Çevreye ve kedime yabancılaşma
Merhaba son 3 4 gündür kendime yabancılaşma hissi var bunu daha öncede yaşamıştım ama tatilde ve boş kalınca tekrar geldi özellikle aileme ve etrafa karşı yabancılaşma oluyor kendimi hissetmiyorum gibi böyle olunca da aklımı kaçırmaya başladım diye korkuyorum ve en çok aileme karşı nasıl böyle bir şey düşünürüm diye daha da korkuyorum bu düşünceleri aklımdan nasıl atarım aklımı mi kaybetmeye başlıyorum diye korkuyorum yani niye bir insan ailesine karşı yabancı ya da tanıyabiliyor muyum diye düşünür mü en çok bu korkuttu beni bu düşünceleri aklımdan atmam için yardımcı olur musunuz lütfen teşekkür ederim.
Bu soru 12 Şubat 2026 19:05 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıklarını okurken en çok hissettiğim şey şu: Yaşadığın durumdan çok, o durumun sende yarattığı “aklımı mı kaybediyorum?” korkusu seni yoruyor. Kendine yabancılaşma hissi tek başına bile ürkütücüyken, bir de bunun üzerine “Aileme karşı nasıl böyle hissederim?” düşüncesi eklenince kaygı katlanıyor. Öncelikle şunu bilmeni isterim: Bu deneyim düşündüğünden çok daha yaygın ve bu, aklını kaybettiğin anlamına gelmez.
Kendine ya da çevrene yabancılaşma hissi genellikle yoğun stres, yorgunluk, boşluk dönemleri ya da zihinsel aşırı yüklenme sonrası ortaya çıkar. Tatil ve boşluk zamanlarında zihnin bastırdığı düşünceler daha görünür hâle gelebilir. Bu da geçici bir “kopukluk” hissi yaratabilir. Bu bir psikoz belirtisi değildir; çoğu zaman kaygının bir yan ürünüdür.
Burada önemli olan şu döngüyü fark etmek:
Yabancılaşma hissi geliyor → “Aklımı mı kaybediyorum?” düşüncesi geliyor → Korku artıyor → Beden geriliyor → Yabancılaşma artıyor.
Aslında ilk his kısa ve geçici olabilirken, onu felaketleştiren düşünce süreci hissi büyütür.
“Bir insan ailesine karşı neden yabancı hisseder?” sorusu da seni korkutmuş. Ama düşünceler, değerlerimizle çelişebilir. Zihinden geçen her düşünce kimliğimiz değildir. Zihin bazen en korktuğumuz senaryoları üretir. Bu, o düşüncenin gerçek ya da arzulanmış olduğu anlamına gelmez.
Şimdi sana iki aşamalı bir egzersiz önereyim:
- Düşünceyi Etiketleme
Bir düşünce geldiğinde şöyle de:
“Bu bir düşünce.”
“Aklımı kaybediyorum düşüncesi geldi.”
Bu küçük mesafe koyma, zihnin içeriğini gerçeklikten ayırmaya yardımcı olur. Düşünce ≠ Gerçek.
- Topraklama (5-4-3-2-1 Tekniği)
Yabancılaşma hissi geldiğinde:
5 şey gör
4 şeye dokun
3 şey duy
2 koku fark et
1 tat fark et
Bu egzersiz zihni bedene ve ana getirir. Yabancılaşma hissi genellikle zihinsel aşırı odaklanma sonucu olur; bedenle temas bunu azaltır.
Ayrıca kendine şu soruyu sorabilirsin:
“Bu düşüncenin yüzde yüz kanıtı var mı?”
Gerçekten aklını kaybeden biri genellikle “aklımı mı kaybediyorum?” diye kaygıyla sorgulamaz. Bu sorgulama, aslında farkındalığın yerinde olduğunu gösterir.
Bu süreçte en önemli şey düşünceleri kovalamaya çalışmamak. “Nasıl atarım?” diye zorladıkça zihin daha çok üretir. Ama “Tamam, geldin. Geçebilirsin.” dediğinde güç kaybeder.
Şunu hatırla:
“Bir düşünceye sahip olmak, onu onaylamak değildir.”
Ve Marcus Aurelius’un bir sözüyle bitirmek isterim:
“Zihnin üzerinde gücün var, dış olaylar üzerinde değil. Bunu fark ettiğinde güç bulursun.”
Şu an yaşadığın şey geçici bir kaygı dalgası gibi görünüyor. Dalga geldi diye deniz bozulmuş olmaz. Sen hâlâ sensin. Bu deneyim senin kimliğin değil. Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde istediğin zaman benimle iletişime geçebilirsin, sevgiler...
Psikolog Lara Yelda Aktaş
Cevabınız için çok teşekkür ederimm.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Gizli Kullanıcı
Çok teşekkür ederimm cevabınız için içim rahatladı
13 Şubat 2026 11:42