Çocuğum başkalarıyla bir araya gelmek istemiyor.
Merhaba. 3 yaşında bir oğlum var. 1,5 ve 2 yaşında olmak üzere iki defa operasyon geçirdi. Oğlum Küçüklüğünden beri insanlarla bir araya gelmeyi pek sevmez ve istemez. Parklarda çocuklarla temas etmek istemez. Sadece anneanne babaanne dede gibi tanıdıklarıyla bir araya gelmeyi daha çok sever. Tanımadıklarıyla bir araya gelmeyi pek sevmezdi ama yine de buna büyük sıkıntılar çıkarmazdı. Arkadaşlarımıza gitmis kalmisizdir, birlikte tatile çıkmışızdir ama problem olmamıştı. Aynı zamanda haftanın iki günü oyun okuluna, bir günü de jimnastiğe gidiyor. Oralara gitmekte bir sorun çıkarmıyor. Yaklaşık bir aydır başkalarıyla bir araya gelmeye büyük tepki gösteriyor. Tanisin ya da tanimasin kimseyi istemiyor ben onları sevmiyorum diyor. Neden diye sorduğumuzda onlar kötü diyor. Geçen gün daha önceden tanıdıgı bir çift arkadaşımızın evine gitmek istedik ama asla eve girmek istemedi. Sonrasında kendisi yaşıtında çocuğu olan başka bir çift arkadaşımızı evimize davet ettik. Onların yanına gelmedi, odada kaldı, görmek istemedi. Küçük çocukları odaya geldiğinde onunla oynadı ama anne ve babası gitsin diyor asla görmek istemiyor. Agladi ve tepki gösteriyor. Özellikle yetişkin erkek profiline çok mesafeli ve tepkili. Bunun sebepleri neler olabilir? Bu durumu nasıl aşabiliriz? İnsanlarla olan sosyalligini nasıl arttırabiliriz? Küçüklüğünden beri hemen hemen her gün dışarı çıkarır, marketler fırınlara götürür insanlarla temas ettirmeye özen gösterirken bu durumla karşılaştık. Yorumlarınızı bekliyoruz.
Bu soru 28 Nisan 2026 14:35 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Oğlunuzla ilgili anlattıklarınızı okurken, bu son dönemdeki değişikliğin sizde yarattığı endişeyi hissettim. Gerçekten de bu durum gittikçe artmış ve sizde daha büyük bir kaygıya yol açmış gibi görünüyor.. anlattıklarınızı tek tek ele almak isterim.
Öncelikle, oğlunuz çok erken yaşlarda birçok operasyon geçirmiş.. bu hem sizin için hem de onun için oldukça zor bir süreç gibi görünüyor.. bunun üzerine çevrede kimseyle bir araya gelmek istememesi, akranlarıyla temas etmekte zorlanması da oldukça zorlayıcı olmuş olabilir..
Şunu söylemek isterim ki, küçük yaşta belki de kaldırabileceğinden zor şeyler yaşamış olması, özellikle iki kere operasyon geçirmiş olması, “insanlar yaklaşırsa kötü bir şey olabilir” düşüncesi ve bunun yanında korku hissiyle kendini gösterebilir.. o bunu kelimeye dökemese de, bedeninin ve zihninin öğrendiği bir şey olabiliyor..
“Onlar kötü” demesi de, belki gerçek anlamda kötü olduklarını düşündüğü için değil, “onların yanında kendimi güvende hissetmiyorum” demenin çocukça bir yolu olabilir.. çünkü çocuklar, her ne kadar küçük yaşta oldukları için hatırlamayacakları düşünülse de, bu dönemlerde çekirdek anıları ve düşünce kalıplarını oluşturmaya başlarlar.. çevrelerinde gördükleri her şeyi iyi–kötü, güvenli–güvensiz olarak anlamlandırırlar.. oğlunuzda da bu ayrımın biraz daha keskinleşmiş olabileceğini düşünüyorum.. yaşadığı deneyimler de bunu etkiliyor olabilir..
Ve aslında bir yandan da bununla baş etmeye çalışıyor gibi görünüyor.. oyun okuluna gitmesi, tanıdığı kişilerle daha rahat olmak istemesi bu açıdan oldukça önemli.. ancak bir yandan da yaklaşık 1 aydır devam eden bir değişim söz konusu..
