Romantik İlişkiler

Bu yaşadığım şey ne zaman geçer?

Gizli Kullanıcı23 Mayıs 2026 12:10

Yaklaşık 1 hafta önce ağır bir grip geçirdim ve antibiyotik kullanmaya başladıktan sonra bir anda ilişkimle ilgili istemsiz düşünceler yaşamaya başladım. “Acaba artık eskisi gibi sevmiyor muyum?” düşüncesi geldiğinde yoğun panik, kalp çarpıntısı ve huzursuzluk hissettim. Sonraki günlerde bu düşünceler sıklaşmaya başladı ve günlük hayatımı etkilemeye başladı.

Şu an gün içinde sürekli hislerimi kontrol etme ihtiyacı hissediyorum. Birlikte vakit geçirirken veya mesajlaşırken “Şu an ne hissediyorum?”, “Gerçekten seviyor muyum?” gibi düşünceler geliyor. İçimden gelen davranışlardan sonra bile “Acaba rol mü yapıyorum?” diye sorguluyorum. Özellikle sabahları bazen direkt bu düşüncelerle veya ayrılık senaryolarıyla uyanıyorum.

Bu süreçte yoğun korku, iç sıkıntısı ve zihinsel yorgunluk yaşıyorum. İlk zamanlarda atak sırasında başımın üstü, ense ve kollarda yoğun yanma hissi oluyordu, sanki birisi kaynar su döküyormuş gibi. Aynı zamanda bazen kendime veya yakınlarıma yabancılaşmış gibi hissettim. Sanki onlara bakınca yüzlerini tanımıyormuş gibi ya da hiçbir şey gerçek değilmiş gibi. 1-2 ay önceki eski fotoğraflara bakıp ağlıyorum bazen bir daha öyle olmayacak mı diye. Şu an atakların azalması bile beni korkutuyor çünkü zihnim bunu “Demek ki düşünce gerçek” şeklinde yorumluyor. Sürekli internetten OKB, ROCD ve anksiyete araştırıyor, kendimde kesin bir cevap arıyorum. 2 senedir beraberiz hiçbir sorunumuz yoktu bir anda başladı sanki sevgi ne biliyordum da unutmuşum gibi hissediyorum.

Bu soru 25 Mayıs 2026 14:20 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızdan duygularınızın alt üst olduğunu, yoğun derecede kafa karışıklığı ve zihinsel yorgunluk yaşadığınızı görebiliyorum… sanki güvendiğiniz bir şeyin üzerine kuşku duymaya başlamış gibisiniz. Yazdıklarınızı birlikte ele alalım isterim.


Öncelikle yaşadığınız durum, bir hastalık geçirme süreci ve sonrasında antibiyotik kullanmaya başladıktan sonra fark etmeye başladığınız bir süreç gibi görünse de, burada daha geniş bir kaygı ve zihinsel alarm hali de eşlik ediyor olabilir. 2 senedir bir beraberliğiniz var ve bu zamana kadar belirgin bir sorun yaşamadığınızı söylüyorsunuz. Bazen ilişkilerde dışarıdan her şey yolunda gibi görünse de, kişinin iç dünyasında zamanla biriken kaygılar, belirsizlikler veya tam olarak fark edilmeyen duygusal süreçler, bir tetikleyiciyle birlikte daha yoğun şekilde ortaya çıkabilir. Burada tek bir nedene bağlamaktan ziyade, zihnin şu anki işleyiş biçimini anlamak daha önemli olabilir.


Anlattıklarınızda özellikle dikkat çeken nokta; sürekli hislerinizi kontrol etme ihtiyacı, “gerçekten seviyor muyum?”, “rol mü yapıyorum?” gibi düşünceler ve bu düşüncelerle birlikte gelen yoğun panik ve bedensel tepkiler. Yoğun kalp çarpıntısı, iç sıkıntısı, başta ve kollarda yanma hissi, huzursuzluk ve zaman zaman yaşadığınız yabancılaşma hissi… Bunlar çoğu zaman yoğun kaygı durumlarında bedenin verdiği tepkilerle ilişkili olabilir.


Şu an sanki duygularınızı sürekli bir “ölçme ve kontrol etme” hali içindesiniz. Birlikte vakit geçirirken, mesajlaşırken ya da normalde keyif alabileceğiniz anlarda bile zihninizin “Şu an ne hissediyorum?”, “Gerçekten seviyor muyum?” gibi sorulara dönmesi, zihnin belirsizliği ortadan kaldırma çabası gibi görünüyor. Ancak bu kontrol hali arttıkça, çoğu zaman düşünceler daha sık ve daha baskın hale gelebilir.


Özellikle sabahları bazen direkt bu düşüncelerle veya ayrılık senaryolarıyla uyanmanız, gün içinde sürekli his taraması yapmanız, “acaba rol mü yapıyorum?” diye sorgulamanız ve hatta internetten OKB, ROCD ve anksiyete ile ilgili sürekli araştırma yapıp kesin bir cevap aramanız da bu döngünün bir parçası gibi görünüyor. Bu arayış kısa süreli bir rahatlama sağlasa da, uzun vadede zihnin bu konuyu daha da merkezine almasına neden olabilir.

Şu an atakların azalmasının bile sizde “demek ki düşünce gerçek” gibi bir yoruma gitmesi de yine zihnin anlam arama ve kesinlik bulma ihtiyacını gösteriyor olabilir. Oysa kaygı süreçlerinde belirtilerin artması da azalması da tek başına bir “gerçeklik kanıtı” değildir; bu dalgalanmalar kaygının doğasıyla ilişkili olabilir.


Bu noktada bazı küçük egzersizler deneyebilirsiniz:

“Gerçekten seviyor muyum?” düşüncesi geldiğinde onu çözmeye çalışmak yerine, “Şu an zihnim yine beni tehdit altında hissettiren bir düşünce üretiyor olabilir” diye fark etmeye çalışmak.

Kalbinizi ve duygularınızı sürekli kontrol etmek yerine, o an yaptığınız davranışlara geri dönmek (örneğin yanında kalmak istemek, iletişim kurmaya devam etmek gibi) ama bunu bir “kanıt arama” aracına çevirmemek.


İnternet araştırmalarını ve sürekli içsel kontrolü mümkün oldukça azaltmak, çünkü bu da döngüyü besleyen bir alan haline gelebiliyor.


Şu an yaşadığınız şey, sevginizin olup olmamasından ziyade, yoğun bir zihinsel tarama, kontrol ve güvence arayışı gibi görünüyor. Bu da doğal olarak sizi oldukça yoruyor. Eğer bu süreç günlük yaşamınızı, ilişkinizi ve ruh halinizi giderek daha fazla etkilemeye devam ederse, bir psikologdan destek almak da iyi bir seçenek olabilir. Çünkü bu döngü tek başına taşındığında zamanla daha yorucu hale gelebiliyor ve birlikte ele alındığında daha yönetilebilir bir hale gelebiliyor.


Tekrardan sormak, danışmak istediğiniz bir konu olursa buradan veya profilimden bana her zaman ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Özellikle panik anlarında uygulayabilirsiniz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular