdür aslında. O kişinin amacı bilinçli olsun ya da olmasın : Seni suçlu hissettirerek yanında tutmak oluyor.
Arkadaşının attığı paylaşımlar, fotoğraflar, “mutluyum” mesajları çoğu zaman gerçek bir mutluluktan çok, “ ben iyiyim, sen eksiksin” mesajı içerir. Bu da aslında içten içe: Kendi değerini senin üzerinden güçlendirme çabasıdır.
Diğer yanda sen ise bir tükenmişlik yaşıyorsun çünkü sürekli kendini açıklamak zorunda kalmışsın, yanlış anlaşılmaktan yorulmuşsun, hep dikkatli konuşmaya çalışmışsın, “Ne yazsam tersine çekilir?” diye düşünür hale gelmişsin ve en son içine kapanmışsın. Bu duygusal tükenmişliktir.
Yani artık sorun “arkadaşlık” değil,
senin ruhsal sağlığın olmuş.
“Emeklerim Boşa Gitti” Hissine kapılman çok kıymetli bir duygu ama şunu bilmelisin ki emekler boşa gitmez ama bazen yanlış yerde harcanırlar. Bu senin kötü olduğun anlamına gelmez sadece çok veren birisi olduğun anlamına gelir
Şu anda hissettiğin “Gerçek arkadaş değilsen, varlığını da al git.” Düşüncesi bir öfke değil.Bu bir sınır koyma ihtiyacı. Ruhun ve zihnin diyor ki:”Artık beni yoran şeylerden uzak durmak istiyorum.” Bu çok sağlıklı bir sinyaldir.
Yaşadığın bu ilişki, seni beslemek yerine tüketen, güven yerine kaygı üreten bir bağa dönüşmüş. Sürekli kendini savunmak zorunda kaldığın bir yerde huzur olmaz. Yorulduğunu hissetmen zayıflık değil, sınırlarının sana verdiği bir uyarıdır. Sen, değerini başkalarının davranışlarına göre değil, kendi vicdanın ve duruşunla belirleyen birisin. Artık ruhunu korumayı seçme hakkın var.
İçindeki yükü hafifletmenin ilk adımı, yaşadıklarının seni gerçekten yaraladığını kabul etmektir. ‘Abartıyorum’ demek yerine, ‘Bu beni incitti’ diyebilmek ruhu rahatlatır. İkinci adım, her şeyi içinde tutmak yerine güvenli bir yerde ifade etmektir; yazmak, konuşmak ya da ağlamak bastırılmış duyguların boşalmasını sağlar. Üçüncü adım ise, sana iyi gelmeyen ilişkilerle arana sağlıklı mesafeler koymaktır. Çünkü mental sağlık, ancak kendini korumaya başladığında iyileşir. Unutma, yüklerin hafiflemesi için herkesi taşımayı bırakman gerekir.
Sevgilerle🌸
Psikolog Songül Çiğel
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.