Düğünüme 2 ay kaldı korkuyorum
Betül canbele yazıyorum ona yönlendirilmesini istiyorum bu gece yüzleşme yaşadık betül hanım içimdeki herşeyi döktüm ne hissettiğimi evlilikten korktuğumu ayaklarımın geri gittiğini bu şekilde kavgaların bulunduğu bir evlilik istemediğimi içimdekilerin hepsini döktüm agresif yaklaşmadı sessizce dinledi sonrasında ben konuşmadan sonra eve gitmek istedim eve geldikten sonea oda eve gitti seni seviyorum diyip uyudu içimdekilerinin hepsini aktarmış olmanın verdiği rahatlığı yaşadım artık biliyor ne istediğimi nasıl istediğimi ona bırsktım süreci
Bu soru 9 Haziran 2025 10:40 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Sana yanıt verirken daha önceki tüm paylaşımlarını da göz önünde bulundurarak yazıyorum. Çünkü senin için bu süreç, sadece bir düğün hazırlığı değil; aynı zamanda yıllardır içinde biriktirdiğin tüm duygularla yüzleşme, kendine yeniden kulak verme ve hayatının yönünü belirleme yolculuğu. Yazdıklarını büyük bir dikkat ve özenle okudum. O gece yaşadığın yüzleşmenin senin için ne kadar zor ama bir o kadar da arındırıcı olduğunu anlayabiliyorum. Kalbini açmak, korkularını, içten içe bastırdığın duyguları olduğu gibi söylemek büyük cesaret ister. Sen bu cesareti göstermişsin. Bu, küçümsenmeyecek bir içsel büyüme işaretidir.
İlişkinin başından bugüne kadar yaşadığın tüm duyguları düşündüğümüzde, bu yüzleşme aslında çok gecikmiş ama bir o kadar da ihtiyaç duyulan bir adımdı. İçindekileri dile getirmen sadece partnerine değil, aslında kendine de “artık susmayacağım” deme şekliydi. Sen yıllarca sessizce bazı şeyleri tolere etmiş, “belki düzelir” demiş, “ben daha fazla çabalarsam olur” diyerek kendini geri plana atmıştın. Ama artık iç sesin yükseldi ve “ben de varım, ben de bir şeyler hissediyorum, korkuyorum, böyle bir hayat istemiyorum” dedi.
Partnerinin bu yüzleşmeye agresif yaklaşmaması, seni dinlemesi önemli bir adımdı. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Dinlemesi, seni anlamasıyla aynı şey midir? Bunu zaman gösterecek. Çünkü dinlemek bir eylemdir, anlamak ise dönüşümle gelen bir niyettir. Seni dinledikten sonra, gerçekten söylediklerin üzerine düşünecek mi, iç görü kazanacak mı, yoksa sadece sessiz kalarak süreci geçiştirmeyi mi seçecek… İşte bu süreçte senin bekleyip gözlemlemen gereken en kritik şey bu olacak.
"Süreci ona bıraktım" diyorsun. Bu cümle, içinde bir rahatlama taşıyor ama aynı zamanda bir kırgınlığı da barındırıyor gibi. Uzun süredir yükü sen taşıdın; kararları, sorumlulukları, çabayı. Şimdi bu yükü onun sırtına bırakmak, biraz da “artık ben değil, sen düşün” deme halin gibi. Bu anlaşılır bir durum. Ancak önemli olan şu: Bu süreçte sadece onun ne yapacağını değil, senin bu bekleyişte nasıl hissettiğini de gözlemlemek. Kalbin, tekrar bağ kurmak için açık mı? Hâlâ onu düşündüğünde geleceğe dair sıcak bir umut hissediyor musun, yoksa artık sadece “olanı kabullenmişlik” duygusunda mısın?
Sana uzun süredir hissettirdikleri, seni bir “bekleme” haline soktuysa, bu ilişkide var olmak senin için artık kendinden vazgeçmek anlamına gelmeye başladıysa, orada tekrar tekrar düşünmeye ihtiyacın olabilir. Çünkü evlilik; iki kişinin birlikte yol aldığı bir süreçtir ama aynı zamanda her bireyin kendi iç dengesini koruyabildiği, büyüyebildiği bir alandır. Sen bu evlilikte kendini unutuyorsan, bastırıyorsan, sadece onun çabasını bekleyen biri haline geliyorsan, bu senin yaşam enerjinden çalar.
Şimdi dönüp kendine şu soruları sormanı isterim:
Bu ilişki bana ne hissettiriyor?
Bu insanla birlikteyken kendimi özgür, değerli, sevilmiş hissediyor muyum?
Onun beni anlamaya çalıştığını, bana karşı şeffaf olduğunu, duygularımı ciddiye aldığını düşünüyor muyum?
Birlikte kuracağımız hayatın içinde ben “kendim” olabilecek miyim?
Eğer bu soruların cevapları seni rahatlatmıyorsa, kalbin hâlâ sıkışıyorsa, bunları yok saymak yerine daha çok üzerine gitmelisin. Çünkü evlilik düğünle başlamaz, karar anıyla başlar. Senin kalbin o kararda gerçekten var olmalı.
Bu noktada, yüzleşmeyi gerçekleştirmiş olmanın getirdiği rahatlamayı elinde tut. Çünkü bu, senin kendini inkâr etmemenin göstergesi. Bu senin cesaretin. Artık sustuğun yerden değil, hissettiklerini sahiplenerek ilerliyorsun. Bu nedenle ne karar verirsen ver, o karar senin duygularının rehberliğinde olacak. Bu çok kıymetli.
Unutma ki sen değerli, hisseden, farkında bir bireysin. Kendini sevmeye başladığın yerde, neyi hak ettiğini daha iyi görürsün. Sevilmek, değer görmek, anlaşılmak ve huzur bulmak senin de hakkın. Kalbini yok sayarak değil, kalbinin sesini duyarak ilerlediğinde; yolun daha berrak olur.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Eğer bu süreçte başka soruların olursa, hissettiklerini yeniden paylaşmak istersen, her zaman buradayım. Senin kendine sadık kalma çabanı görmek, bir psikolog olarak da çok kıymetli.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
Müthiş biri
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Gizli Kullanıcı
Yeniden bir paylaşım yapmak istediğimde sizlere yazacağım betül hanım ismim seda belki gözükmüyordur diye söylemek istedim kendimde güç bulmamı sağladı sizinle iletişim kurduğum süreç minnettarım..
9 Haziran 2025 11:07Psk. Betül Canbel
Merhaba Seda Hanım, Evet isminiz gözükmüyor. Söylediğiniz için teşekkür ederim. Geri bildirimleriniz için de teşekkür ederim. Ne zaman yazmak isterseniz buradayım. Kendinize iyi bakmanız dileğiyle. Sevgiler, Psikolog Betül Canbel
9 Haziran 2025 11:50