Ben kendimi bir kaç aydır çok kötü hissediyorum toparlanamıyorum birşeyler kötü gidiyor hissediyorum
Daralmış hissediyorum annemle ailemle herkesle ilişkim mahvoldu buna sebep olan benmişim gibi hissediyorum. Sizi sevemiyorum lafını duydum 2 yılın sonunda bunu kendime itiraf ettim fakat bu aşırı değersiz hissediyor annesinin sevemediğini kimse sevemez gibi hissediyorum bunu ona söylediğime dediklerimi yapmıyorsunuz artık o yüzden sevemiyorum ne yapayım dedi bu beni derinden yaraladı sevgilim mezuniyetime gelemedi ben bu değersizlik hissinide buna bağladım
Bu soru 1 Şubat 2026 20:40 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Değer verdiğiniz insanlarla ilişkilerinizin bozulmasının sizin için ne kadar zorlayıcı olduğunu görüyorum. Bu yaşananlar karşısında kendinizi daralmış ve sıkışmış hissetmeniz oldukça anlaşılır. Olan bitenden dolayı kendinizi suçladığınızı, sanki bir kusurunuz varmış ya da sizin deyiminizle “değersiz” olduğunuz için sevilmeye layık değilmişsiniz gibi hissettiğinizi anlıyorum.
Özellikle annenizle aranızda yaşananların, kendinizi bu şekilde değersiz hissetmenizde çok etkili olduğu görülüyor. Dünyaya geldikten sonra en çok vakit geçirilen, kişinin ilk güvenli alanı olan ilk bakımverenle –çoğu zaman anneyle– kurulan ilişki, bireyin yaşamındaki en temel ilişkilerden biridir. Bu ilişki, ilerleyen yıllarda kurulan diğer ilişkileri de derinden etkiler. Bu nedenle annenizle yaşadığınız bu deneyimin sizi bu kadar sarsması son derece doğaldır.
“Annesinin sevemediğini kimse sevemez” ifadeniz, sizin için en can yakıcı noktanın burada olduğunu düşündürdü bana. Görünen o ki, başkalarının sizi nasıl gördüğünden ya da ne düşündüğünden ziyade, anneniz tarafından kabul görmek ve değerli hissedilmek sizin için çok temel bir ihtiyaç. Zihninizde, “Madem annem beni sevmiyor, demek ki ben sevilmeye layık biri değilim” şeklinde bir düşünce oluşmuş. Bu düşünce, annenizin sizin için ne kadar merkezi ve önemli bir figür olduğunu gösteriyor.
Annenizin size dair düşüncelerinin, sizin kendinize dair algınızı bu denli etkileyebilmesi; onunla kurduğunuz bağın derinliğini ve bu bağda yaşanan kırılmanın sizde yarattığı etkiyi anlatıyor aslında. Burada yaşanan şey, yalnızca bir ilişki sorunu değil de sizin kendi değerinize, sevilmeye layık olup olmadığınıza dair temel inançlarınınız sarsılması. Aynı şekilde annenizin sizinle ilgili düşünceleri sizin kim olduğunuz ne kadar değerli olduğunuz ile ilgili olmaktan ziyade annenizin kişisel görüşünü temsil ediyor. Bu yüzden burada odaklanmamız gereken nokta sizin değerli veya sevilesi bir insan olup olmamanızdan ziyade sizin neden kendinizi annenizin gözünden değerlendirdiğiniz.
“Buna sebep olan benmişim gibi hissediyorum” demeniz, içinizde güçlü bir sorumluluk duygusu taşıdığınızı düşündürdü bana. Aslında bu, yaşanan olaylardan bir adım geri çekilip kendinize bakabilme ve kendinizi değerlendirebilme kapasitenizle de ilişkilidir. Ancak anlattıklarınız zihnimde belirli bir şemayı canlandırıyor: Sanki sevilmek için doğru şeyleri yapmanız, annenizi memnun etmeniz gerekiyormuş gibi. Ancak bu şekilde sevilebilir biri olacağınıza dair bir inanç var gibi görünüyor. Bu da alacağınız sevginin koşullara bağlı olduğu hissini beraberinde getiriyor.
Bu noktada sizden durup düşünmenizi rica etmek isterim. Bu düşünce size tanıdık geliyor mu? Sizce annenizle ya da diğer önemli ilişkilerinizde, yalnızca bir şeyler yaptığınızda, beklentileri karşıladığınızda ya da söz gelimi doğru davrandığınızda sevildiğinize dair deneyimler yaşamış olabilir misiniz?
Sevgilinizin mezuniyetinize gelememiş olması ve sizin bunu değersizlik duygusuyla ilişkilendirmeniz de oldukça anlaşılır. Mezuniyet töreni sizin için anlamlı ve önemli bir gündü; sevdiğiniz ve değer verdiğiniz insanların yanınızda olmasını istemeniz çok doğal. Bu beklenti karşılanmadığında hayal kırıklığı yaşamanız da öyle. Ancak sevgilinizin gelmeyişi tek başına pek çok nedenle açıklanabilecekken, sizin bunu “Demek ki gerçekten önemli değilim” şeklinde yorumlamış olmanız dikkat çekici geldi bana. Sanki onun gelmemesi, sizi buna değer görmediği anlamına gelmiş gibi hissettirmiş size.
Oysa başkalarının davranışları, her zaman bizim kim olduğumuza ya da değerimize dair doğrudan bir gösterge olmak zorunda değildir. Birinin sizi sevmemesi, yeterince önem vermemesi ya da beklediğiniz şekilde davranmaması; sizi değersiz, sevilmeye layık olmayan biri yapmaz. Bu daha çok, o kişinin kendi sınırları, koşulları ve duygusal kapasitesiyle ilgilidir.
Bu noktada sizden şunu da düşünmenizi isteyebilirim: Bu tür değersizlik hissi başka hangi durumlarda ortaya çıkıyor? Kimlerle birlikteyken, hangi anlarda kendinizi benzer şekilde hissediyorsunuz? Bu duygu size tanıdık başka hangi deneyimleri hatırlatıyor olabilir?
Eğer sormak ya da paylaşmak istediğiniz başka bir şey olursa, burada olacağım.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.