Aile

Değer görmek için, vefa görmek için ne yapmalıyım

kirilmis30 Aralık 2025 00:08

Eşimle 4 senelik evliyiz ve gerçekten çok güzel seven ve merhametli bir insan. Ancak konu ailesi olunca akan sular duruyor. Annesi sürekli mağdur edebiyatı yapıp abisinin maddi duruma ihtiyacı olduğunu dile getiriyor. Veya mağdur olacak herhangi bir kişi olabilir. Ondan bağımsız sürekli yapacağımız yatırımlara karışıyor. Sanki kendisine alıyor. Eşim ile kendimiz çalışıp bu günlere geldik. Bu 4 sene içinde bir de başarısız bir tüp bebek deneyimimiz oldu. Kolay şeyler yaşamadık. Gelmek istediğim konu ise şu:

Ben eşimden tatile gitmeyi istedim. Baş başa vakit geçirmenin bize iyi geleceğini öne sürerek. Ilk önce geçiştirdi tamam bakariz dedi. Tekrar bu konuya değinince delirdi birden, işte ne kadar bencilsin abimin durumu yokken ben nasıl keyif yapayım ev aldık borcumuz var sen hep kendi keyfini düşünüyorsun gibi sözler sarf etti. Halbuki ben ona ilişkimizi düşündüğümü söyledim ikimiz için iyi olacağını. o kadar kırıldım ki şuan ona karşı hiç bir şey hissetmiyorum. Sıfır yani. Kırgınım. Bu konuyu konuşmak bile istemiyorum artık onunla. Tepkisini tahmin edebiliyorum. O tabiki hiç bir şey olmamış gibi davraniyor şuan. Ama ben durgunum ve o bunu fark etti. Az öncede duygusal türküler açıp ağlıyordu hiç üzülmedim onun için. Çünkü o beni ağlatınca kırınca yanıma gelip umursamiyor bile. Şuan kendime vakit ayiriyorum. Ona verdiğim bütün değer, emek, sanki hepsini unuttu.

Bu soru 10 Ocak 2026 17:59 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Sen aslında eşinden “çok şey” istemiyorsun; görülmek, anlaşılmak, yanında hissedilmek istiyorsun. Değer görmek ve vefa görmek dediğin şey tam olarak bu. Ama yaşadıkların, uzun süredir bu ihtiyacının karşılanmadığını ve artık içinde ciddi bir duygusal yorgunluk biriktiğini gösteriyor. Şu an hissettiğin donukluk, hiçbir şey hissetmiyor gibi olman bir anda ortaya çıkmış bir durum değil; bu, defalarca kırılıp sesinin duyulmadığını hissetmenin doğal bir sonucu.


Eşini sevgi dolu, merhametli biri olarak tanımlaman çok kıymetli. Demek ki bu ilişkide gerçekten emek, bağ ve geçmiş var. Ancak bir ilişkide sadece “iyi insan olmak” yeterli olmuyor. Özellikle evlilikte, eşin seni önceliklendirebilmesi, seninle “biz” olabilmesi çok temel bir ihtiyaç. Sen eşinin ailesiyle ilgili hassasiyetini anlıyorsun; abisinin maddi durumu, annenin mağduriyet söylemleri, borçlar… Bunların hepsi gerçek ve zorlayıcı. Ama sorun şu ki, bu zorluklar her seferinde senin ihtiyaçlarının üstünü örtüyor. Sen tatil istediğinde, bu bir “keyif düşkünlüğü” değil; yaşanan onca şeyden sonra ilişkiye nefes aldırma çabası. Ama senin bu ihtiyacın, eşinin zihninde bencillik olarak etiketlenmiş.


Burada seni en çok yaralayan noktalardan biri, eşinin sana yönelttiği dil. “Sen hep kendi keyfini düşünüyorsun” cümlesi, insanın kalbine saplanan bir cümle. Çünkü sen kendini savunmaya çalıştığında bile, ilişkinizi düşündüğünü söylüyorsun. Yani niyetin “ben” değil “biz”. Buna rağmen suçlanan, duyarsız ve anlayışsız konumuna itilmiş olman, değersizlik hissini kaçınılmaz kılıyor. Değer görmek bazen büyük jestler değil, niyetinin doğru anlaşılmasıdır. Sen burada tam da bu noktada görülmediğini hissediyorsun.


