Çocuğuma öğrenme güçlüğü teşhisi kondu
Birinci sınıf öğrencisi çocuğum okuma yazmayı ogrenemedi . Öğrenme güçlüğü teşhisi kondu. Çözgerden rapor verecekler 20 gün sonra çıkacak ondan sonra Ram merkezine gitmemiz gerekecekmiş hocam ordan da rapor aldıktan sonra istediği rehabilitasyon merkezinde eğitim görebilir dedi psikiyatri doktorumuz. Doktorum özel eğitimi okulda alması mümkün mü elbette gerekliyse götürürüm fakat çocuk istemiyor daha doğrusu korkuyor başka bir ortama girmekten .Heyet için işlemlerimizi yaparken bizimle sıra bekleyenler de vardı devamlı ağlayan değişik sesler çıkaran bir çocuk vardı onu görünce çok korktu bana sarıldı ve içeri girmek istemediğini söyledi .Aşırı merhametli kötü davranışlardan kısacası çoğu şeyden korkan bir çocuk .Şimdi hocam bizde sadece okuma yazma da dersle ilgili sorunumuz var günlük hayatta ilgisini çeken her konuda bilgi sahibi olmak isteyen araştırıp birşeyler öğrenmeye hevesli bir çocuk ordaki ortam onu olumsuz etkiler mi ona kafam takıldı ağlayan çocukla beraber ağlar biri vurursa okula gitmek istemez korkar ne yapmalıyım ben doktorum bana yardımcı olun lütfen .
Bu soru 17 Haziran 2025 13:55 tarihinde Psikolog Fatma Gizem Bitgen tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar Sevgili Ebeveyn,
Yazdıklarınızı ciddiyetle ve hassasiyetle değerlendirdim. Bir anne baba olarak çocuğunuzun hem akademik hem de duygusal olarak zarar görmemesini istemek, hatta bazen daha çok duygusal tarafıyla kaygılanmak, bana çok tanıdık geliyor. Sizin bu koruyucu, dikkatli yaklaşımınız gerçekten anlamlı. Bu noktada çocuğunuzun içinde bulunduğu süreci ve sizin bu konuda neler yapabileceğinize birlikte bakalım isterim.
Öncelikle size öğrenme güçlüğünden bahsetmek istiyorum. Öğrenme güçlüğü en temel tanımıyla zihinsel ve zeka geriliğinden kaynaklanmayan, belirli bir alanda; okuma, yazma, okuduğunu anlama, aritmetik veya akıl yürütme yeteneklerinin kazanımında ve kullanımında yaşanılan güçlüktür. Yani öğrenme güçlüğü beyindeki süreçlerin farklı işlemlenmesinden kaynaklanır ve bir nöro çeşitliliktir.
İkinci olarak ÇÖZGER raporu ve Ram sürecini ele almak isterim. Çözger raporu ve devamında gerçekleşecek süreçler çocuğunuzun içinde bulunduğu duruma göre destek planı oluşturma sürecidir. Çözger raporu ile çocuğunuz özel eğitim veya destek hizmetlerine erişimi sağlar. Okulda uygun düzenlemeler ile eğitim alma imkanı bulur. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) ise çocuğunuzun eğitimde nelere ihtiyaç duyduğunu belirleyen bir kurumdur. Ve süreç şöyle işler. RAM'a başvurunuzun gerçekleşmesinden sonra .RAM, çocuğunuzu çeşitli testlerle değerlendirir (zeka testi, gelişim testleri vs.) gerekiyorsa “özel eğitim desteği” kararını verir. Rapor doğrultusunda çocuğunuz destek eğitim alabileceği sınıflara ya da seanslara yönlendirilir.
Bu süreç çocuğunuzun etiketlenmesi için değil, ona daha uygun ve etkili bir yol çizmek içindir. Erken fark etmek, büyük bir avantajdır. Her çocuk farklı öğrenir ve bu farklılıklar destekle aşılabilir.
Bu noktada özel eğitimi okulda alabilir mı sorunuzun cevabına gelecek olursak Ram raporu ile çocuğunuz kaynaştırma öğrencisi olur ve okuluna öğretmenlerin belirleyeceği Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) ile devam edebilir. Öğretmenleri derslerini buna göre uyarlar. Sınavlarda ek süre, okunarak sınav uygulanması gibi destekleyici önlemler uygulanabilir. Bu süreçte çocuğunuz, okuluna devam ederken haftada 2 ya da 3 saat olmak üzere özel eğitim ve destek eğitim hizmetlerinden de faydalanabilir. Örneğin: bireysel özel dersler, dikkat geliştirme, okuma-yazma terapileri gibi. Bu destekler genellikle MEB’e bağlı rehabilitasyon merkezlerinde verilir ve ücretsizdir (devlet karşılar). Bu süreçte çocuğunuzun öğretmenleri ve özel eğitimcilerle iş birliği içinde olmanız önem teşkil etmektedir.
Son olarak evde çocuğunuzu destekleyici neler yapabilirsiniz , üzerine konuşalım.;
Bu noktada ilk önerim basit, net ve somut yönergeler vermeniz olacak. “Şu ödevi bitir, sonra kitabı oku, sonra çantayı topla.” yerine “Önce ödevi bitirelim. Bittiğinde haber ver.” gibi.
İkinci önerim günlük rutinler oluşturmanız ve buna sadık kalmanız olacak. Çocuklar için tahmin edilebilir bir gün, güven verir. Sabah kalkış saati, ödev zamanı, oyun zamanı, uyku saati gibi günlük zaman akışı bir çizelgeyle görselleştirerek keyifli hale getirebilirsiniz.
Üçüncü olarak dikkat süresine göre çalışma aralıkları belirlemenizi isteyeceğim. Örneğin 10–15 dakika çalışma, 5 dakika mola, zorlandığı alanda kısa, parçalara bölünmüş görevler vermek gibi.
Dördüncü olarak küçük hedefler belirlemenizi ve başarılarını kutlayarak motivasyonunu artırmanızı önereceğim. Örneğin 5 kelimeyi düzgün yazdığında bile “Ne kadar güzel okudun!”
“Harikasın, bu kelimeyi ilk kez doğru yazdın!” gibi cümlelerle desteklemeniz oldukça etkili olacaktır.
Öğrenme sürecine oyunları dahil etmeniz (Harfleri legolarla oluşturmak, dört işlemi top atarak yapmak gibi), süreç boyunca sabırlı ve şefkatli olmanız, resim, hafıza oyunları, hikâye anlatma gibi başarılı olduğu alanlarda başarısını takdir etmeniz. birlikte kitap okumanız süreç boyunca dikkat etmeniz gereken diğer noktalar arasında yer alıyor.
Merak ettiğiniz başka bir ayrıntı, içinizde soru işareti bırakan başka bir şey olursa lütfen yine yazın. Sizi ve çocuğunuzu bu süreçte sabırla, şefkatle desteklemek için buradayız.
Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.
Psikolog Fatma Gizem Bitgen
Teşekkür ederim Fatma Hanım önerileriniz için