Sosyal Hayat

Bu arkadaşlık bana iyi gelmiyor

Gizli Kullanıcı15 Nisan 2026 07:35

Bir arkadaşım var 2 yıldır arkadaşız. onun geçmişinde bazı sıkıntılar var eskiden intih@ra kalkışmış falan depresif bir dönemi olmuş ama üstünden yıllar geçmiş artık düzelmiş ve bunu ben de farkedebiliyorum. Şu an daha mutlu bir hayatı var ancak o çok sosyal ve hiperaktif bense asosyalim çok gezmeyi sevmem ve daha oturaklı biriyim ama o sürekli bana bişeyler yaptırmak için israr ediyor ne biliyim beni milletin içinde dans ettirmeye çalışıyor (karakterim buna engel oluyor herkesin içinde aşırı hareketler yapamıyorum) ya da gitmek istemediğim ve gidersem rahatsız olacağımı bildiğim yere zorla götürmeye çalışıyor ve ben bu durumdan çok sıkıldım artık. Karakterlerimizin birbirinden çok farklı olduğunu biliyorum bazı sohbeti sarmıyor bile ve davranışları bana fazla gelmeye başladı. En basitinden birşey anlatıyor asla komik değil ama kendisi katıla katıla gülüyor. Okul bittikten sonra acaba ilişkimi kessem mi diye düşünüyorum ama onun kalbini de kırmak istemiyorum çünkü iyi bir insan olduğunu biliyorum ve zamanında zaten çok zor şeyler yaşamış bunu da bildiğimden çekiniyorum biraz irtibatı kesmeye. Napsam bilemiyorum bu durum beni strese sokuyor bir de şöyle bişey var zaten fazla arkadaşım yok onunla iletişimi kesersem dışarı çıkıp gezemicem de yani ben de iyice içine kapanıcam. Off, kendimi mi düşündüm yoksa onu mu bilemedim?

Bu soru 17 Nisan 2026 14:27 tarihinde Uzman Psikolog Gizem Yıldırım tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba, yazdıklarınızdan yaşadığınız bu ikilemin sizi ne kadar sıkıştırdığını gördüm. Bir yandan değer verdiğiniz ve üzmekten korktuğunuz bir arkadaşınız, bir diğer yandan kendi istekleriniz ve çizmek istediğiniz sınırlar var. Bazen işin içinde böyle duygular ağır bastığında sınır çizmek çok zorlayıcı olabilir.


Bahsettiğiniz bu rahatsızlık aslında haksız bir durum gibi görünmüyor. Arkadaşınız size göre daha hareketli, daha konuşkan ve daha sosyal kalıyor. Belki sizin daha ağır kanlı olmanız onda sizi daha çok mutlu etme arzusu uyandırıyor olabilir. Fakat bu durum sizi istemediğiniz ve hatta rahatsızlık duyacağınız şeyleri yapmaya zorluyor. İşte bu sınırlar zorlanmaya başladığında genellikle insan kendisine saygı duyulmadığını hissedebiliyor. Belki siz de sizin isteklerinize saygı duyulmadığını düşünerek daha da üzülüyor olabilirsiniz.


Bir diğer yandan da arkadaşınızın yaşadığı zorlukları biliyor olmanız sizde baskı yaratmış gibi görünüyor. “O yeterince üzülmüş, ben bunu alttan alsam da olur” diyerek kendinizi artık ikinci plana koymaya başlamışsınız. Ancak bir başkasının zor şeyler yaşamasının sebebi özellikle siz değilken bunu iyileştirmeye çabalamak sizin zorunluluğunuz olan bir durum değil. İnsan elbette arkadaşı için onun yükünü alacağı bazı fedakarlıklar yapabilmeli ama bu kendinizi aşırı feda etmeye kadar da gitmemeli. Bu durumdan rahatsızlık duyuyor olmanız zaten bunu açıkça gösteriyor. Yani sizin yavaş yavaş sınır çizmeyi öğrenmeniz gerekiyor.


Bazen sınır çizmek çok yanlış anlaşılabiliyor. Bu korkutucu ya da kırıcı bir şey değil. Aksine size saygı duyan insanlar o sınırı kendileri bilirler zaten. Onu önemsiyor olmanız çok kıymetli, ama bu, kendinizi yok sayma pahasına olmak zorunda değil. Sınır çizebilmeniz ve kendinizi daha iyi hissedebilmeniz için size iki yol önerebilirim.


İlk olarak arkadaşınızla duygularınızı açıkça paylaşabilmelisiniz. Ve gerçek bir arkadaş bu durumda gereken karşılığı verir ve yapıcı olur. Bunun için onu da suçlamadan daha çok kendi duygularınızı ön planda tutacak cümleler kurmalısınız. Hatta mümkünse bu konuşmayı yüz yüze yapmayı denemelisiniz. “Seninle vakit geçirmeyi seviyorum ama ben kalabalık ortamlarda çok geriliyorum. Beni herkesin içinde dans ettirmeye çalıştığında kendimi kötü hissediyorum. Beni biraz daha sakinken kabul etmeni isterim.” 


İkinci önerim ise arkadaşlığınızın dozunu ayarlamanız olacaktır. Bu ne demektir? İlişkiyi kökten bitirmek zorunda değilsiniz. Ayrıca bu durumla ilgili kaygılarınızdan da bahsetmişsiniz. Bunun için sadece size iyi geleceğinden emin olduğunuz ortamlarda daha seyrek bir şekilde buluşmayı deneyebilirsiniz. Ancak kaygınıza tekrar gelecek olursak olaya şu şekilde bakmanızı istiyorum: Bir ağaç düşünün, dalları çok büyümüş ve hatta çürümeye başlamış. Böyle bir durumda normalde ağaç budanır değil mi? Ve budadıktan sonra tap taze yeni dallar ve tomurcuklar çıkar. İşte aynı bu şekilde o dalın sizi çürüttüğünü hissediyorsanız öncelikle onunla bağınızı gözden geçirmeli ve yeni arkadaşlıklar kurabilmek için kendinize alanlar açmalısınız. Çok büyük sosyal adımlar olmasına gerek yok; bir sınıf arkadaşıyla kısa bir muhabbet, ortak bir ilgi alanı… minik adımlar.


Sizin şu anda yapmanız gereken kendinize zaman tanımak. Bu ufak adımlarla kendinize alan açarak ne istediğinizi daha net görmeniz olur. Hem bu sayede arkadaşlığınız zarar görmez hem de kendinize açtığınız o alanda belki de daha sağlıklı arkadaşlık kurma fırsatları tanımız olacaksınız. Yani amacımız her şeyi dengede tutarak ilerlemek olacak. Bu hafta sadece şunu düşünün: “Benim için şu anda küçük ama net bir sınır ne olabilir?” Ve bunu bir kişiye, küçük bir cümleyle söylemeyi deneyin. Devamı yavaş yavaş gelir.


Sevgilerimle

Uzm. Psk. Gizem YILDIRIM

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular