• Anasayfa
  • Sorular
  • Çok dışa dönük biriyim ama bir o kadar da yalnız hissediyorum
Kaygı

Çok dışa dönük biriyim ama bir o kadar da yalnız hissediyorum

Gizli Kullanıcı24 Mart 2026 18:51

Direkt konuya girmek istiyorum. Sınıfımda neredeyse herkesle arkadaşım ama arkadaş grubum sadece 4 kişilik. Ayrıca çok sessiz bir grubuz ve ayrıldığım sevgilim diğer eski en yakın arkadaşımın da olduğu (hoşlandığı kız benimle onu kıskandı diye konuşmama kararı almıştım.) kızlarla karışık olan grubunda kahkahalarla gülüyor. Bu da “benim yokluğumu hissetmiyorlar mı hiç?” Diye düşünmeme neden oluyor. Ama onlara gidip özür dilemek küstahça. Onları çok kıskanıyorum. Hep eksikmişim gibi geliyor. Sanki olmam gereken yer burası ama burayı rahat bulmuyormuşum gibi. Çok üzülüyorum ve onlar hayatı yaşarken ben burda küçülüyormuş gibi hissediyorum. Ayrıca bir soru sormak istiyorum izninizle. Psikologlar onlara gelen kişilerin ebeveynlerine çocuklarının ne anlattığını söylerler mi? Cevaplarsanız çok sevinirim!

Bu soru 28 Mart 2026 14:47 tarihinde Psikolog Aslıhan Atalan tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,

Anlattıkların çok tanıdık bir duygusal tabloyu gösteriyor: bir yandan bir gruba ait olma isteği, diğer yandan orada bulunamamanın yarattığı eksiklik ve kıyas duygusu. Özellikle eski partnerinin ve eski yakın arkadaşının olduğu bir grubun içinde neşeli ve rahat görünüyor olmaları, ister istemez sende “benim yokluğum hiç fark edilmiyor mu?” düşüncesini tetikliyor. Bu düşünce çok insani ama aynı zamanda duyguyu derinleştiren bir yorum içeriyor; çünkü onların dışarıdan görünen hali, senin yokluğunun onlar için ne ifade ettiğini tam olarak yansıtmayabilir. Sen şu an sadece onların gülen, eğlenen tarafını görüyorsun ve zihnin bunu “ben eksikim, onlar tamam” şeklinde tamamlıyor. Bu da kıskançlık, değersizlik ve geri çekilme hissini artırıyor.


Diğer taraftan “özür dilemek küstahça olur” düşüncen de seni hareket etmekten alıkoyan bir bariyer gibi duruyor. Oysa burada mesele özür dilemekten çok, kendi isteğinle bir temas kurmak isteyip istemediğini netleştirmek. Eğer gerçekten o grupla yeniden bir bağ kurmak istiyorsan, bu bir “alttan alma” ya da “kendini küçültme” değil, kendi ihtiyacını sahiplenmek olur. Ama istemiyorsan da kendini zorlamak zorunda değilsin. Şu an yaşadığın en temel çatışma, aslında “ait olmak istediğim yer mi burası, yoksa sadece dışarıda kalmış olmak mı canımı yakıyor?” sorusunda düğümleniyor.


Kendini “onlar hayatı yaşıyor, ben küçülüyorum” gibi hissetmen ise içsel bir karşılaştırmanın sonucu. Bu tür karşılaştırmalar genelde gerçeklikten çok duygunun etkisiyle şekillenir ve seni olduğundan daha geride, daha eksik hissettirebilir. Oysa senin de bir sosyal çevren var ve sessiz bir grup içinde olman, değersiz ya da eksik olduğun anlamına gelmez; sadece farklı bir ilişki biçimi içinde olduğunu gösterir.


Sorduğun soruya gelirsek: Psikologlar etik kurallar gereği danışanlarının anlattıklarını gizli tutmak zorundadır. Eğer kişi 18 yaşından büyükse, hiçbir şekilde ailesiyle bilgi paylaşılmaz. 18 yaş altındaysa da, danışanın kendisine ya da bir başkasına ciddi zarar verme riski gibi istisnai durumlar dışında, paylaşılan bilgiler yine gizli tutulur ve bu süreç genellikle danışanla birlikte yürütülür. Yani terapi ortamı, kişinin kendini güvenle ifade edebileceği bir alan olarak korunur.


Özetle, şu an yaşadığın duygular seni zorlasa da, bu durum senin eksik olduğun anlamına değil, ait olma ve görülme ihtiyacının şu an karşılanmadığına işaret ediyor. Burada önemli olan, kendini dışarıdan nasıl göründüğün üzerinden değil, gerçekten neye ihtiyaç duyduğun üzerinden anlamaya çalışman olacaktır.

Psk.Aslıhan Atalan


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.