Bana değer vermiyor hissi oluşuyor bu konu hakkında ne yapmalıyım
Nişanlım ile mesajlaşırken benim sorduğum soruları unutuyor onun yanlışları oluyor ona söylüyorum tamam deyip yine aynı şekil davranıyor.
Konuşma sırasında attığım mesajları cevaplamıyor hatalarını kabul ediyor ama aynısını yine yapıyor telefon ile konuşalım diyorum tamam diyor ama hiç aramıyor
Çok yoğunum diyor o akşamları çok kısa mesaj atıyor hemen uyuyacan deyip uyuyor gündüzleri mesaj yazmıyor mesajlara 3 saat sonra cevap yazıyor
teşekkürler.
Bu soru 5 Şubat 2026 15:28 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Psikoloğun Videolu Cevabı
Video Transkripti
Merhabalar sevgili danışan, hoş geldin. Bize soru sorduğun için çok teşekkür ediyoruz. Ben soruna bugün videoyla yanıt vermek istiyorum. Sorunun başlığını bana değer vermiyor hissi oluşuyor. Bu konuda ne yapmalıyım olarak belirlemişsin.
Bir yandan soru önümde açık. Nişanlım ile mesajlaşırken benim sorduğum soruları unutuyor, onun yanlışları oluyor, onu söylüyorum, tamam deyip yine aynı şekilde davranıyor demişsin. Şimdi şöyle, aslında tamam deyip aynı hataları tekrardan sürdürmesi bir savunma mekanizması geliştirdiğini gösterebilir bunun. Yani aslında orada kaçınmak için tamam kelimesini kullanıyor. Yüzleşmek istemediği için sana bir açıklama sunamayacağı için belki de veya bir çatışmadan kaçmak için buradaki tamam kelimesini kullanıyor olabilir.
Ama bu zihninde, yani tamam diyor ama zihninde bu durumu gerçek bir sorun olarak aslında kodlamıyor olabilir. İşte bu bir nevi sahte onay gibi görebiliriz bu durumu. Yani karşı tarafı susturmak için kullanılan ve asla sorumluluk içermeyen bir sözlükten ibaret olmuş oluyor aslında.
Onun haricinde konuşma sırasında attığım mesajları cevaplamıyor. Yine hatalarını kabul ediyor ama aynısını yapıyor. Telefonla konuşalım diyorum, tamam diyor ama hiç aramıyor demişsin. Şimdi burada yoğunluk mu yoksa öncelik meselesi mi olmak önemli. Çünkü şimdi şunu unutmamak gerekiyor. Günümüz dünyasında hiç kimse ama hiç kimse sevdiği, değer verdiği, çok önemsediği bir insana gün içerisinde otuz dakikasını bir saatini ayıramayacak kadar yoğun olamaz.
Bu ancak kaçma cümlesi, kaçma davranışı gösteren insanların yapacağı davranış olabilir. Çünkü seni çok seven, sana çok değer veren bir insan çok aşırı bir yoğun gün geçirse dahi o telefonu eline alıp yani kusura bakma çok yoğun bir zaman geçiriyorum, sana hiç mesaj atamadım ama en azından bir beş dakika sesini duymak istedim araması yapabilir. Veya bir nasılsın mesajı atabilir. Veya gündeminizdeki konular neyse bununla alakalı kısa geri bildirimler verebilir sana. Bunlar imkansız şeyler değil.
Yani burada muhtemelen duygusal bir kaçınma gerçekleştiriliyor. Yani çok yoğunum cümlesini bir kalkan olarak kullanmış kendince ve bunun arkasına sığınıyor ve burada da muhtemelen seninle derinlemesine bir bağ kurma sorumluluğundan kaçınıyor olabilir. İhtimaller üzerine tabii ki konuşuyoruz. Devam edelim.
Çok yoğunum diyor. Akşamları kısa mesaj atıyor. Hemen uyuyacağım deyip uyuyor. Gündüzleri mesaj yazmıyor. Mesajlara üç saat sonra cevap veriyor. Az önce söylediğim durum aslında. Şimdi şöyle bir de şey demiştik. Sorduğum soruları ya da bahsettiğim şeyleri unutuyor demiştim. Doğru hatırlıyorsam tekrardan bakmak istiyorum. Evet, sorduğum soruları unutuyor demiştim. Şimdi bu aslında ikinci planda olduğunu gösteren bir şey olabilir.
