• Anasayfa
  • Sorular
  • Çalışkanım ama kaygım mükemmeliyetle beni eksik hissettiriyor, cildime bile yansıyor.
Psikoloji

Çalışkanım ama kaygım mükemmeliyetle beni eksik hissettiriyor, cildime bile yansıyor.

Gizli Kullanıcı18 Şubat 2026 16:25

Aslinda cok caliska birisiyim psikoloji ogrencisiyim ama herseyi asiri kaygilaniyorum dersde iletisimde ve cildime yansidikca daha cok uzuluyorum sanki birsey mukemmel olmasa ben eksik olucam.Eskiden boyle degildim sinav senem ve bazi sosyal medyada yasanilan haksizlikdan sonra boyle oldum.Sanki tetikde kalmisim gibi her an uzulucek birsey ariyorum,keske hicbirseyi kafama takmasam bu kadar buyuk tepkiler vermesem cunki boyle hayat yorucu.hayatim aslinda duzenli olunca cok iyi hissediyorum ama stress olmasa bile kafaya takilacak uzulecek seylerle karsilasiyorum.

Bu soru 19 Şubat 2026 14:52 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Yazdıklarını okurken şunu hissediyorum: Sen tembel ya da yetersiz değilsin. Tam tersine çalışkan, sorumluluk sahibi ve kendini geliştirmeye açık birisin. Ama zihnin “mükemmel olmazsa eksiksin” filtresiyle çalışmaya başlamış. Ve bu filtre sadece düşüncelerini değil, bedenini de yoruyor.

BDT perspektifinden baktığımızda burada birkaç temel mekanizma var:

Birincisi “ya hep ya hiç” düşünme biçimi.

“Mükemmel değilse eksikim.”

Oysa gerçek hayatta performans bir spektrumdur. %100 ya da %0 değildir.

İkincisi tehdit odağı.

Sınav dönemi ve yaşadığın sosyal medya haksızlığı sonrasında zihnin tetikte kalmış olabilir. Beyin “bir daha zarar görmeyeyim” diye sürekli hata, eksik, risk arar. Bu yüzden hayat düzenliyken bile bir şey bulup ona takılabiliyor. Bu bir zayıflık değil; aşırı aktive olmuş bir alarm sistemi.


Ve üçüncüsü, belki en önemlisi:

Değer ile performansı eşitlemek.

Başarılıysam iyiyim.

Hata yaparsam eksiyim.

Carl Rogers’ın bir sözü vardır:

“İnsan olduğu gibi kabul edildiğinde değişmeye başlar.”

Belki de zihnin sürekli seni itmesinin sebebi, içindeki o koşulsuz kabul alanının zayıflamış olmasıdır.

Cildine yansıması da çok anlamlı. Kronik kaygı sempatik sinir sistemini aktive eder. Kortizol artışı, inflamasyon, hassasiyet… Beden “tehlike var” modunda kalır. Yani yaşadığın şey psikolojik olduğu kadar fizyolojik.


Şimdi küçük ama etkili bir egzersiz önereyim:

Düşünce Yakalama ve Yeniden Çerçeveleme

Bir durum seç (örneğin derste bir hata yaptığın an).

1-Otomatik düşünceyi yaz:

“Yine eksik kaldım.”

2-Bu düşüncenin bilişsel hatasını sor:

Bu ya hep ya hiç mi?

Kanıtım ne?

3-Daha dengeli bir alternatif üret:

“Hata yaptım ama bu beni eksik yapmaz. Öğrenme sürecindeyim.”

Burada amaç pozitif düşünmek değil.

Daha gerçekçi düşünmek.


Bir de sana şunu bırakmak istiyorum:

Mükemmeliyetçilik çoğu zaman başarı arzusu değil, eleştirilmekten korunma stratejisidir.

“En iyisini yaparsam kimse bana dokunamaz.”

Ama insan olmanın doğasında eksik, hatalı ve gelişen olmak var. Senin değerin performansınla ölçülmez.

Belki şu cümleyi içselleştirmek iyi bir başlangıç olabilir:

“Yeterince iyi olmak, mükemmel olmaktan daha sağlıklıdır.”

Zihnin şu an seni korumaya çalışıyor. Ama belki artık biraz da sen zihnine şefkatle rehberlik edebilirsin.

Eksik değilsin.

Yorgun bir zihnin var sadece. 🤍 Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsin, sevgiler...


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular