İletişim

Aşk mı takıntı mı ayırt edemiyorum.

Gizli Kullanıcı25 Nisan 2026 12:49

Birisini çok sevdim bir yıl boyunca bana bir çok şey yaptı. Başkası olsaydı bir daha yüzüne bile bakmazdı ama ben yüzüne bakmak için her seyimi bile verirdim. Takıntı dediler ama ben sevdiğimi hissettim. Çocuk beni istemiyordu istemediğini çok net şekilde söyleyip kötü davranıyordu ama ben bunu kabul edemiyordum çünkü bir insana iyi davranınca onunda iyi davranacağını düşünüyordum. Hâlâ icimde ona karşı bir şeyler vardır belki bilemiyorum ama bana yaptıkları çok ağırdı ve ben her seferinde affettim. Gururum yok. O çocuktan sonra başkası karşıma çıktı ve bir süre sonra o da beni istemedi ve ben bir yıllık çocuğun peşinde koştuğum gibi onunda peşinde koştum. Bana çok ama çok kötü şeyler yaptı yine yazmak istedim. Benimle konuşmayı kesmelerine rağmen yazdım. Şuan ne hissettigimi bilmiyorum. İkisi de takıntımıydı aşkmıydı hiç bir zaman anlamadım ama ilk başlarda çok sevdiğimi hissettim. Yanlış olduğunu bile bile saçma kararlar verdim. Resmen yüzüme karşı seni istemiyorum deyip tonlarca hakaret etmelerine rağmen koştum. Ben ne yaptığımı bile bilmiyorum. Bu durumdan kurtulmak istiyorum ama kurtulamıyorum hep aynı döngü oluşuyor. Ben yazıyorum o cevap veriyor iki üç gün bana çok güzel hissettirip barışıp konuştuktan sonra çok kötü davranıp birden gidiyor ve bir süre geçtikten sonra ben tekrar yazıyorum. Hep aynı şey ve ben yoruldum.

Bu soru 26 Nisan 2026 15:28 tarihinde Psikolog Hatice Can tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışan, öncelikle yazdıklarının ardında yaşadığın o hüznü kalbimde hissettiğimi ifade ederek başlamak isterim. Kendini gurursuz olarak etiketlemen, inan bana ilişki kurmak istediğin kişilerin seni reddetmesinden daha fazla incitecektir. Şu an yaşadığın şey, irade eksikliğinden ziyade psikolojide aralıklı pekiştirme dediğimiz durumla örtüşüyor gibi duruyor. Açıklayacak olursak, sana kötü davranan birinin peşinden gitmen, o kişinin harika biri olmasından kaynaklanmıyor. O kişinin sana sunduğu "iki üç günlük güzel hisler" nedeniyle beynin bir ödül mekanizması geliştirmiş gibi gözüküyor. Sürekli kötü davranan biri olsa, bir süre sonra bıkarsın.

Ancak bazen iyi, bazen kötü davrandığında; beynin o iyi anı yakalamak için her türlü hakarete katlanmaya razı hale gelir. Bu bir sevgi değil, duygusal bağımlılık dediğimiz bir döngüdür.

Senin dünyanda sevgi, emek vermek ve iyilik yapmak olabilir. Ancak karşıdaki kişi bu emeği bir hak veya zayıflık olarak görüyorsa, senin iyiliğin onun davranışını düzeltmez; aksine ona sana kötü davranma alanı açar. Kendi değerini, başkasının sana olan muamelesi üzerinden belirlediğin sürece bu döngü maalesef devam eder. Biriyle bu döngüyü bitirip, diğeriyle aynı şeyi yaşaman tesadüf değil. Beynimiz, tanıdık olan acıyı, yabancı olan huzura tercih ediyor olabilir.

Bu döngüden çıkabilmek için ihtiyacın olan şey gururdan ziyade öz şefkat gibi duruyor. Ben ne kadar aptalım cümlesinin yerine 'şu an canım yanıyor ve bu boşluğu doldurmaya çalışıyorum ama yanlış yerden medet umuyorum' cümlesini koyarak başlayabilirsin. Kendinle olan iletişimini değiştirmek atacağın oldukça önemli bir adım olacaktır. Sen birinin 'canı sıkılınca uğradığı', sonra 'hakaret ederek kapı dışarı ettiği' bir durak değilsin. Sen, sadece var olduğun için saygıyı ve tutarlı bir sevgiyi hak eden bir insansın. Desteğe ihtiyacın olduğunda, senin için buradayım...

alinti

Cok guzeldi bazı şeylerin farkına vardım

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.