Tüp bebek sürecinden bahsetmen çok önemli. Bu, çiftler için hem fiziksel hem duygusal olarak çok ağır bir deneyimdir. Yas, umut, hayal kırıklığı ve suçluluk duyguları iç içe geçer. Böyle bir süreçten sonra baş başa kalmak istemen, ilişkinin bağını onarma isteğidir. Ama bu ihtiyacın görmezden gelinmesi, senin acının da yalnız yaşandığı duygusunu besliyor. İnsan yalnız ağladığı yerde, zamanla bağ kurma isteğini de kaybeder. Şu an “hiçbir şey hissetmiyorum” demen, aslında hislerin bitmesinden çok, korunmaya geçmenle ilgili olabilir.


Eşinin şu an hiçbir şey olmamış gibi davranması, senin için ayrı bir yük. Çünkü senin iç dünyanda fırtına koparken, onun gündelik hayata devam etmesi, “Benim yaşadığım görülmüyor” duygusunu güçlendiriyor. Onun ağlaması, türkü açması seni etkilemiyor çünkü sen ağladığında yanında kimse yoktu. Bu noktada yaşadığın şey çok insani: İnsan, kendi acısı tutulmadığında başkasının acısına temas edemiyor. Bu bir vicdansızlık değil; bu, duygusal tükenmişlik.


“Değer görmek için, vefa görmek için ne yapmalıyım?” soruna bütüncül bir yerden yaklaşmak istiyorum. Öncelikle şunu netleştirelim: Değer görmek için daha fazla fedakârlık yapman, daha çok susman ya da daha anlayışlı olman gerekmiyor. Zaten bunları fazlasıyla yapmışsın. Değer, talep edilerek değil; sınır çizildiğinde görünür olur. Sen bugüne kadar “anlayan”, “idare eden”, “bekleyen” rolde kalmışsın. Bu rol seni iyi biri yapmış olabilir ama seni görünür kılmamış.


Burada atılabilecek ilk adım, suçlama içermeyen ama net bir dille duygunu ifade etmek. “Sen hep aileni seçiyorsun” demek yerine, “Bu konuşmada kendimi çok yalnız ve değersiz hissettim” diyebilmek. Bu, karşı tarafı savunmaya itmeden kendi iç dünyanı açar. Ama şunu da söylemek gerekir: Sen bu konuşmayı yapmaya hazır hissetmiyorsan, kendini zorlamak zorunda değilsin. Şu an kendine vakit ayırman, duygularını toparlaman çok kıymetli bir ihtiyaç.


Eşinin ailesiyle kurduğu bağda ciddi bir sınır problemi olduğu da görülüyor. Kendi çekirdek ailesini, yani seni ve evliliğinizi koruyacak bir psikolojik mesafe henüz oluşmamış olabilir. Bu, çoğu zaman kötü niyetten değil; suçluluk, borçluluk ve “iyi evlat olma” baskısından kaynaklanır. Ama bu durum değişmediği sürece, senin hep ikinci planda kalma riskin vardır. Vefa, sadece aileye değil; eşe de gösterilir. Bunu istemek senin hakkın.


Son olarak şunu söylemek isterim: Şu an yaşadığın duygusal kopuşu ciddiye almak önemli. Bu “geçici bir kırgınlık” gibi görünse de, uzun süre konuşulmadan kalırsa daha derin bir yabancılaşmaya dönüşebilir. Bir çift terapisi ya da bireysel destek, hem senin duygularını netleştirmen hem de eşinin bu dinamikleri fark etmesi için çok faydalı olabilir. Bu bir “evliliğimiz kötü” göstergesi değil; aksine, ilişkiyi koruma çabasıdır.


Sen çok şey yaşamış, çok dayanmış ve hâlâ ilişkiyi düşünebilen birisin. Bu, senin ne kadar güçlü ve değerli olduğunun kanıtı. Ama unutma, bir ilişkide vefa tek taraflı taşınmaz. Sen görülmeyi, duyulmayı ve öncelik olmayı hak ediyorsun. Bunu istemek ne bencillik ne de nankörlük. Bu, insan olmanın en temel ihtiyacı.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru olursa bizlere yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin. Aklına takılanları yorumlarda yazabilirsin. Kendine iyi bakman dileğiyle.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Renk Nefesi
Renk nefesi, nefes alırken pozitif bir rengi zihinde canlandırıp bedeninize davet etmeyi, verirken i...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular