Çocuklarımın annesi onları terk etti
30 yaşındayım kötü bir evlilik yaptım dul bir kadınla evlendim bu kadından biri 5 yaşında erkek diğeri 4 yaşında kız çocugum var eşim sürekli kavga çıkartıp bizi terk ediyor ve sonra pişman olup geri dönüyor çocuklarım annesini çok özlüyor diye boşayamıyorum ama hep kavga ediyoruz olmayan şeyleri kafasında kurup kavga çıkartıyor sonra özür dileyip geri dönüyor anlamadım yârdım ediniz boşanmak istiyorum ben
Bu soru 17 Şubat 2026 14:54 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar,
30 yaşında, iki küçük evladın sorumluluğuyla bu kadar ağır bir döngünün içinde hapsolmuş hissetmen gerçekten çok yıpratıcı. "Dul bir kadınla evlendim" diyerek başladığın bu yolda, belli ki büyük bir fedakarlık ve sahiplenme duygusuyla hareket etmişsin; ancak şu an geldiğin noktada bu fedakarlığın karşılığında sürekli bir duygusal istikrarsızlıkla sınanıyorsun.
Eşinin kafasında kurup kavga çıkarması, aslında kendi içindeki huzursuzluğu senin üzerine yansıtma biçimidir. Bazı insanlar, mutluluğu hak etmediklerini ya da mutluluğun her an bozulacağını düşündükleri için, her şey yolundayken bile kaosu kendileri yaratırlar. Bu durum, senin davranışlarından bağımsız olarak onun iç dünyasındaki bir çatışmadan besleniyor olabilir. Sen ne kadar iyi olursan ol, o kafasındaki kötü senaryoyu doğrulamak için bir bahane bulacaktır.
Sürekli evi terk etmesi, aslında bir güç savaşı veya bir yardım çağrısı olabilir. Giderek seni cezalandırıyor, geri dönerek ise "Bak hala beni istiyor, hala güvendeyim'' onayını almaya çalışıyor olabilir. Ancak bu durumun en ağır bedelini 4 ve 5 yaşındaki çocukların ödüyor. Çocuklar için anne, güvenli liman demektir; limanın sürekli yer değiştirmesi çocuklarda ciddi bir kaygı bozukluğu ve "benim yüzümden mi gidiyor?" suçluluğu yaratabilir.
Çocukların annelerini özlemesi çok insani bir durum ama şu soruyu kendine sorman gerekebilir: Sürekli kavga edilen, annenin belirsiz aralıklarla çekip gittiği bir ev mi çocuklar için daha sağlıklı, yoksa daha huzurlu ama ayrı yaşanılan bir düzen mi? Çocuklar kaosu huzur sanarak büyürlerse, ileride kendi ilişkilerinde de bu kavgacı yapıyı normalleştirebilirler. Onları korumak adına katlandığın bu durum, aslında uzun vadede onları daha çok yaralıyor olabilir.
Eşin geri döndüğünde "pişmanlık" göstermesi yetmemeli. Ona şunu net bir dille ifade etmelisin: "Seni seviyorum ama bu gidiş-gelişler hem beni hem de çocukları bitiriyor. Bu durumun düzelmesi için profesyonel bir yardım (psikolojik destek) almanı şart koşuyorum. Aksi takdirde bir sonraki gidişinde kapının senin için açılmayacağını bilmeni istiyorum."
O kavga çıkarıp kafasında kurmaya başladığında, onunla tartışmaya girmek yerine "Şu an gerçek olmayan şeyler üzerinden tartışıyoruz, sen sakinleştiğinde konuşalım" diyerek odadan ayrıl. Yangına körükle gitmemek, onun bu yöntemle seni manipüle etmesini engelleyebilir.
Boşanmak istiyorsun ama vicdanın seni durduruyor. Eğer eşin değişmek için hiçbir somut adım atmıyorsa, senin sadece çocukları düşünerek kalman bir süre sonra senin ruh sağlığını da tamamen çökertebilir. Sen sağlıklı olmazsan, çocuklarına da babalık yapamazsın.
Eşinin evi sürekli terk etmesi ve çocukların psikolojisini bozması, olası bir boşanma davasında çocukların velayeti ve senin hakların konusunda önemli birer dayanaktır. Bir avukatla ön görüşme yapman, sana bir B planı olduğu güvenini verir ve kendini bu kadar çaresiz hissetmezsin.
Şu an en büyük korkun ne? Çocukların annesiz kalması mı, yoksa eşinin sen olmadan ne yapacağı mı? Eğer sadece çocuklar için buradaysan, bu evliliğin bir evlilik değil, bir sabır sınavı olduğunu kabul etmen gerekir. Bu sınavın bitiş çizgisi neresi, bunu sadece sen belirleyebilirsin.
Çocuklar için en iyi anne-baba, birlikte olan değil, mutlu ve dengeli olan anne-babadır.
Mükemmel
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.