Çok değersiz hissediyorum nasıl başa çıkabilirim?
17 yaşındayım. Kendime karşı çok sert ve kırıcı bir iç sesim var. Baş edemiyorum gerçekten çok değersiz hissediyorum. Sosyal sorunlar yaşıyorum bu yüzden okul hayatım boyunca hiç arkadaş edinemedim sırf şu sebeple bile iç sesim saatlerce bana işkence ediyor uyuyamıyorum. tamam belki haksız değildir ama çok yoruldum. Bana sürekli yalnızlığı hak ettiğimi, diğer insanların gözünde sadece yer kapladığımı, öğretmenler için bile sadece fazladan sınav kağıdı ve zaman israfı olduğumu söyleyip duruyor. Şanslı olduğum tek ortam ailem yani duygusal olarak da desteklendiğim tek ortam evim ama ben artık orada da değerli hissedemiyorum iç sesim bana maddi yük olduğumu söylüyor bu yüzden ki çok sınav kaygısı da yaşıyorum. Bana ait olmayan bir hedefim var yüksek bir puan yapıp iyi bir meslek edinip aileme olan borcumu ödemek gibi bir planım var ama ailemden hic böyle bir baskı almadım. ben neden böyle oluyor bilmiyorum. Psikoloğa gitmekten de korkuyorum hem iletişim kurmaktan korkuyorum hem de psikoloğu boşuna uğraştıracakmış gibi hissediyorum. Saçma olduğunu biliyorum ama bu düşünceleri susturamıyorum. Birinin beni sevebileceğine bile inanmıyorum ( romantik olarak değil). Sevilirsem birilerine zarar veriyormuş gibi hissediyorum... ve ben sevildiğimi hissetmek istediğimde iç sesim açgözlü olduğumu söylüyor. Ve kimseye karşı olumsuz düşünce oluşturamıyorum Bana kasıtlı zarar veren kişilere bile.
Bu soru 15 Ocak 2026 09:36 tarihinde Uzman Psikolog Gizem Yıldırım tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Öncelikle yaşadığınız ve rahatsızlık duyduğunuz bu “değersizlik” hissiyle başa çıkma isteğiniz ve çabanız çok kıymetli. Değersizlik duygusu insanı içten içe yoran ve tüketen bir duygudur. Ancak bu duyguyu tetikleyen birden fazla durum olabilir. Yazdıklarınız üzerinden genel değerlendirme yapacağız.
Bahsettiğiniz bu iç sesiniz… Adeta kontrolden çıkmış gibi duruyor. Sizce de öyle değil mi?O iç sesiniz tam olarak nasıl konuşuyor? Tonu nasıl? Anne sesi gibi mi, sitemli bir dost gibi mi, yoksa başka biri mi konuşuyor içinizde? İnsan, başkasının sözlerini hemen kristal gibi ayırabiliyor. Ama kendi içinde büyüyen sesler... Onlar sis gibi: Kimin nefesiyle dolduğunu anlamak güç.Normalde anksiyete, belki takıntı, öfke, korku gibi olumsuz duygu ve düşünceler her insanda ufak da olsa görülebilir. Ancak kontrolden çıkan bir iç ses ve tükenmişlik varsa, çok zorlayıcı bir durum haline gelir. Ancak bu duruma gelmesi de kolay kolay olmaz. Yani, belki de yıllardır var olan bir ses bu ve bir yerden sonra zihninizi kaplamış.
Bir insanın kendisini bu kadar değersiz hissetmesi, kendisini fazlalık ve bir yük gibi görmesinin altında bazı düşünceler yatar. Belki de o kadar mükemmel olma ihtiyacı hissediyorsunuz ki, mükemmel olmazsanız kimse sizi kabul etmeyecek veya tam hissetmeyeceksiniz. Fakat mükemmellik nedir? Mükemmel nasıl olunur? Neye göre veya kime göre mükemmellik? Belirli bir kriteri var mıdır bunun? Aslında varmak istediğim nokta şu: Siz kendinizi olduğunuz gibi kabul etmiyorsunuz gibi görünüyor. Çünkü siz kendinizi kabul ettiğinize inanmazsanız, başkalarının zaten sizi kabul edeceğine inanmanız gerçekten zor.
Aile faktörünü değerlendirdiğimizde, genel olarak destekleyici olduklarından bahsetmişsiniz. Ancak bu kısmı psikoterapi seanslarıyla biraz daha incelemekte fayda var. Sadece destekleyici ve güven veren aile yapısının olup olmadığını değerlendirmek değil; genetik olarak bir depresyon veya anksiyete yatkınlığının olup olmadığını ayrıntılı bir şekilde inceleyebilmek için. Çünkü genellikle bu tarz durumlar bahsettiğiniz “sınav kaygısı” gibi kişiyi zorlayabilecek yaşantılarla tetiklenebilir. Kaldı ki üniversite sınavına hazırlık süreci başlı başına bir stres faktörüdür. Bu kaygının çok sağlıklı ve dikkatli bir biçimde, gerekli hallerde uzman desteğiyle hassasiyetle kontrol altına alınması gereklidir. Her şeyden önce ruh sağlığı en kıymetlisidir.
Bir de şu kısım benim çok dikkatimi çekti: “Psikoloğu boşuna uğraştıracakmışım gibi hissediyorum.” Bakın, bu cümle aslında şunu söylüyor: “Ben yardım edilmeye değecek kadar önemli değilim.” Ve işte tam da bu yüzden, destek almaya en çok hakkı olan kişiler genelde kapıdan girmeye çekinir. Bu duygu, sizin “saçma bulmanızla” geçmiyor, çünkü duygular mantıkla değil, deneyimle iyileşiyor. İletişim kurmaktan çekiniyor olmanız, kendinizi anlatmakta zorlanıyor olmanız aslında tam da çalışılması gereken bir konu.
Gençlerle çalışan bir uzman olarak içtenlikle söylemek isterim ki; değersizlik duygusu sıklıkla karşılaştığım ve çalıştığım bir konu. Özellikle bu yaşlarda kendini kıymetli ve bir şeyleri başarmış hissetmek çok kıymetli. Şu anda bile, bu kadar zor duygunun içinden böyle açık yazmanız, içinizde ne kadar güçlü ve iyileşmek isteyen bir yan olduğunu gösteriyor.
Ufak bir etkinlik önermek istiyorum. İç sesinizin size söylediği en sert cümleyi bir kağıda yazın ve bu cümleyi sanki sizinle yaşıt çok sevdiğiniz bir arkadaşınız ya da kuzeninize söylenmiş gibi hayal edin. Örneğin “Ben sadece yer kaplayan biriyim” cümlesini kuzeniniz düşünüyor olsaydı, ona şefkatli yanınızla düşünerek bunun doğru olmadığını nasıl anlatırdınız?
İlerleyen süreçlerde de daha ayrıntılı görüşmek isterseniz yardımcı olmak isterim. Sevgiyle kalın.
Uzm. Psk. Gizem Yıldırım
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
4-7-8 Nefes Tekniği
Küçük Şükür Molası
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Gizli Kullanıcı
Cevabınız için çok teşekkür ederim. Uygulamayı çok bilmiyorum eğer yanlış yere yazıyor isem çok özür dilerim farkedersem mutlaka düzelteceğim. Açıkcası kimsenin mükemmel olamayacağını biliyorum ve insanların sevilebilmek için mükemmel olmak zorunda olmadıklarını da biliyorum fakat kendime baktığımda iç sesim en ufak kusurumu alıp kocaman bir kimlik problemi yaptığından dolayı hata yapmaktan da kusur barındırmaktan da korkuyorum fakat bunu tam olarak mükemmelliyetçilik isteğiyle yaptığımdan da emin değilim... bir tanı almadım ama muhtemelen sosyal anksiyete bozukluğu gibi bir durumu yıllardır yaşıyorum sosyal anlardan önce veya sonra kaygımı kontrol edemiyorum zihnim kabarıyor gibi oluyor sosyal an içindeyse çok pasif ve donmuş gibi oluyorum hep alışılmış ve sohbeti sürdürmeye yaramayan cevaplar veriyorum ... ve bunlar benim isteklerimle çok çatışıyor ben konuşabilmek arkadaş edinebilmek sosyal ortamlara dahil olabilmek istiyorum ama yapamıyorum bu noktada evet kendimi kabullenemiyorum. Maskeyle yaşıyor gibi hissediyorum etrafımdaki kimse tarafından tanınmıyorum. belki bu benim kimliğime karşı gelebilecek eleştirileri koruyor olabilir ama ben varlığımı hissedemiyorum... ama benliğimi ortaya koymak istiyorum aslında o eleştirilerden etkilenmeyecek kadar güçlü olabilmek istiyorum Ama yapamıyorum... basit sosyal işleri bile yaparken kalbim çok çarpıyor ekmek almaya gittiğimde bile. Bir noktada gerçekten çok eksik hissediyorum herkes yapabiliyorken ben yapamıyorum diye düşünüyorum bunun gibi birsürü düşünce birikince gerçekten değersiz hissediyorum. Öyle ki içimdeki ses beni insan olarak bile tanımlamıyor. Insan olmaya çalışan hücre yığını olarak görüyor beni. Içimde böyle sert bir yargıcı taşımayı hak ettiğime inanmak istemiyorum ama çok konuşuyor ve o haklıymış gibi geliyor... bahsettiğiniz etkinlik hakkında ise gerçekten daha önce kuzenimle benzer bir konuda dertleşmiştim ve kendime gösteremediğim anlayışı ve şefkati ona çok rahat gösterebilmiştim kendime söylediğim kelimelerin hiçbiri ona dökülmedi... neden kendime böyle davrandığımı anlayamıyorum. Önerdiğiniz egzersizler için de teşekkür ederim... ileride daha fazla destek alabilmek için kendimi cesaretlendirmeye çalışacağım.
15 Ocak 2026 11:19