Aşk ilişkilerinden kaçıyorum
Erkeklere karşı ilgi duyup hoşlanıyorum fakat uzun zamandır hiçbir erkekle ilişki boyutuna geçemiyorum hep flört evreisnde kalıyor ya kaçıyorum yada sıkılıyorun hayatıma birini almak istuorum ama hep kaçıyorum güvenemiyorum bunu nasıl çözebilirim.Hayatımın düzenli olması için kariyer+ciddi ilişki olarak heyecanlanmasınıda istiyorum fakat hiç birşekilde kimseye bir şeu hissedemiyorum deniyorum farkındayım ama yapamıyorum sorunun bende oldugunu düşünüyorum çünkü karşımdakinden kaynaklı olmadıgını kanıtlamak içinde kendime sebep sunuyorum.
Bu soru 22 Ocak 2026 08:58 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışanım,
Erkeklere karşı ilgi duruyorum ilişki istiyorum fakat flört aşamasından ileri geçemiyorum söyleminden ele alırsam, ilişki ihtimali ciddileştiğinde geri çekiliyorsun bu bir isteksizlik değil, yakınlığın sende yarattığı kaygının ve kontrolünü kaybetme korkusunun bir sonucu olarak değerlendirebilir.
Bağlanma stilleri açısından baktığımızda ise anlattıkların, kaygılı-kaçıngan özelliklerin iç içe geçtiği karma bir bağlanma örüntüsüne işaret ediyor. Bir yandan ilişki, yakınlık ve düzen istiyorsun (kaygılı taraf); diğer yandan biri sana gerçekten yaklaşmaya başladığında geri çekiliyor, sıkılıyor ya da duygusal olarak kapanıyorsun (kaçınmacı taraf).
Bu iç çatışma, senin hem sevilme ihtiyacı taşıyıp hem de sevilmenin getirdiği kırılganlıktan korkmanla ortaya çıkar. Yakınlık, sende huzurdan çok tetiklenme yarattığı için bağlanma sistemi “geri çekil” sinyali veriyor. Bu durum ise senin ilişki isteksizliğin değil de güvenli bağlanmanın henüz içselleştirilememiş olman ile açıklanabilir. Bu farkındalığın sağlanması , bağlanma stilinin değiştirilebilir ve dönüştürülebilir bir şey olduğunu da gösterir.
“Hayatıma birini almak istiyorum ama güvenemiyorum” cümlesi çok merkezi. Güvenememek genellikle bugüne değil, geçmişte yaşanmış hayal kırıklıklarına, değersiz hissettirilmelere ya da duygusal ihtiyaçların yeterince karşılanmadığı ilişkilere dayanır. Bu durumda sen, karşısındakinde somut bir sorun olmasa bile, bilinçdışı olarak mesafe koyarak kendini korumaya çalışıyorsun. Sıkılma hissi de çoğu zaman gerçek bir sıkıntıdan ziyade, yakınlaşmayı sabote eden bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkar.
Aynı anda hem ilişki hem kariyer ve bir düzen istemen aslında duygusal yorgunluk ve bastırılmış ihtiyaçların olduğunu düşündürüyor. Çok uzun süre güçlü durmak, kontrol etmek, ayakta kalmak zorunda kalan kişilerde, bir noktadan sonra duygular kapanırlar. Bu bir bozukluk değil; sistemin kendini aşırı yükten koruma biçimidir. Bu yüzden hissetmemek, senin yanlış ya da eksik olduğun anlamına gelmez.
Sorunun “sende olduğunu” düşünmen ve bunu kanıtlamak için kendine sebepler sunman ise yüksek öz-eleştiri ve içe yöneltilmiş bir suçluluk göstergesidir. Şu an kontrol edemediğin duygusal bir süreci mantıkla açıklamaya çalışıyorsun. Bu da seni daha çok kilitliyor. Oysa ki burada mesele, “neden hissetmiyorum?”dan çok, “Hissetmemek beni neyden koruyor?” sorusu olabilir.
Sen ilişki istemeyen/ kuramayan birisi değilsin aksine ilişki isteyen ancak yakınlıkla birlikte gelen kırılganlığa henüz güvenle alan açamayan birisin. Güven ise bir anda hissedilemez zamanla yavaş yavaş inşa edilir. Öncelikle kendine sende bir sorun olmadığını sadece zihninin korunmaya çalıştığını fark ettirmen önemli. Bu farkındalıkla değişimin başlaması da çok mümkün. Kendine alan açtığında ve içsel durumunu fark ettiğinde güvenli bağlanmaya yelken açabilirsin.
Sevgilerimle🌸
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.