• Anasayfa
  • Sorular
  • Boşanmak istiyorum ama ailem yüzünden boşanamıyorum. Nasıl boşanabilirim?
Psikoloji

Boşanmak istiyorum ama ailem yüzünden boşanamıyorum. Nasıl boşanabilirim?

Gizli Kullanıcı19 Ocak 2026 11:28

10 senelik evliyiz ve eşim ikinci çocuğuma hamileyken beni sözlü olarak boşadı ve dini nikahımız düştü

eşim bana sevgi ilgi şefkat göstermiyor ailesi benim namusuma laf ediyor ve bu sessizce izliyor eşimle sürekli kavga ediyoruz ve anlaşamıyoruz ve ben psikolojik olarak çöktüm, kendimi bir hiçmiş gibi hissettiriyor 1 evde 2 yabancı gibiyiz onunla konuşmaya çalışıyorum beni dinlemiyor onu artık sevmediğimi ve onunla mutlu olmadığımı yüzüne karşı söyledim hiç umursamadı şimdide boşanmak istiyorum ailem yüzünden boşanamıyorum

Bu soru 19 Ocak 2026 13:54 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

yazdıklarınızdan uzun süredir yalnız, değersiz ve anlaşılmamış hissettiğiniz anlaşılıyor. 10 yıl süren bir evlilikte sevgi, ilgi ve güvenin yerini sessizlik, çatışma ve incitici tutumların alması insanı psikolojik olarak ciddi biçimde yıpratabilir. Özellikle hamilelik gibi duygusal olarak zaten hassas bir dönemde yaşananlar, bu yükü sizin için daha da ağırlaştırmış olabilir.

Eşinizle kendinizi anlatmaya çalıştığınızda dinlenmediğinizi, görülmediğinizi ve karşılık bulamadığınızı ifade ediyorsunuz. Bu durum, aynı evin içinde iki yabancı gibi hissetmeye yol açabilir. Bu hisler bir zayıflık göstergesi değil; uzun süredir karşılanmamış duygusal ihtiyaçların doğal bir sonucudur.

Ailenizin baskısı nedeniyle boşanma konusunda kararsız kalmanız da çok anlaşılır bir durum. Pek çok kişi, kendi iyiliği ile ailesini üzmeme isteği arasında sıkışıp kalabiliyor. Aileyle ilişkilerde, yaşananların yeterince anlaşılmadığını ya da ciddiye alınmadığını hissetmek, yalnızlık ve çaresizlik duygularını daha da derinleştirebilir. Bir yanda kendi ruhsal ihtiyaçlarınız, diğer yanda ailesel beklentiler arasında kalmak; karar vermeyi zorlaştıran, yıpratıcı bir içsel çatışmaya dönüşebiliyor.

Aileyle iletişimde zaman zaman kendinizi anlatmaya çalışırken yönlendirildiğinizi, yargılandığınızı ya da “idare etmeniz” bekleniyormuş gibi hissetmiş olabilirsiniz. Böyle anlarda iletişim, yalnızca konuşmak değil; aynı zamanda sınırların, rollerin ve beklentilerin yeniden şekillendiği bir alan hâline gelir. Kendinizi sürekli açıklamak zorunda kalmak ya da her soruya yanıt vermek, bu süreci daha da ağırlaştırabilir.

Bu noktada, aileyle kurulan iletişimde odak noktasının karşı tarafı ikna etmekten çok, kendi duygusal deneyiminizi görünür kılmak olduğu fark edilebilir. Yaşananları ayrıntılarıyla anlatmak yerine, nasıl hissettiğinizi ifade etmek; beklentilerle aranıza mesafe koyabilmek ve sizi zorlayan konuşmaları sınırlayabilmek, duygusal yükü bir miktar hafifletebilir. Her konunun her an konuşulması gerekmediğini kabul etmek, aileden uzaklaşmak değil; kendinize alan açmak anlamına gelir.

Aynı zamanda, bu süreçte hem ailesel sorumlulukları hem de kendi hayatınıza dair ihtiyaçları dengelemeye çalışmak kolay değildir. Yaşadığınız kararsızlık, sıkışmışlık ve yorgunluk; bulunduğunuz koşullar düşünüldüğünde son derece insani tepkilerdir. Kendi ihtiyaçlarınızı uzun süre geri plana atmış olmanız, tükenmişlik hissini artırmış olabilir.

Ancak şunu hatırlamak önemli: Ruhsal sağlığınız, güvenliğiniz ve yaşam kaliteniz en az herkesinki kadar değerlidir. Sürekli mutsuz olduğunuz, değersiz hissettiğiniz bir ilişkide kalmak, zamanla daha derin psikolojik yaralar bırakabilir.

Bu noktada, her şeyi tek başınıza ve aceleyle çözmek zorunda değilsiniz. Bir ruh sağlığı uzmanıyla bireysel olarak görüşmek, yaşadığınız duyguları daha net görmenize ve süreci daha sağlıklı bir çerçevede ele almanıza yardımcı olabilir. Aynı şekilde, hukuki ve sosyal haklar hakkında bilgi sahibi olmak da belirsizlik hissini azaltabilir.

Unutmayın; mutlu olmayı istemek bencillik değildir.

Duyulmayı, saygı görmeyi ve güvende hissetmeyi hak ediyorsunuz. Destek almak, bu yükü tek başınıza taşımak zorunda olmadığınızı hatırlatabilir.

Eğer isterseniz, bu konuyu daha detaylı ele alabileceğiniz bir uzmanla görüşmek için başvurabilirsiniz.

Yalnız değilsiniz.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular