Psikoloji

Düğünüme 2 ay kaldı korkuyorum

Gizli Kullanıcı23 Haziran 2025 17:06

Betül canbel ile devam etmek istiyorum.Betül hanım iş yerinde iken yazmıştım size biraz fazla karışık yazmışım kafam o kadar dolu ki artık cümleler karışmaya başladı.Yaklaşık olarak bir ay oldu benim bu konuşmaya çalışma sürem.Bu süreçteNişanlım kendince bir şeyler yapmaya çalıştı bana iyi davranmaya çalıştı hiç çiçek alıp gelmeyen insan bahçeden bana çiçek toplayarak geldi bir yere gitmek istediğimde hayır demeyerek çok keyifli vakit geçirerek bir gün geçirmemi sağladı normalde kıyafetime karışan biri ama o gün karışmadı veya sonrasındaki günlerde de karışmadı Ama devam eden süreçte ben hala kendimi ifade etmeye çalışıyordum ya da bana iyi davrandığı için acaba ben mi çok büyütüyorum diyip tekrar içime atıyordum ama içimdeki stres bir türlü geçmiyordu.Bu nedenle de sürekli konuşmaya devam ettim artık bu konuşmalara devam etmemem gerektiğini ve çok sıkıldığını söyledi benim kendi kendimi bir döngüye girdiğimi ve bu işin içinden çıkamadığımı dile getirdi.Ben de ona sürekli içimde yaşadığım hissi ifade etmeye çalıştığımı bana destek olmasını herhangi bir cümle içimi rahatlatacak güzel bir cümle söyleyerek bana güvence vermesini beklediğimi söyleyip durdum.Elimden gelmeyen şeyler için bile beni kısıtlıyordu bu konuları dile getire getire galiba bir şekilde kabullendiremeyi başardım artık elimde olmayan şeyler için bana karışmayı bırakıyor gibiydi ama benim içimdeki sıkıntı geçmiyordu Sanırım aklımdan geçen cümleleri artık güzel bir şekilde ifade etmesini bekledim ama o çok konuşmayı seven çok iletişim kurmayı seven benim gibi uzun cümleler kurabilen bir insan da değil.Ondan süslü cümleler beklemedim ama onca yaşanmış durumun üstüne fiziksel temasların bulunduğu anlar olsun küfürler olsun yüzüğü çıkarıp attığı zamanlar olsun bunların hiçbiri için özür dilemedi bunca zaman ve ben bunun Birikmişliği ile sürekli konuşmak istedim zaten ama sonuç olarak bir yere varamadık bu konularla alakalı sadece beni çok sevdiğini ve beni sakındığını söyledi bir daha da bu tarz durumların içinde olmayacağımızı söyledi artık bu durumlarda daha fazla konuşmamız gerektiğini söyledi ama sanırım içimdeki inanç yeteri kadar tatmin olmadı.Bu noktada sürekli daha fazla konuşmaya çalıştım buluşmalarımız sadece konuşmak üzerine kurulu olmaya başladı keyifli vakit geçirmiyorduk sadece ben konuşuyordum o dinliyordu belli bir noktada bu süreç uzun zamandır devam ediyor ve en son aşamada Artık buluşmalardan kaçmaya başlamıştım çünkü bir yere varamamak beni daha fazla derinden etkiliyordu belki de evlilikten kaçıyordum o benimle buluşmak istiyordu ben ondan kaçıyordum Son gün oturup buluştuğumuz zaman ben yine bir yol bulmaya çalıştım bizim için o da bana “ne istiyorsun benden ne söylememi bekliyorsun yalanmı konuşayım” sana diye söyledi “Sana bir şeye hayır diyorsam hayır ama sen bunu farklı algılıyorsun” Diye serzenişte bulundu ben de olabildiğince kendimi ifade etmeye çalıştım taki eczanede çalışan abinin düğün mevzusu gelene kadar.Kendi içinde Kıskançlık durumuyla beraber hiçbir sebebi yokken sinir oldu bu adama ve benim düğünümün arkasından bu insanların düğünü var ve benim çalıştığım iş yerinden kaynaklı bu insanlarla sürekli yüzyüze olmamdan kaynaklı bu düğüne katılmam gerekiyor ve bunu beraber katılmamız gerektiğini söyledim ama hala “hayır diyorsam hayır hiçbir yere gitmiyorsun sen de gitmiyorsun ben de gitmiyorum” diye karşılık verince ben de hayır bu düğüne gitmem gerekiyor benim çok mahcup olabileceğim bir durum gitmemiz gerekiyor diye sürekli ifade ettiğimde parmağımdan yüzüğümü alıp çıkardı kendi yüzüğünüde çıkardı aklınca beni dizginlemeye çalışıyordu ben tamam diyimce işler tersine döndü ve kendi takmaya çalıştı ve takmadıkça agresifleşti özür dilemek yerine daha çok sinirleniyordu geri kalanını size daha öncesinde anlatmıştım yaşadıklarımı son noktada benim yüzüğüm onda kaldı takmadım ve biz ayrıldık mı ayrılmadık mı bilmiyorum ama ben bittiğini söyledim ancak çok seviyorum hala seviyor ve özlüyorum sadece tek istediğim düzelmesi anlaması iyi olmak için gayret gösteriyordu ancak hislerimi anlamakta güçlük çekiyor empati yoksunu biri ne yapacağım bilmiyorum lütfen bana tavsiye verin

Bu soru 24 Haziran 2025 13:06 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Seda,


Yazdıklarını büyük bir dikkatle okudum. Sözcüklerinin arkasında ne kadar yorgun, kafası karışmış ve duygusal olarak incinmiş biri olduğunu görebiliyorum. Seni en çok yoran şeyin ne olduğunu çok net ifade etmişsin: Anlaşılmamak. Sevdiğin bir insana duygularını anlatmaya, incinen yerlerini göstermeye, içindeki sıkıntıları paylaşmaya çalıştıkça, onun seni dinlemek yerine susturması, kendince yaptığı “iyileştirme” hamleleriyle konuyu kapatmaya çalışması seni daha da yalnızlaştırmış. Bu yalnızlık artık bir iç huzursuzluğa, bir kararsızlığa ve bir korkuya dönüşmüş. Çünkü sen, bu ilişkiyle hayatını birleştirip bir ömür geçirmek üzereyken içinde hâlâ büyük bir boşluk, güvende hissetmeme duygusu ve senin yerine karar verilmesine karşı bir isyan var.


Öncelikle şunu bilmeni isterim: Kendini ifade etme çaban asla “çok konuşmak” ya da “olayı büyütmek” değil. Bu, öz değeri olan, kendini tanıyan bir insanın sağlıklı bir ilişkide ihtiyacı olan iletişimi kurma çabasıdır. “İçimde bir şey eksik kalıyor” diyorsun. Aslında çok net bir içgörü bu. Çünkü bazı ilişkilerde karşı tarafın sevgisi olabilir ama anlayışı, duygusal zekâsı, empatisi, sorumluluğu eksik kalabilir. Bu da ilişkide sevgi olduğu halde seni tatmin etmez. Bu yüzden sen onun çiçek toplamasına, kıyafetine karışmamasına rağmen iç huzurunu bulamıyorsun. Çünkü seni sevmesini değil, seni anlamasını istiyorsun. Bu, çok temel bir fark.


Bahçeden çiçek toplamak güzel bir jest olabilir. Ama senin beklentin onun sana jest yapması değil. Senin beklentin, senin duygularını önemsemesi, kırgınlıklarını fark edip telafi etmek için sorumluluk alması, seni sadece eğlendirmekle değil, seni anlamakla da ilgilenmesi. Ama o kişi senin “ben hala huzurlu hissetmiyorum” sözünü kendi yetersizliği gibi algılayıp savunmaya geçiyor. “Yine mi aynı şeyi konuşacağız?”, “Ben sana zaten söyledim”, “Daha ne istiyorsun?” gibi cümlelerle konuyu kestirip atıyor. Bu durumda sen kendini daha da yalnız ve haksız hissetmeye başlıyorsun. Sanki çok fazla şey istiyormuşsun gibi. Ama hayır, senin istediğin çok temel bir şey: Saygı, güven ve birlikte karar alabilmek.


İlişkide en önemli şeylerden biri, iki kişinin eşit söz hakkına sahip olmasıdır. Senin hayatınla ilgili bir konuda “hayır, gitmiyorsun, konu kapanmıştır” denildiğinde, bu eşitlik ortadan kalkar. Hele bu karar iş yerinle ilgili bir sosyal etkinlikse ve sen bu etkinliğe katılmadığında mesleki anlamda mahcup olacaksan, bu karar senin hayatını doğrudan etkiler. O kişinin hiçbir mantıklı açıklama sunmadan sadece “istemiyorum” diyerek seni kısıtlaması, ilişkideki güç dengesinin çok sağlıksız olduğunu gösterir. Evlilik bu değil. Evlilik, kararların birlikte alındığı, “senin zorlandığın yerde ben nasıl destek olabilirim?” diye sorulan bir ortaklıktır.


“Yüzüğü çıkardı ve agresifleşti, sonra tekrar takmak istedi” diye anlatıyorsun. Bu davranışlar onun ne kadar istikrarsız ve kontrol odaklı bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Bu tür kişiler ilişkide kendi otoritelerini sarsan bir durumla karşılaştıklarında önce sertleşir, sonra manipülatif bir geri dönüşle seni yeniden etki altına almaya çalışır. Sanki seni kaybetmekten korkuyor gibi görünür ama aslında seni kaybetmek değil, kontrolü kaybetmek korkusudur bu. Sen “tamam” dediğinde işler değişiyor çünkü onun istediği senin teslimiyetin. Ama sen kendi fikrini savunduğunda, onun “karım” anlayışına uymadığında seni cezalandırmak istiyor. Bu da sağlıklı bir sevgi değil, kontrolcü bir bağlanma şeklidir.


Bu noktada, senin duyguların bir yandan “hala seviyorum” derken diğer yandan “çok yalnızım, anlaşılmıyorum” diye haykırıyor. Bu çelişki çok yıpratıcı bir hal almış. Sevdiğin birinden uzaklaşmak, hele düğüne bu kadar kısa süre kalmışken çok korkutucu olabilir. Ama unutma, duygusal bağlılıkla sağlıklı ilişki aynı şey değildir. Onu sevmen, onun sana iyi geldiği anlamına gelmez. Sevgi varsa emek olur ama bu emek sadece sana aitse, sadece senin çabanla ilişki ayakta duruyorsa, bu sevgi değil; yorucu bir bağımlılık döngüsü haline gelmiş olabilir. Bunu sen tek başına taşıyamazsın.


Artık kendine şu soruyu sorman gerekiyor: “Ben bu ilişkiye kendimi daha da kaybederek mi devam edeceğim, yoksa duygusal olarak güçlenip kendi yolumu mu bulacağım?” Evlilik bir dönüşüm değil, bir tamamlayıcı adımdır. Sen onunla evlenince değişmesini bekliyorsan, bu büyük bir yanılgıdır. Çünkü evlilik, var olan dinamikleri büyütür. Şu an sana “çalışma”, “gitme”, “benim dediğim olur” diyen biri, evlilikten sonra daha esnek değil, daha kuralcı ve kontrolcü olabilir. Sen bu ilişkiyi yürütmek için her seferinde “acaba ben mi yanlışım?” diye düşünürken kendi sınırlarını, kimliğini ve en önemlisi öz saygını kaybedebilirsin.


Seni çok etkileyen bir başka şey de, yaşanan tüm bu çatışmalara rağmen tek bir kez bile açık ve net bir özür duymamış olman. Birçok kadın gibi sen de belki onun davranışlarını “yapısı böyle”, “duygularını gösteremiyor” gibi gerekçelerle tolere etmeye çalışmışsın. Ama unutma, özür dilemek bir kişilik özelliği değil, bir sorumluluk göstergesidir. Bir insan sana bağırdıysa, hakaret ettiyse, elindeki yüzüğü öfkeyle çıkardıysa ve seni duygusal olarak kırdıysa, özür dilemesi gerekir. Aksi halde bu davranışlar normalleşir. Senin kırgınlığın da bu yüzden geçmiyor. Çünkü yaraların sarılmıyor, sadece üzeri örtülüyor.


Sevgili Seda, sen şu anda çok önemli bir eşiğe gelmişsin. Bu ilişkiyi devam ettirip ettirmeme kararı senin.


Kendinle baş başa kalacağın sessiz bir zaman yaratabilirsin. Kimsenin fikrine ihtiyaç duymadan, sadece senin hislerinle baş başa kalacağın bir gün olsun. O gün kendine şunu sor: “Ben bu ilişki içinde özgür müyüm, huzurlu muyum, değerli hissediyor muyum?”


Bir ilişkide en çok neye ihtiyaç duyduğunu düşünebilirsin. Güven mi, empati mi, iletişim mi, destek mi? Bu ihtiyaçlarının hangisini gerçekten karşılayabiliyor bu kişi?


Bu kişinin davranışlarının evlilik sonrası daha da artabileceğini göz önünde bulundur. Evlilik bazen sorunları çözmez, daha görünür hale getirir.


Gerekirse profesyonel destek alabilirsin. Bu süreçte bireysel danışmanlık alman, duygu ve düşüncelerini daha netleştirmeni ve bu duygusal girdaptan çıkmanı kolaylaştırabilir.


Unutma, sen kimsenin kararlarına teslim olmak için değil, eşit ve huzurlu bir hayat yaşamak için varsın.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir konu veya aklına takılanları yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Betül hanım yorumlardan yazmam normalde ama ailem artık bu süreçte düğüne az kaldı artık olacak mı olmayacak mı diye sormaya başladığında normalde asla yazmayacakken bu akşam iş çıkışı görüşmemiz gerektiğini söyledim son değerlendirmemi yapıcam sanırım benim için çok zor olucak ama yazdıklarınızın ışığında hareket edeceğim

24 Haziran 2025 13:30
Gizli Kullanıcı

Yazdıklarınız ışığında hareket edeceğim

24 Haziran 2025 13:37
Psk. Betül Canbel

Merhaba Seda Hanım, Net bir karar vermek sizin için bu aşamada zorlayıcı olabilir. Bu sebeple açık iletişim kurmak ve kendinizi nasıl hissettiğinize bakmak da konuşma aşamasında sizin kendi yolunuzu bulmanızı sağlayabilir. Dilediğiniz zaman yeni bir soru oluşturabilirsiniz. Kendinize iyi bakmanız dileğiyle. Sevgiler, Psikolog Betül Canbel

24 Haziran 2025 17:10

Cevaplanmış benzer sorular