Düşüncemi nasıl yönetebilirim?
Sürekli düşünülen Bir düşünceyi düşünmekten nasıl kurtulabilirim? Gündelik hayata normal devam etmeyi unuttum. Hiçbir şey düşünmeden normal yaşamakta zorlanıyorum. Ve insanların yanında geriliyorum. İşlerimi yapmaktan çekiniyorum kimseyle iletişime geçmek istemiyorum bu sebepten. Mide bulantısına fobim var ve sürekli bu olacakmış gibi geliyor. Son zamanlarda çıktı ortaya. Önceden yoktu düşünmezdim şimdi sürekli düşünüyorum. Bu konuda ne yapabilirim? Normale dönmek istiyorum. Teşekkürler.
Bu soru 9 Ağustos 2025 11:39 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aslı Soylu tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Öncelikle Merhabalar,
Yazdıklarınızı okurken, kelimelerinizin ardındaki yoğunluk ve yorgunluğu çok net hissedebiliyorum. Zihninizde sanki hiç susmayan bir konuşma, arka planda sürekli çalan bir müzik var gibi… İster istemez dikkatiniz hep oraya kayıyor ve ne kadar uğraşsanız da “artık düşünmemeliyim” dediğiniz anda bile o düşünce yeniden beliriyor. Bu, özellikle daha önce hayatınızda bu kadar yer kaplamayan bir korkunun sizin için mide bulantısı fobisinin aniden bu kadar baskın hâle gelmesiyle daha da zorlayıcı hâle gelmiş. Bir yandan bu yeni durumun yarattığı şaşkınlık var, bir yandan da “ya olursa?” korkusunun tetikte tutan baskısı… Bu da hem bedeninizi hem de zihninizi sürekli alarm hâlinde tutuyor.
Böylesi durumlarda, beynin alarm sistemi gereğinden fazla çalışmaya başlar. Aslında bu iyi bir şey, sizi tehlikelerden korumak ister ama bunu yaparken hayatınızın doğal akışına müdahale eder. En zorlayıcı kısım ise şu: Zihne “bunu düşünmemeliyim” dediğimizde, düşünce çoğu zaman daha güçlü bir şekilde geri gelir. Tıpkı “şimdi sakın pembe fili düşünme” dediğinizde, aklınıza ilk gelen şeyin pembe fil olması gibi… Bu yüzden düşünceyi bastırmak yerine, onun varlığını kabul etmek ve ona alan açmak, tuhaf da olsa uzun vadede rahatlatıcı olabilir.
Bu noktada şunu deneyebilirsiniz: Mide bulantısı korkusu aklınıza geldiğinde hemen kovalamaya çalışmak yerine, “Evet, şu an bu düşünce aklımda. Rahatsız edici ama burada” demek. Sonra nefesinize odaklanın; burnunuzdan yavaşça nefes alırken dört saniye sayın, iki saniye bekleyin, ardından altı saniyede nefesinizi verin. Bunu birkaç tur tekrarladığınızda, bedeniniz “tehlike” algısını yavaş yavaş bırakmaya başlar.
Bir diğer önemli adım ise zihninizi kontrollü şekilde başka alanlara yönlendirmektir. Düşünceyi görmezden gelmek değil, onu fark ettikten sonra dikkatinizi kasıtlı olarak değiştirmek. Mesela kısa bir yürüyüşe çıkmak, ellerinizle bir şeyler yapmak (çizim, örgü, yemek hazırlığı gibi), sevdiğiniz bir müziği açmak ya da sizi meşgul edecek bir görev seçmek sizi rahatlatacaktır. Bu küçük yönlendirmeler, beynin alarm sistemini yavaş yavaş kapatır.
Sosyal hayata geri dönüş konusunda da kendinize çok küçük hedefler koymanız bu süreçte önemli. İnsanlarla bir anda uzun sohbetler etmek yerine, ilk adım olarak kısa bir mesaj atmak ya da selam vermek yeterli olabilir. Bazen bu “mikro adımlar” bile beyninize “hala bağlantı kurabiliyorum” mesajını verir ve güven duygusunu besler.
Bir de şefkat meselesi var. Yaşadığınız şey sizin “zayıf” olmanızla ya da “kontrolsüz” olmanızla ilgili değil. Bu, birçok insanın hayatının farklı dönemlerinde yaşayabileceği bir durum. Kendinize yüklenmek, bu döngüyü daha da sertleştirir. Bunun yerine, “Şu anda zor bir dönemden geçiyorum, bu hisler geçici ve ben bununla başa çıkmayı öğrenebilirim” demek, hem zihinsel hem de duygusal dayanıklılığınızı artırır.
Elbette, bu durum günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa ve bedensel belirtiler (mide bulantısı, gerginlik, çarpıntı gibi) yoğunlaşıyorsa, profesyonel destek almak çok faydalı olur. Bir psikologla çalışmak, hem bu korkunun kökenini anlamanıza hem de doğru tekniklerle yönetebilmenize yardımcı olur. Bunu bir zayıflık olarak değil, tam tersine kendinize gösterdiğiniz bir özen ve sorumluluk olarak görmek gerekir.
Unutmayın ki, bu sizin için bir süreç. Her gün atacağınız küçük adımlar,nefes egzersizleri, dikkat yönlendirme çalışmaları, sosyal bağları yavaş yavaş onarma, zaman içinde bu döngüyü gevşetecek. Ve bir gün fark edeceksiniz ki, bu yoğun düşünceler artık zihninizin merkezinde değil; arka planda, gelip geçen sıradan düşünceler gibi olacak. Şu an attığınız her bir adım, o güne ulaşmanın temeli olacaktır. 🌿
Sevgiyle Kalın,
Uzman Klinik Psikolog Aslı Soylu
Önerileriniz için teşekkür ederim. Şimdiden rahatlatıcı oldu bile.
Yorumlar
Uzm. Kl. Psk. Aslı Soylu
Paylaştıklarımın size iyi gelmiş olmasına sevindim. Bu, değişim sürecinde ilk adımı atmaya başladığınızın da bir göstergesi. Bundan sonraki süreçte, konuştuklarımızı hayatınıza küçük ve sürdürülebilir adımlarla dahil etmeye devam etmeniz önemli. Zorlandığınız anlarda, bu hislerin geçici olduğunu hatırlamak ve kendinize zaman tanımak, toparlanma sürecinizi destekleyecektir. İhtiyaç duyduğunuz her aşamada, süreci tekrardan birlikte değerlendirebiliriz. 🌿 Güzel bir gün dilerim.
9 Ağustos 2025 12:45Gizli Kullanıcı
Tekrar çok teşekkür ederim. Size danışabileceğimi bilmek bile bu sürece yardımcı oluyor.
9 Ağustos 2025 12:56