Ben buna katlanmak zorunda mıyım?
Ben 22 yıllık evliyim,eşime arada bir bişey olur,kendince bir sebep bulur,suratını asar,az konuşur, sürekli mutsuz gözükür ve ben dayanamayıp konuşurum uzatmamak için.Ama bu artık beni çok yıpratıyor.İki tane yetişkin çocuğumuz var,kaç kere kendisine böyle davranmamasini söylediysem de hep aynı.Şu an yine aynı durumdayız,bu defa ben de konuşmuyorum,bakalım bu durum nereye kadar gidecek.Kendimi çok çok değersiz hissediyorum,ben bunu çekmek zorunda mıyım,çok yoruldum artik.Calişan kendine yeten bir kadınım.bazen yeter artık diyorum ama ona da cesaret edemiyorum,ne yapacağımı şaşırdım doğrusu.Bu durumu da kimseyle paylasmadim şimdiye kadar,yakinimdan birine de asla anlatmak istemiyorum.Bana yardım ederseniz çok sevinirim.
Bu soru 21 Ocak 2026 12:04 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıklarınızdan, uzun süredir bir ilişki yükünü tek başınıza taşıyormuş gibi hissettiğiniz çok net anlaşılıyor. Yıllar içinde aynı döngünün tekrar etmesi, insanın hem gücünü hem de kendine olan saygısını yavaş yavaş tüketebiliyor. Bu kadar yorulmuş olmanız son derece anlaşılır.
Eşinizin zaman zaman içine kapanması, konuşmaması ve araya mesafe koyması; sizin değerinizi ya da yeterliliğinizi tanımlamaz. Ancak bu davranışların sizde yarattığı etki gerçektir ve görmezden gelinmemelidir. Sürekli “idare eden”, “konuşmayı uzatmamak için susan” taraf olmak, zamanla insanı kendi ihtiyaçlarından uzaklaştırır. Kendinizi değersiz hissetmeye başlamanız, uzun süredir zorlanan sınırlarınızın bir işareti olabilir.
Bu süreçte zihninizde “Buna katlanmalıyım”, “Konuşursam daha kötü olur”, “Dayanmak zorundayım” gibi düşünceler yerleşmiş olabilir. Bu düşünceler sizi ayakta tutmaya çalışıyor gibi görünse de, yükün tamamını tek başınıza taşımanıza neden olur. Oysa bir ilişkide sorumluluk, yalnızca bir kişinin sabrı üzerinden yürüyemez.
Birlikte yaşanan sorun yalnızca eşinizin suskunluğu değil; bu suskunluğun ilişkide yarattığı mesafe ve sizde bıraktığı iz de önemlidir. Siz bunu defalarca dile getirmişsiniz. Bu, ilişkinin sorumluluğunu almaya çalıştığınızı ve çözüm aradığınızı gösterir. Tekrar eden aynı döngü karşısında susmayı seçmeniz ise bir vazgeçişten çok, “artık böyle devam edemem” diyen iç sesinizin durma noktası olabilir.
Kendinize şu soruları yumuşak bir yerden sormanızı isterim:
Bu ilişkide gerçekten neye ihtiyacım var?
Verdiklerimle aldıklarım arasında bir denge var mı?
Susarak neyi koruyorum, neyi kendimden eksiltiyorum?
Küçük ama etkili bir egzersiz önermek istiyorum:
Bir kağıdı ikiye bölün.
Bir tarafa “Bu ilişkide beni ayakta tutanlar”,
diğer tarafa “Bu ilişkide beni yoranlar” yazın.
Düzeltmeye ya da karar vermeye çalışmadan, sadece yazın. Bazen görmek, çözmenin ilk adımıdır.
Kendine yetebilen, çalışan, güçlü bir kadın olmak; her şeye katlanmak zorunda olmak demek değildir. Yardım istemek ya da destek aramak bir zayıflık değil, hem kendinizi hem de ilişkinizi ciddiye aldığınızın göstergesidir. Bu yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Bu süreci bir uzmanla birlikte ele almak, hem sizin sınırlarınızı korumanıza hem de ilişkinin ihtiyaçlarının daha net görülmesine alan açabilir.
Yorulduğunuzu fark etmeniz bir son değil. Çoğu zaman bu farkındalık, kendinize ve yaşamınıza daha iyi bakabileceğiniz yeni bir başlangıcın işaretidir. Buradasınız, hissediyorsunuz ve sorguluyorsunuz. Bu bile başlı başına çok kıymetli. Anlattıklarınızdan da aklıma bir alıntı geldi bunu da eklemek isterim;
“Sevgi, birinin yükünü taşımak değil; yükü birlikte taşımayı seçmektir.” — Erich Fromm.
Bir sorunuz olduğunda yine buradayım, sevgilerle...
Cevabınız benim için çok değerli,çok teşekkür ediyorum,iyiki varsınız
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.