Bu kadar emeğimin karşılığı bu olmamalı diye düşünüyorum
İyi akşamlar hocam, ben 29 yıllık evliyim. Mesleğim özel yat kaptanı. Ben yazın seferde oluyorum, kışın da ikamet ettiğim İstanbul’a dönüyorum. Eşimi ben çok seviyorum. Hiçbir kötü alışkanlığım yok. Bütün zamanımı evde ailemle geçiriyorum. Tabii bazen fikir ayrılığı oluyordu ama bugüne kadar böyle olmamıştı. Ben bir yanlışım oldu. İban vererek dolandırıcıların tuzağına düştüm ve 1 aydan beri benden ayrı yaşıyor ve yarın boşanma davamız var. Ben boşanmak istemediğimi söyledim. Kendisi, "Anlaşmalı boşanalım, ileride belki tekrardan bir araya geliriz," dedi. Benim eşim evde olan biten her şeyi ailesine anlatıyor; en ufak dahi çocukların üzerinde otoritem yokmuş. Kızım 28 yaşında, boşanmış; bir de torunum. Oğlum var, 24 yaşında. Seni bu yüzden boşuyorum, çocuklara ben vurmadım diye. Bütün sorun bu. Kızımın hatalarını da bana yükledi. Ben kızımı dövmediğim için, her şey benim otoriterliğim olmadığı için ve ben eşimi çok seviyorum. Şimdiden teşekkür ediyorum, hocam.
Bu soru 30 Mart 2026 19:25 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba, anlattıklarının içinde çok katmanlı bir kırılma var ve bu sadece “bir hata ve sonucu” gibi durmuyor. Daha çok, yıllardır kurduğun bir hayatın bir anda anlamını yitirmiş gibi hissettirmesiyle ilgili. Senin tarafında sevgi, bağlılık ve emek hala canlıyken, karşı tarafta bu kadar hızlı bir kopuş olması insanın içinde derin bir adaletsizlik ve değersizlik hissi yaratabilir. “Bu kadar emeğin karşılığı bu olmamalı” düşüncesi aslında çok insani bir yerden geliyor, çünkü burada sadece bir evliliği değil, aynı zamanda kendi hayat hikayeni savunuyorsun.
Dolandırılma meselesi yüzeyde bir olay gibi görünse de, eşinin bunu nasıl anlamlandırdığı daha belirleyici olmuş gibi. Bazen insanlar böyle durumları sadece bir “hata” olarak değil, kontrol kaybı, güven sarsılması ya da hayal kırıklığının bir sembolü olarak algılayabiliyor. Ama burada önemli bir ayrım var: bir insanın başına gelen bir durum ile onun karakteri aynı şey değildir. Senin yaşadığın şey bir mağduriyetken, bunun kimliğine yüklenmesi seni hem incitmiş hem de yalnız bırakmış olabilir.
Bir de anlattığın aile dinamiği dikkat çekici. Eşinin her şeyi ailesine taşıması ve çocuklar üzerinden “otorite” meselesi kurması, aslında ilişkinin iki kişi arasında kalmadığını gösteriyor. Bu da seni sadece eşine karşı değil, bir sistemin içinde yargılanıyormuş gibi hissettirmiş olabilir. Özellikle “ben vurmadım diye otoritem yok” gibi bir yerden suçlanman, değerlerinin tersine bir şeyle itham edilmek anlamına geliyor. Bu da insanın kendini hem yanlış anlaşılmış hem de haksızlığa uğramış hissetmesine neden olur.
Burada zor olan şeylerden biri şu olabilir: sen hala sevgi üzerinden bakarken, eşin daha çok kırılma ve uzaklaşma üzerinden bakıyor gibi. Bu iki farklı duygusal yerde olmak, aynı ilişkiye iki farklı gerçeklikten bakmak gibi. Ve bu durumda insan genelde kendini daha çok anlatmaya, daha çok açıklamaya çalışır ama karşı tarafın hazır olmadığı bir yerde bu çaba çoğu zaman karşılık bulmaz ve daha fazla yorucu hale gelir.
Şu noktada kendine şu soruyu sorman kıymetli olabilir: ben bu ilişkiyi gerçekten şu anki haliyle sürdürmek mi istiyorum, yoksa geçmişteki halini kaybettiğim için mi tutunuyorum? Çünkü bazen biz bir insanı değil, onunla kurduğumuz geçmişi ve o geçmişteki kendimizi bırakmakta zorlanırız. Bu çok insani ama fark edilmediğinde insanı içeride tutan bir döngüye dönüşebilir.
Küçük bir içgörü egzersizi önerebilirim. Sessiz bir anda kendine şu iki cümleyi yaz ve hislerine bak: “Eşim beni gerçekten bugün olduğu halimle görüyor mu?” ve “Ben bu ilişkide kendim olabildiğim bir yerde miyim?” Bu sorulara verdiğin cevaplar, kalmak ya da bırakmak kararından bağımsız olarak, ilişkinin sana ne hissettirdiğini daha net görmeni sağlar.
Aklına takılan bir yer olursa uygulama içinde yeni bir soru olarak yazabilirsin, umarım yardımcı olabilmişimdir🙏🏻
Psikolog/Aile Danışmanı Lara Yelda Aktaş
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.