Burada şu soruyu yöneltmek isterim: acaba bu son 1 ayda, çevresinde, ailesinde ya da herhangi bir yerde onu etkileyen bir olay oldu mu?.. eğer olduysa, bu olayın ve sonuçlarının oğlunuz üzerindeki etkilerine bakmak faydalı olabilir.. eğer olmadıysa, burada oğlunuzun özellikle yabancılarla birlikteyken baş etme stratejilerinin “güvende değilim” düşüncesine yönelmesiyle ilgili bir durum söz konusu olabilir..
Özellikle yetişkin erkeklere karşı daha mesafeli ve tepkili olması da dikkat çekici.. bu durum bazen geçmişte yaşanan bir deneyimle bağlantılı olabilir.. ya da ameliyat süreçlerinde, hastanede, muayenelerde daha çok erkek doktor, hemşire ya da anestezi uzmanıyla karşılaşmışsa, zihninde “yetişkin erkek canımı yakar” gibi bir çağrışım kalmış olabilir..
Burada yapılması gereken şey, aslında onu tamamen geri çekmek değil; zorlamadan sosyalleştirmeye devam etmek.. okula, jimnastiğe ve keyif aldığı yerlere gitmeye devam etmesi bu yüzden çok kıymetli.. çünkü çocuk sosyalleştikçe ve güvenli deneyimler yaşadıkça, “çevremde güvenebileceğim insanlar var” duygusunu yeniden kurabilir.. Ayrıca çocuğun bu alanlarda tamamen içe kapanmadığını görmek de oldukça olumlu bir işarettir.. bu da sürecin destekle çözülebileceğini gösterir..
Burada adım adım yapabileceğiniz alanları sizinle paylaşmak isterim, dilerseniz uygulayabilirsiniz.
İlk olarak, duygularını kabul etmek oldukça önemli.. misafirlerin yanında istemediğini söylediğinde ya da tepki gösterdiğinde, bunu bastırmak yerine anlayışlı bir tutum sergilemek gerekir..
Misafir geleceği zaman önceden haber vermek faydalı olabilir. Örneğin, “Bugün eve şu kişi gelecek, istersen odanda kalabilirsin, istersen yanımıza gelebilirsin, bu tamamen senin kararın” gibi bir yaklaşım, ona kontrol duygusu kazandırır.. İlk hedef, hemen iletişim kurması değil; misafir varken evde ağlamadan, panik olmadan bulunabilmesi olsun.. sohbet etmesini beklemeden, ona serbest bir alan bırakabilirsiniz. Eğer yanlarına gelmek istemezse, kapıyı aralık bırakmak gibi küçük alanlar tanımak da işe yarayabilir.. bu hem özgürlük hissi verir hem de merak duygusunu destekler..
Bunun dışında, misafir olmayan zamanlarda evde küçük drama oyunları oynayabilirsiniz. Örneğin “ben şimdi misafirim, kapıyı çalıyorum, eve geliyorum, sen ne yapıyorsun?” gibi canlandırmalar, onun bu durumları zihninde daha güvenli hale getirmesine yardımcı olabilir..
“Onları sevmiyorum, onlar kötü” dediğinde ise, düzeltmekten ziyade duygusunu yansıtmak daha etkili olur.. “şu an korktuğunu ve kendini pek iyi hissetmediğini görebiliyorum” gibi..
Ayrıca güvendiği erkek figürlerle (baba, dede ya da başka bir yakın) daha çok birebir zaman geçirmesini desteklemek de bu algının yumuşamasına yardımcı olabilir, böylece gördüğü yetişkin erkek figürlerine karşı "güvenebileceğim insanlar da var" düşüncesine geçmesine yardımcı olabilir.
Eğer bu durumun arttığını gözlemlerseniz ve buna kabuslar, ayrılma kaygısı gibi ek belirtiler eşlik ederse, bir uzmandan destek almak da iyi bir seçenek olabilir. Şimdilik sizin yapabileceğiniz en önemli şey; onu anlamaya çalışan, acele etmeyen ama yavaş yavaş küçük kapılar açan bir tutumda kalmak. Bu sayede, sizin de güveninizi gördükçe, onu anladığınızı hissettikçe o da kendine ve size daha çok alan açacaktır.
Tekrardan sormak ya da danışmak istediğiniz bir konu olursa buradan veya profilimden ulaşabilirsiniz. 🌿
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.