Kaygı

Bu kadar düşünmek normal mi

Gizli Kullanıcı16 Haziran 2025 08:19

Merhaba ben kendimi bildim bilele hep her şeyi aşırı düşünen biriydim ama artık bu durum beni biraz korkutuyor çünkü düşünmekten uyuyamıyorum 11 yatağa giriyorsam sabah 5 e kadar kafamın içinde hep bişeyler var gerekli gereksiz bir sürü düşünce hele ki yarın bi planım varsa sabaha kadar yarın neyi nasıl yapacağımı neyle gideceğimi gidince ne yapacağımı kimle nasıl konuşacağımı otobüsle gidicwksem eğer hangi durakta ineceğimi doğru inebilicekmiyimi şoföre nasıl inicem diyeceğimi bile düşünüyorum ve kafamın içinde hep diyaloglar kuruyorum artık çok yoruldum bu durumdan psikolojik destek almalımıyım sizce

Bu soru 16 Haziran 2025 12:28 tarihinde Psikolog M. Çağla Karataş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı büyük bir dikkatle ve anlayışla okudum. Sorunuzu okurken aynı zamanda zihinsel bir yorgunluk içinde olduğunuzu hissetmeye çalıştım. Çünkü her gün durduramadığınız aşırı düşünme hali sizi yorabilir. Anlattığınız şey öyle tanıdık ki; bir yanınız “neden bu kadar düşünüyorum?” diye kendinize sorarken, diğer yanınız da “ya bir şeyi atlar, yanlış yaparsam?” diye sürekli tetikte kalıyor gibi... Bu kadar çok düşünmek sizi hem içten içe kaygılandırıyor, hem de geceleri uyutmuyor. Ve tüm bunları anlatmanız, yardım arayışında olmanız çok kıymetli bir adım.


Zihne düşünceler doluşunca, nerden geldi niye düşünüyorum diye sorabilmek gerçekten zor bir hale geliyor. Sizi anlayabiliyorum. Aslında bahsettiğimiz zihni susturamama hali çoğu insanda zaman zaman olabilir. Ancak önemli olan noktası kontrol edebiliyor olabilmek. Çünkü bazen kontrolümüzün dışına öyle sık çıkar ki artık Her ihtimal tek tek düşünülmeye başlanır. Bu durum durduramadığımız bir döngü haline gelir. Bu noktada bunu fark edip sizi etkilediğini gözlemlemeniz. Durdurmak, değiştirmek için neler yapabileceğinizi düşünmeniz çok önemli bir istek. Bu iç görünüz için sizi tebrik etmek isterim.


Bu tarz düşünceleri durduramama hali genelde zihnin, kendini sürekli bir hazırlık hâlinde tutmasıyla başlar. Bu hazırlık hali, başlangıçta güvenli hissettirse de, zamanla düşünce kontrolünü kaybetmeye neden olabilir. Özellikle bir planınız, bir sorumluluğunuz ya da değişiklik yaşanacak bir gün varsa, zihniniz “en ufak detayı bile atlamamalıyım” diyerek sizi sabaha kadar meşgul edebilir. Bu düşünceler yalnızca bir iki konu hakkında değil; bazen gün içinde yaşanan önemsiz bir konuşmadan, ertesi günkü kahvaltının saatine kadar her şeye yayılabilir. İşte bu da zihninizi sürekli uyanık ve gergin tutar. Ve bu durum, zamanla uykuya geçmenizi zorlaştırabilir.


Bu durumun altında çoğu zaman, hayatı kontrol etme isteği, belirsizlikle başa çıkmakta zorlanma, hata yapmaktan korkma gibi konular yatabilir. Siz de örneklerinizde çok güzel ifade etmişsiniz: “Yarın ne yapacağımı, nasıl gideceğimi, kimle nasıl konuşacağımı, hatta şoföre ne diyeceğimi bile düşünüyorum.” Bu satırların her biri, aslında içinizdeki “önceden her şeyi planlayarak hata yapmamayı garantilemek isteyen” tarafınızın bir dışa vurumu gibi. Zihniniz sizi olası olumsuzluklardan korumak istiyor ama bunu yaparken sizi de dinlendirmiyor.


Zihninizde düşünceler akmaya başladığında kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:

“Bu düşündüğüm şey şu an çözülebilecek bir şey mi, yoksa sadece varsayım mı?”

Bu ayrımı yapmaya başladığınızda, zihninizin gerçek ve varsayım arasındaki farkı anlaması kolaylaşabilir.


Bir başka yol da, bu düşünceler kafanıza üşüştüğünde yazıya dökmek olabilir. Yatmadan önce zihninizde dönüp duran ne varsa bir deftere yazın. Planlarınızı, kaygılarınızı, hatta “bugün şoföre ne diyeceğim?” gibi küçük ayrıntıları bile yazabilirsiniz. Zihin, yazıya dökülen bilgiyi “tamamlandı” olarak algılama eğilimindedir. Böylece uyumadan önce aklınızdaki düşünceleri dışarı çıkarmış ve zihninizi biraz boşaltmış olursunuz.


Eğer bu durum uzun süredir devam ediyorsa, günlük yaşamınızı, uykunuzu ve ruh hâlinizi bu denli etkiliyorsa; bir uzmandan destek almanız daha faydalı olabilir. Çünkü bu döngü zamanla kendiliğinden geçmeyebilir. Kendinizi daha iyi tanımak ve zihinsel yükünüzü hafifletmek için de güçlü bir adımdır.


Yaşadığınız bu farkındalık, değişimin ilk ve en güçlü adımıdır. Kendinizi yargılamadan, küçük ama kararlı adımlarla bu süreci yönetebilirsiniz.


Bu süreçte çözüm yollarınızla başa çıkmaya çabalarken bir destek istediğiniz her an, sorunuzu cevaplamak için burada olacağım.



Sevgilerimle...

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.