Çünkü insan değer verdiği yine ve merak ettiği kişiye karşı full dikkat olur. Ve bütün dikkati o da, ilgisi onda olur. Ama bir dikkat dağınıklığı var burada gördüğümüz üzere karşı taraftan gelen. Bu aslında ilişkideki motivasyon kaybını gösterebilir bize. Buraya dikkat etmek gerekir.
Peki biz neler yapabiliriz? Birazcık buraya odaklanmak gerekiyor. Evet, bunları konuştuk. Bir şekilde özetledik. Neler yapılabilir? Şimdi bu sorunları mesaj üzerinden tartışmak hoş değil ve doğru olmaz. Çünkü neden? Yüze faalelerinin görülmesi gerekir. Kendini daha iyi ifade edebilmek için karşımızdakini canlı bir şekilde görmek daha faydalı olacaktır. Daha sağlıklı olan olacaktır.
O yüzden bunları mesaj üzerinden değil de yüz yüze bir yüzleştirme gerçekleştirerek yapabilirsiniz. Ve konuşurken mutlaka suçlamamaya çalışalım. Çünkü bu karşı tarafı daha çok püskürtücü bir davranış olur. Onun yerine örnek veriyorum da sen bana neden yazmıyorsun? Sen niye beni hiç aramıyorsun? Sen bütün bunları yapmıyorsun. Yaklaşımı yapmıyoruz.
Bunun yerine şunları yapabiliriz. Nasıl bir cümle kurabiliriz? Hemen düşünelim. Örnek bulmaya çalışıyorum. Mesela duygularımızı ifade eden cümleler içeren, duygularımızı ifade eden kelimeler içeren cümleler kullanmak daha doğru olur. Örnek veriyorum buraya yazdığınız gibi. Senin mesajlarıma cevap vermemen veya benden kaçınıyor gibi davranman bana yalnızlık hissi veriyor. Ben kendimi bu noktalarda çok değersiz ve yetersiz hissediyorum. Bu durumu çözmek ve bir açıklığa kavuşturmak istiyorum. Ve gelecek adımda bu durum beni çok endişelendiriyor gibi bir geri dönüş yapabilirsiniz.
Onun haricinde her tamam dediğine geri çekinmemeniz gerekiyor. Net ciddi sınırlarınız olması gerekiyor. Tamam diyorsun ama ben bununla alakalı bir adım göremiyorum. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsun? Bana tamam dedin ama bunu düzeltmek için ne yapmayı planlıyorsun? Nasıl bir adım atacaksın bana karşı? Gibi bir geri dönüş yapabilirsiniz ona karşı.
Bir de belki geri çekilme testi yapabiliriz. Yani hep kovalayan taraf olmak, hep veren taraf olmak bazen yoruyor çünkü. Bunun yerine birazcık daha geri plana çekebiliriz kendimizi. Mesela sizin yokluğunuzu ve eksikliğinizi hissettirmek belki iyi olabilir. Biraz tabii ki belli bir miktarda. Bunun çok büyük dozunu aşarak da değil.
Mesela siz hala aramadığınız, sormadığınız, mesaj atmadığınız zamanlarda bile çok özür dilerim bir hareket olmuyorsa burada ilişkinin temellerini sorgulamakta sayda var. Çünkü nişanlılık dediğimiz şey aslında evliliğin bir provasıdır. Ve nişanlıkta yaşanan sorunlar genellikle evlilikte geçmez. Aksine yerleşmiş bir halde daha fazla devam eder.
O yüzden bu sessizlikleri normalleştirmemeniz gerekiyor. Ve çok dürüst, çok şeffaf bir yüzleşme yapmanız gerekiyor. Bunu lütfen unutmayın. Ve şu da önemli. Nişanlınız, yani partneriniz sadece size karşı mı böyle? Yoksa onun karakteri mi böyle? Bu ayrımı yapmak da önemli. Yani acaba ilişkinizde bir kopukluktan ötürü mü bu böyle oluyor? Yoksa aslında onun karakteristik yapısı mı böyle? Bu ayrıma da bakmaya çalışın.
Benim söyleyeceklerim bu kadardı. Tekrardan bize soru sormak isterseniz yine de inline soru sor kısmından bizlere ulaşabilirsiniz. Her zaman yanıtlamak için burada oluyor olacağız. Teşekkür ediyorum. Sevgiyle kalın. Hoşçakalın.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.