Biriyle konuşmuştuk unutamadım ne yapacağım?
merhaba betül hocammm
ben 3 senedir sanaldan bir çocukla konuştum ve malesef bitti zaten hiç buluşmamıştık. benden epey küçüktü.. çok üzüldüm ama toksikleişmiştik zaten hani zaten geleceğimiz olamazdı evet. ama yine de iyi geliyordu onla bazen konuşmalarımız felan.. ama beni çok strese sokup kaygılandıryordu da sonumuz ne olur diyodum hep ve hüsranla sonuçlandı aslında böyle oalcağını az çok tahmin ediyordum ama işt e bi umut diye bekledim. ama değişmedi malesf. engelleştik 3 ay önce.. şuan birileriyle konulunca mesela görüldü felan atınca aşırı sinir oluyorum eskisi aklıma geliyor ve kestirip atıyorum hemen. sağlıklı bi iletişim kurulmuyor bu devirde hocam ne yazık ki. hem bi yanım birisiyle konuşmak istiyor diğer yanımsa daha hazır değilim diğerini tam unutamadım diyor ve arada stalklıyorum onu... ne yapmma lazım sizce
Bu soru 13 Ocak 2026 16:03 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Anlattıkların çok anlaşılır ve aslında düşündüğünden çok daha “insani”. Unutamadığını söylediğin şey sadece bir kişi değil; onun sende uyandırdığı duygu, ihtimal, bağ ve “iyi gelme” hâli. İnsan bazen bir ilişkiyi değil, o ilişki içindeyken hissettiği kendini özler. Özellikle sanal ilişkilerde bu daha da yoğun yaşanır; çünkü gerçekliğin boşluklarını zihin doldurur ve bağ, çoğu zaman gerçekte olduğundan daha güçlü hissedilir.
Bu ilişki sana hem iyi gelmiş hem de kaygılandırmış. Bu ikili yapı çok önemli bir ipucu. Bir yandan konuşmalar rahatlatıcı, anlaşılmış hissettiren bir alan yaratmış; diğer yandan “sonumuz ne olacak?” sorusu seni sürekli tetikte tutmuş. Yani bu bağ, güven veren bir yer değil; belirsizlik üreten bir yer olmuş. Buna rağmen kopmak zor gelmiş çünkü belirsizlik bile bazen yalnızlıktan daha tanıdık gelir. İnsan bildiği acıya, bilmediği boşluktan daha kolay katlanır.
Engellemiş olmanız ve üç aydır konuşmuyor olmanız, zihinsel olarak bir kopuş gibi görünse de duygusal olarak bağ hâlâ çalışıyor. Stalklama davranışı bunun en net göstergesi. Stalklamak çoğu zaman “onu istiyorum”dan çok “kontrol etme ihtiyacı”dır. Çünkü bağ kopunca zihin şu soruyla baş başa kalır: “Benim için artık ne ifade ediyorum?” Onu izlemek, bu sorunun yarattığı boşluğu kısa süreliğine bastırır. Ama her baktığında yara yeniden kanar.
Başkalarıyla konuşurken “görüldü” gibi küçük bir tetikleyiciye bile aşırı öfke hissetmen de bu yüzden. Aslında kızdığın şey karşı taraf değil; geçmişte yaşadığın değersizlik ve bekletilme hissinin yeniden canlanması. Zihin, “Bir daha aynı şey olmasın” diye seni korumaya çalışıyor ama bunu sert ve keskin bir savunmayla yapıyor: kestirip atmak. Bu bir bozukluk değil, savunma mekanizması.
Şu anda iki parçan çatışıyor gibi: Bir yanın bağ kurmak, konuşmak, yeniden yakınlık hissetmek istiyor.Diğer yanın “Hazır değilim, hâlâ onu taşıyorum” diyor.
Bu çatışma çözülmeden yeni bir ilişki sağlıklı ilerlemez. Ama bu, kimseyle konuşmaman gerektiği anlamına da gelmez. Buradaki mesele şu: Yeni biriyle konuşmayı, eski yarayı kapatmak için mi yapıyorsun, yoksa gerçekten merak ve temas isteğinden mi? Eğer ilk sebeptense, her “görüldü”, her gecikme eski ilişkiyi sana tekrar yaşatır.
Unutmak zorunda değilsin. Toplumda “unutmak” çok abartılan bir hedef. Asıl hedef, hatırladığında canının bu kadar yanmaması. Bunun için de bazı net adımlar gerekiyor:
Stalklamayı bırakmak. Bu zor ama çok kritik. Kendine “Bir bakayım ne yapıyor” dediğinde aslında kendine şunu yapıyorsun: iyileşmeye çalışan yarayı her gün kaşıyorsun. İyileşme kaşımayla olmaz. İstersen bunu kademeli yap; önce bakma sıklığını azalt, sonra tamamen bırak. Ama şunu bil: stalkladıkça geçmeyecek.
Bu ilişkiye bir “anlamlandırma” getirmen gerekiyor. “Toksikti ama iyiydi” cümlesi zihni kilitler. Bunun yerine şunu netleştir: Bu ilişki bana neyi gösterdi? Muhtemelen görülme ihtiyacını, bağlanma kapasiteni ve aynı zamanda belirsizliğe ne kadar tahammül ettiğini. Bu bir başarısızlık değil; bir öğrenme alanı.
Yeni insanlarla iletişimi ya hep ya hiç gibi görmemek. “Hazır değilim” demek, kendini eve kapatmak demek değil. Daha yavaş, daha sınırlı, daha beklentisiz temaslar mümkün. Ama sınırın şu olmalı: biri sende kaygı üretmeye başladığında, bunu görmezden gelmemek. Eskiden yaptığın gibi “bir umut” diye beklememek.
Sağlıklı iletişim bu devirde yok değil ama sağlıksız olan daha görünür. Sen şu an iyileşme sürecindesin ve bu süreçte seçiciliğin artması çok normal. Kendine kızmak yerine şunu sor: “Ben şu an neye hazır değilim?” Cevap çoğu zaman kişide değil, içindeki yaralı yerde olur.
Unutamadığını düşündüğün şey zamanla silinmeyecek belki ama dönüşecek. Bir gün biri “görüldü” attığında değil, gerçekten yanında olduğunda sakin kalabildiğini fark edeceksin. Orası iyileşmenin başladığı yerdir.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru olursa bizlere yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin. Aklına takılanları yorumlarda yazabilirsin. Kendine iyi bakman dileğiyle.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
5 Duyu Farkındalık Taraması
Bulut Meditasyonu
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.