Beni anlamak istemiyorlar
Hep ailemle sorunlarımız var beni anlamıyorlar hep sorunu kendilerinde değilde başka kişilerde buluyorlar gibi bağırıyorlar ama ben daha beter oluyorum bunu hep yapıyorlar akşam ağlarayak içimi rahatlatıyorum onlara kendimi anlatmaya çalışıyorum anlamak istemiyorlar açık giyinme diyolar köye götüreceğim, arkadaş çevrenin olmasını istemiyorlar ve ben çok tükendim küçük yaşta tükendim iste kendim takmamaya çalışıyorum strese kaygı var ama ne yapacağımı bilmiyorum
Bu soru 3 Mayıs 2026 18:54 tarihinde Psikolog Hatice Can tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Sevgili danışan, şu an hissettiklerini o kadar iyi anlıyorum ki... Henüz 14 yaşındasın ve omuzlarında koca bir dünyanın yükünü taşıyormuşsun gibi hissediyorsun. "Küçük yaşta tükendim" demen, kalbinin bitkin düştüğünün göstergesi olabilir. Bir genç olarak sesini duyurmaya çalışırken duvarlara çarpmak, en güvenli yerin olması gereken evde kendini yalnız hissetmek ruh halini etkileyen bir durum gibi görünüyor. Akşamları ağlayarak içini boşaltman zihninin bir savunma aracı gibi görünüyor. Ağlamak güçsüzlük değil, biriken o ağır enerjiyi dışarı atma yoludur. Ancak bunu yaparken kendine şunu hatırlatabilirsin; "Şu an hissettiğim bu çaresizlik kalıcı değil, sadece şu anki durumun bir sonucu."
Ailenin sorunu hep başkalarında araması veya seni kısıtlamaya çalışması, genellikle kendi içlerindeki korku ve kaygıdan kaynaklanıyor olabilir. Seni korumaya çalıştıklarını düşünürken aslında senin özgürlüğünü ve mutluluğunu kısıtladıklarını fark edemiyorlar. Onların seni anlamaması senin "anlatılamaz" veya "hatalı" olduğun anlamına gelmez. Bu onların bakış açısıyla ilgilidir. Onlara kendini anlatmaya çalıştıkça ve onlar anlamadıkça sen bu duyguları daha yoğun hissedebilirsin. Bir süre için "ikna etme" çabanı askıya almayı deneyebilirsin. Tartışma başladığında veya sesler yükseldiğinde haklılığını kanıtlamaya çalışmak yerine, "Şu an birbirimizi anlamıyoruz, ben biraz odama geçeceğim" diyerek ortamdan uzaklaşmak senin stres seviyeni düşürmede rol oynayabilir. Şu an kıyafetlerin, arkadaş çevren veya köye gitmek gibi konularda kontrol ailenin elinde gibi görünebilir. Bu kısıtlayıcı bir durum. Ancak kendi iç dünyanda kontrol edebileceğin şeyler de var; kitap okumak, bir dil öğrenmek, resim yapmak veya günlük tutmak gibi seni o anki ortamdan zihnen uzaklaştıracak alanlara yönelebilirsin. Bu zor günlerin bir "geçiş süreci" olduğunu kendine hatırlatabilirsin. Eğitimine ve kişisel gelişimine odaklanmak, ileride kendi kararlarını verebileceğin özgür hayata giden yoldur. Kaygın arttığında; 5-4-3-2-1 dediğimiz tekniği uygulayabilirsin. Gördüğün 5 nesne, dokunduğun 4 doku, duyduğun 3 ses, kokladığın 2 koku ve tadını aldığın 1 şeye odaklanabilirsin. Bu seni "şimdiye" bağlar. Desteğe ihtiyacın olduğunda, senin için buradayım...
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.