Kaygı

Bebeğim için çok endişeliyim

yenianne19 Şubat 2026 22:21

Ben 5 ay önce anne oldum. Fakat içimde ona karşı müthiş bir savunma mekanizması gelişti.Çocuğumu sevme şekillerine ağızlarından çıkan hitaplara kucaklarına almalarına bile çok ama çok ofkeleniyorum. Hatta bu çoğunlukla gece uykularımı kaçırıyor. Birde güncel Dünya çapındaki haberlerden sonra daha da arttı. O küçücük çocukların yaşadıklarını sanki ben yaşıyorum gibi acı çekiyorum. Sürekli bebeğimi nasıl koruyacağım ya bana bişey olursa gibi şeyler düşünüyorum. Sanki her an bir yerlerden tehlike gelecek gibi gozumu bebeğimden ayiramiyorum. Geceleri uyuyamaz oldum. Nasıl düzeltebilirim bu durumu ? Bunlarla mücadele etmek zihnimi çok yoruyor. Düşünürken kalbim acıyor yalnız kaldigimda hep ağlıyorum

Bu soru 20 Şubat 2026 10:12 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken ne kadar yoğun bir kaygı, hassasiyet ve güçlü bir koruma içgüdüsü içerisinde olduğunuzu hissetmemek mümkün değil. Bebeğinize karşı geliştirdiğiniz bu mekanizma, bir annenin çocuğunu koruma isteğinin ne kadar derin ve doğal olabileceğini gösteriyor. Ancak aynı zamanda bu duyguların uykularınızı etkilemesi, zihninizi sürekli meşgul etmesi ve sizi ağlayacak seviyeye getirmesi; bu yükü uzun süredir büyük ölçüde tek başınıza taşımaya çalıştığınızı ve bu konuda ne kadar zorlandığınızı da düşündürüyor.


Doğumdan sonraki ilk aylar hem fiziksel hem de duygusal açıdan oldukça hassas bir dönemdir. Yeni annelerde bebeğin güvenliğiyle ilgili düşüncelerin artması, olası tehlikelere karşı daha tetikte hissetmek ya da koruma isteğinin güçlenmesi oldukça anlaşılır bir durumdur. Çünkü bu süreçte yalnızca bebeğiniz değil, aynı zamanda siz de güven ve kontrol hissine ihtiyaç duyarsınız.


Bununla birlikte insanların bebeğinize nasıl yaklaştığına karşı yoğun öfke hissetmeniz, sürekli bir tehdit algısı yaşamanız, gece uykularınızın bozulması ve dünya gündemindeki olayları sanki birebir yaşıyormuş gibi yoğun bir acı hissetmeniz; kaygı düzeyinizin şu anda sizi zorlayan bir noktaya ulaştığını gösteriyor olabilir. Özellikle “ya ona bir şey olursa” ya da “ya bana bir şey olursa” gibi düşünceler zihinde tekrar etmeye başladığında, bu durum annenin hem zihinsel hem de duygusal olarak oldukça yorulmasına neden olabilir. Bunların sebepleri de, yine bu koruma içgüdüsüne dayanıyor olabilir.


Bu noktada kendinize şunu hatırlatmanız önemli olabilir: Bebeğinizi koruyabilmeniz için önce sizin iyi olmanız gerekir. Sürekli tetikte kalmak ya da her ihtimali kontrol etmeye çalışmak kısa vadede güven veriyor gibi hissettirse de uzun vadede kaygıyı besleyebilir. Her ne kadar bazı alanlarda sorumluluk alıyor ve elinizden geleni yapıyor olsanız da dünyadaki her şeyin kontrolü tek bir kişiye ait değildir. Bu sorumluluğu hissetmeniz, iyi bir anne olmaya çalışmanız ve bebeğinize duyduğunuz sevgiyle yakından ilişkilidir; aslında bu sevgi, onun büyürken kendini değerli hissetmesine katkı sağlayacak önemli bir temeldir.


Size birkaç küçük öneri sunmak isterim: Gün içerisinde kısa da olsa kendiniz için nefes alanları yaratmaya çalışmak, güvendiğiniz bir yakınınızdan destek almak ve bir süre haber maruziyetinizi sınırlandırmak zihninizi rahatlatabilir. Bunun yanında duygu ve düşüncelerinizi gözden geçirebileceğiniz küçük duraklar oluşturmak da yardımcı olabilir. Örneğin, “Şu anda ne hissediyorum?”, “Ne düşünüyorum?” ve “Bu düşüncelerimin ne kadarı gerçekçi?” gibi soruları kendinize sormak, zihninizdeki yoğunluğu düzenlemenize destek olabilir.


Ayrıca yaşadığınız yoğun kaygı, uykusuzluk ve ağlama ataklarının artması durumunda bir psikolog ya da psikiyatri uzmanından destek almanız oldukça kıymetli olabilir. Doğum sonrası dönemde bazı annelerde kaygı bozuklukları ya da duygu durum değişimleri görülebilir ve profesyonel destek almak bu süreci çok daha hafif geçirmenizi sağlayabilir.


Unutmayın; siz de oldukça yeni ve yoğun bir dönemiden geçiyorsunuz. İyi bir anne olmak, her şeyi tek başına taşımak anlamına gelmez. Yardım istemek hem sizin hem de bebeğiniz için güçlü ve koruyucu bir adımdır. Aşağıya, kaygı yükseldiğinde uygulayabileceğiniz bazı küçük egzersizler bırakıyorum; dilerseniz kendi hızınızda deneyebilirsiniz. Ayrıca tekrar sormak istediğiniz ya da destek almak istediğiniz bir konu olursa bana buradan ya da profilim üzerinden her zaman ulaşabilirsiniz.


Kendinize şefkatle yaklaşmanızı ve bu süreçte yalnız olmadığınızı hatırlatmak isterim.


Sevgiyle kalın.


Psikolog Ecem Bakıner

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersiz, özellikle aklınızda yoğun ve kötü düşünceler geldiğinde kullanabileceğiniz bir egzersizdir.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Kas gruplarını bilinçli olarak sırayla kas–tut–bırak döngüsünde çalıştırarak bedendeki gerginliği çö...
Gevşeme Teknikleri⏱️ 6 dakika
Psikoloğun Notu: Özellikle kötü düşünceler geldiğinde, vücudunuzun gerildiğini ve sakinleşemediğinizi hissettiğinizde uygulayabileceğiniz bir egzersizdir.
Egzersizi açmak için tıklayın →
alinti

Tekrar tekrar okudum. O kadar etkilendim ki anlatamam 🙏 Desteğiniz için çok teşekkür ederim egzersizler için ayrıca teşekkür ederim. ♥️

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Ecem Bakıner

Sevgili danışan, tekrardan merhaba 🌸 Yazdıklarımın ve egzersizlerin size iyi geldiğini duymak benim için çok kıymetli. İhtiyaç duyduğunuz her zaman buradan ya da profilim üzerinden benimle iletişime geçebilirsiniz. Sevgiyle kalın ✨

25 Şubat 2026 13:14

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.