Çok agır okb yada agır kaygım var nasıl geçer
Yaklaşık bir süredir kaygı ve aşırı düşünme yaşıyorum. Özellikle sağlığım hakkında çok endişeleniyorum. Küçük belirtileri bile ciddi hastalıklarla ilişkilendirebiliyorum. Saç dökülmem, nefesim, vücudumdaki sesler ve geleceğim hakkında sık sık kaygılanıyorum. İnternetten araştırma yapma ve sürekli güvence alma ihtiyacı hissediyorum. Bazen bu düşünceler gün içinde çok zamanımı alıyor. Bunun yanında kilo vermek, kendime bakmak, ehliyet almak ve motor sahibi olmak gibi hedeflerim var ancak kaygılarım zaman zaman beni zorluyor. Bu durumun nedenini ve nasıl düzelebileceğini öğrenmek istiyorum.”
Bu soru 27 Haziran 2026 09:22 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan, yazdıklarınızı okurken anlattıklarınızın sizin için ne kadar yorucu, zihni sürekli meşgul eden ve gün içinde nefes almanızı zorlaştıran bir deneyim olduğunu hissediyorum. Bir yandan hayatınıza dair hedeflerinizin olması ve ilerlemek istemeniz, diğer yandan zihninizin sık sık “ya bir şey olursa” ihtimaliyle sizi durdurması… bu iki taraf arasında kalmak gerçekten hem yıpratıcı hem de zaman zaman çaresiz hissettirebilir.
Anlattıklarınız sağlık kaygısı ve aşırı düşünme döngüsüne oldukça benziyor. Bu döngüde çoğu zaman beden aslında normal ve çoğu insanda da olan sinyaller verir; saç dökülmesi, nefeste değişiklik ya da vücudun doğal sesleri gibi. Ancak kaygı devreye girdiğinde zihin bu sinyalleri hızla “tehlike” ihtimaliyle yorumlamaya başlar. Ardından doğal bir şekilde rahatlama arayışı gelir: internetten araştırma yapmak, belirtileri karşılaştırmak ya da güvence alma ihtiyacı… Bu davranışlar kısa süreli bir rahatlama sağlasa da, uzun vadede zihne “burada gerçekten kontrol etmem gereken bir şey var” mesajını yeniden gönderir ve döngü böylece devam eder. Zamanla bu da kişinin daha fazla tetikte olmasına ve bedenini daha sık kontrol etmesine neden olur.
Burada önemli noktalardan biri, Sizi en çok zorlayan şey çoğu zaman bedeninizdeki değişimlerin kendisi değil, o değişimlere eşlik eden “ya ciddi bir şeyse” düşüncesinin yarattığı belirsizlik ve tedirginlik hali. Zihin belirsizliği tehdit olarak algıladığında kontrol etmeye yönelir; internet araştırmaları, beden tarama ve güvence alma gibi davranışlar da bu kontrol etme çabasının bir parçası olur. Ancak bu çaba, iyi hissetme niyetiyle yapılsa da, uzun vadede kaygıyı besleyebilen bir döngüye dönüşebilir.
Bu noktada kendinize yaklaşımınızın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu süreç çoğu zaman “yanlış bir şey yapıyorum”dan ziyade, “kendimi güvende tutmaya çalışıyorum” tarafıyla ilgilidir. Yani internetten bakma ya da kontrol etme ihtiyacı aslında sizi rahatlatma çabasının bir parçası. Ancak bu çabanın uzun vadede tam tersine bir etki yaratabildiğini fark etmek, yavaş yavaş farklı bir yol açabilir.
Bu döngü içinde yapılabilecek en önemli şeylerden biri, otomatikleşmiş tepkileri fark etmeye başlamaktır. Örneğin bir belirti fark ettiğinizde hemen araştırmaya gitmek yerine, “Şu an zihnim bana bir tehlike hikâyesi anlatıyor olabilir” diyebilmek, araya küçük bir mesafe koyar. Aynı şekilde güvence alma isteği geldiğinde bunu hemen yapmak yerine kısa bir süre ertelemek (örneğin 10-15 dakika) bile zamanla bu alışkanlığın gücünü azaltmaya yardımcı olabilir. Bu adımlar kaygıyı bir anda ortadan kaldırmaz ama onunla kurulan ilişkiyi daha yumuşak ve yönetilebilir hale getirebilir.
Bir diğer önemli alan ise belirsizliğe tahammül edebilme kapasitesidir. Zihin çoğu zaman “emin olmalıyım, kesin bilmeliyim” noktasına sıkışır. Ancak sağlıkla ilgili birçok durumda %100 kesinlik mümkün değildir. Buradaki hedef tüm sorulara kesin cevap bulmak değil, belirsizlik varken de yaşamın içinde kalabilmeyi yavaş yavaş öğrenmektir. Bu beceri ilk başta zorlayıcı hissettirse de, zamanla kaygının temelini zayıflatır.
Tüm bunların yanında hayatınıza dair hedeflerinizin olması çok kıymetli görünüyor. Kilo vermek, kendinize özen göstermek, ehliyet almak, motor sahibi olmak gibi hedefleriniz aslında yaşamla bağ kurmak isteyen tarafınızı gösteriyor. Kaygı ise bazen bu alanları daraltıp kişiyi sadece zihninin içinde sıkışmış hissettirebilir. Bu yüzden büyük adımlar yerine çok küçük, sürdürülebilir adımlarla hayatın içine yeniden temas etmek bu süreçte oldukça destekleyici olabilir.
Eğer bu döngü uzun süredir devam ediyor ve gün içinde belirgin şekilde zamanınızı alıyorsa, bu alanda bir psikologtan destek almak da oldukça faydalı olabilir. Özellikle sağlık kaygısı ve aşırı düşünme döngüleriyle çalışıldığında, kişinin zihinsel yükü zamanla belirgin şekilde hafifleyebilmektedir.
Tekrardan danışmak, sormak istediğiniz veya destek olabileceğim bir konu olursa her zaman buradayım..
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.