Bu durumu ben mi aşamıyorum o mu ?
Merhaba daha öncede yazmıştım.Daha geçen hafta nişanlandım.Yaklaşık 5 aylık bir beraberliğim var.nişanlım iyi bir insan onunla pek çok konuda uyumluyuz.Ben muhafazakarım başörtülüyüm ama bana ilişkimizin ilk ayları daha önce başka bir kızla iki yıl önce cinsel bir birlikteliği olduğunu söyledi.Ayrılmak istedim o beni bırakmadı bir şekilde durumu aştığımızı sanıp nişanlandım.Yaklaşık 3 ay konu gündeme gelmedi.Ama geçenlerde benim bir esprim ona bu konuyu hatırlattı ve cinsel birlikteliği aklına geldiğindeki yüz ifadesi beni mahvetti.Günlerdir toparlanamıyorum.Seni seviyorum onu düşünmüyorum dediyse de sanki tekrar aynı döngüye girdim.Artık atlatamıyorum.Sonra aklımda yok ama sen böyle söyledikçe hayalime aklıma geliyor dedi bana toparlanamıyorum.Yıkıldım nikah tarihimiz her şey belli.O ben böyle bir şey yapmış olsam kabul etmeyeceğini söyledi.Şimdi ben onu nasıl kabul edeyim affedeyim.Aklında hala o kız varsa nasıl evleneyim.Kendimi regüle edemiyorum.Çok ağlıyorum.O pişman olduğunu günahını yüzüme vurduğunu buna üzüldüğünü yoksa kuzum bir hata olduğunu nefsine yenik düştüğünü söylüyor. Ne yapacağımı nasıl aşacağımı bilmiyorum .Ben aynısını yapsam asla kabul etmez.Ben nasıl edeyim ?
Bu soru 1 Mayıs 2026 18:41 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Şu an hissettiğin bu derin hayal kırıklığı, yıkılmışlık hissi ve adalet sorgulaması o kadar insani ki.. Özellikle değer yargılarınla, inancınla ve sadakat anlayışınla şekillendirdiğin bir dünyada, partnerinin geçmişindeki bu parça senin için sadece bir bilgi değil, sanki şu anki ilişkinin üzerine düşen karanlık bir gölge gibi.
Zihninde muhtemelen şu an iki ana tema dönüyor: "Adaletsizlik" ve "Yetersizlik/Kıyaslama".
"Ben yapsam kabul etmezdi" düşüncesine bakalım. Bu bir adalet sorgulamasıdır ve çok haklı bir yerden gelir. Ancak bu düşünce, şu anki durumu çözmek yerine öfkeni diri tutar. Burada odaklanmamız gereken şey; onun çifte standardı mı, yoksa senin bu gerçeği kabul edip edemeyeceğin mi?
"Aklında o kız mı var?" kaygısına bakacak olursak.. Nişanlının yüz ifadesinden yola çıkarak onu hatırlıyor, onu istiyor gibi bir sonuca varıyorsun. Bu, "Zihin Okuma" ve "Kişiselleştirme" dediğimiz bilişsel çarpıtmalardır. Zihin okumada karşımızdaki kişinin yerine düşünür onun yerine karar veririz. Kişiselleştirmede ise her ifadeyi her sözü kendi üzerimize alırız..
Ama aslında o anki yüz ifadesi bir hazdan ziyade; pişmanlık, utanç ya da senin vereceğin tepkiden korkma hali olabilir.
Şu an yaşadığın şey bir kabul süreci değil, tahammül süreci. Tahammül ettiğin şey, bir süre sonra böyle patlak verir.
Senin muhafazakar kimliğin ve değerlerin, onun geçmişindeki bu eylemle çatışıyor. Kendine şunu sormanı istiyorum: "Ben bu kişiyi geçmişiyle bir bütün olarak mı seviyorum, yoksa geçmişini silip sadece şu anki halini mi sevmeye çalışıyorum?" Geçmişi silemezsin, sadece o geçmişle kurduğun ilişkiyi değiştirebilirsin.
O bunun bir nefse yenik düşme ve pişmanlık olduğunu söylüyor. Eğer bu bir karakter özelliği olsaydı, şu anki sadakatinden şüphe ederdik. Ancak bu bir geçmiş hata ise, zihnin bunu sürekli bugüne taşıyarak aslında bugünkü ilişkini cezalandırıyor.
Sürekli ağlama ve regüle olamama hali, zihninin bu olayı şu an oluyormuş gibi algılamasından kaynaklanır.
Bu konuyu her konuştuğunuzda, yaranın kabuğunu kaldırıyorsun. "Tekrar aynı döngüye girdim" demen çok normal. Bir karar vermelisin: Bu konuyla ilgili merak ettiğin tüm soruları (detaya girmeden, sadece duygusal boyutta) son bir kez sorup, sonra bu dosyayı geçmiş rafına kaldırmaya hazır mısın?
O kızla ilgili bir görüntü aklına geldiğinde, o görüntüyü siyah beyaz bir fotoğraf gibi hayal et ve yavaşça uzaklaştır. O görüntünün senin şu anki nişanınla, sevginle ve kuracağın yuvayla bir bağı yok. O, senin tanımadığın bir adamın, tanımadığın bir zamandaki hikayesi.
Nikah tarihinin belli olması ya da nişanlı olman seni bir şeye mecbur bırakmaz. Ama şu soru kritiktir: "Onu affetmek zorunda mısın?" Hayır, değilsin. Ama eğer bu yola devam edeceksen, bu meseleyi bir silah olarak kullanmamayı ve kendi iç huzurun için bu bilgiyi evcilleştirmeyi öğrenmen gerekecek.
Şunu düşün: Sen tertemiz bir sayfa açtın, o ise sayfasına bir leke bulaştırmış ve o lekeyi silmeye çalışıyor. Sen o lekeye bakmaktan, sayfanın geri kalanındaki güzel cümleleri okuyamıyorsun.
Şu an çok canın yanıyor biliyorum, ama lütfen kendine yüklenme. Eğer bu değerler çatışması senin için aşılmaz bir duvarsa, bunu şimdi fark etmek, nikahtan sonra fark etmekten daha sağlıklıdır. Ama eğer "Ben bu adamı seviyorum ve pişmanlığına inanıyorum" diyorsan, zihninin seni geçmişin hayaletleriyle korkutmasına izin vermemek için profesyonel bir destek (belki bir çift terapisi veya bireysel süreç) almanı öneririm.
Şu an sadece nefes al ve kendine şunu hatırlat: "Onun geçmişi seni ve değerini asla belirlemez.''
Daha fazla soru sormak istersen buradayız.
Sevgilerle
Değerli zamanınızı ayırıp cevapladığınız için teşekkür ederim.Çok aydınlatıcı ve içimi rahatlatan bir cevap oldu.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.