Duygumdan nasıl emin olurum
İrem hanım tekrar merhabalar🪷dediklerinizde yine haklısınız ben dışavurumcu birisiyim gerek mimiklerimle gerek hareketlerim ve ses tonumla ama partnerim çok sakin konuşmak istemiyorum der ve uzaklaşır bende o yüzden onun gibi sessiz ve tane tane tepki vermeye başladım ama evde yada başkalarına karşı bunu yapamıyorum sanki benim hakkım yeniyo da ben sessiz kalıyorum hissi içimi kaplıyor,bide karşımda ki ben sesimi alçak tutarken dikkat ederken bana bağırınca ve istemsizde olsa ayağa kalkınca bişeyler oluyo ve ben daha fazla tepki veriyorum sanki bu karşındakini korkutacak bana saygı duyacak kim güçlü görücek duygusu veriyor.Partnerimle aramızdaki bu farklılığı nasıl yönetebilirim bilmiyorum İrem hanım yardımcı olursanız çok sevinirim🌹Ama partnerimle tartışırken bazen anlaşamayacağımız belliyse ben susmayı tercih ediyorum ve umursamıyorum işte o an beni kaç senedir tanımamış demekki evlensek nasıl olur Allah bilir hissi geliyor.İrem hanım birde bilmiyorum ama sadece partnerim için değil ailem, akrabalarım onlarda dahil ben sessiz efendi terbiyeli oldukça aslında kalp kırmak istemediğimden bu durum onlar beni o kavramlarda tanıyorlar benim daha çok üstüme geliyorlar.Ben bunu yaşadım ve eminim sessiz oldukça korkak sandılar bişey bilmiyo sandılar partnerimde ona saygı gösterip zaman tanıdığım için benim gönlümü almak için çok uğraşmıyor yani nasıl olsa hep böyle düşüncesi hakim oluyor bence ama ben böyle dişli nazlı dünya benim etrafımda dönüyor insanı olsaydım belki başka şeyler yazıyo olurdum size ama artık o sessizliğimi bozduğum dönemdeyim çünkü insanlar iyi niyet bilmiyorlar İrem hanım iyi olana iyiyim gerçekten ama diğer türlü her zaman mesafem hazır artık.
Bu soru 8 Nisan 2025 17:46 tarihinde Psikolog İrem Bor tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar Danışanım,
Siz iç dünyası çok zengin, kendini sorgulayan ve ilişkilerinde adil olmaya çalışan biri olarak, bu sürecinizde bir içsel dönüşüm yaşıyorsunuz. Bu kolay bir şey değil, ama siz bu farkındalıkla çok değerli bir yolculuktasınız.
Bahsettiğiniz gibi, dışavurumcu bir yapıdayken kendinizi bastırmaya çalışmak, özellikle de bu bastırma size ait olmayan bir iletişim tarzına bürünmenize sebep oluyorsa, içsel olarak sizi oldukça zorlamış olabilir. Evde ya da başkalarıyla yaşadığınız bu “içimde kalıyor” hissi, aslında kendi sınırlarınıza sahip çıkmakla ilgili bir ihtiyaçtan doğuyor olabilir. Çünkü insan, kendini değersiz ya da görülmemiş hissettiğinde sesini yükselterek bir tür “ben buradayım” demeye çalışabilir. Bu çok insani bir tepkidir. 🌱
Partnerinizin daha sakin, içine kapanık bir tavrı olması, ilişkinizde sizin kendinizi geri çekmenize neden olmuş gibi görünüyor. Ama burada önemli bir nokta var: Sakin olmak ve sessiz kalmak her zaman sağlıklı iletişim anlamına gelmez. Bazen bu da pasif bir çatışma biçimidir ve sizin dışavurumcu yapınıza uygun olmayan bu durum, zamanla sizde birikim yaratabilir.
Ayrıca sizin de belirttiğiniz gibi, bazen insanlar bizim gösterdiğimiz anlayışı, sabrı veya sessizliği “hep böyle” kalacağımız yanılgısıyla yanlış değerlendirebilir. Bu yüzden artık “sessizliğimi bozduğum dönemdeyim” diyebilmeniz çok önemli bir içsel kırılma noktası. Bu, sizi kendinizi ifade etme konusunda daha özgür ve güçlü bir konuma taşıyabilir. ✨
Ama burada dikkat edilmesi gereken şey şu: Tepki vermek, ses yükseltmek, bazen kısa vadede işe yarasa da uzun vadede kendinizi yalnız, suçlu veya pişman hissettirebilir. Bu yüzden önemli olan, kendinizi ifade ederken hem sınırlarınızı korumak hem de kendiniz olmaya devam etmek. Yani ne bastıran ne patlayan bir yerden değil, “beni duy, çünkü bu benim için önemli” diyebildiğiniz bir yerden hareket etmek.
Partnerinizle olan bu zıt iletişim tarzınızı yönetebilmek adına küçük adımlar atabilirsiniz:
• Tartışma sırasında ara verip sonra konuşmak,
• Kendinizi yazılı olarak ifade etmek,
• Duygularınızı “ben diliyle” açıklamak (örneğin: “Bu konuşma sırasında sesimin yükseldiğini fark ettim, bu benim duygularımın yoğunluğundan kaynaklanıyor ama bu konunun ikimiz için de önemli olduğunu düşünüyorum” gibi). Kendi cümlelerinizi bu örnek üzerinden oluşturabilirsiniz.
Aileniz ve çevrenizle ilgili paylaştıklarınız da çok kıymetli. Sessiz kalmanın bazen zayıflık gibi algılanması çok yaygın bir durum. Oysa sınır koymak, hayır demek, gerektiğinde mesafe koymak da bir tür sevgidir, kendine olan sevgi. Yanii sıra kendi kalbinizi korumakta olabilir.
Unutmayın: Güçlü olmak, her zaman bağırmakla değil; bazen yumuşak bir şekilde ama net sınırlarla “Ben böyle hissediyorum ve buna saygı duyulmasını bekliyorum” diyebilmekle ilgilidir. Ve siz bu noktaya yaklaşmaktasınız. Bu sizin için değerli bir dönüm noktası olabilir.
Yanınızdayım, birlikte değerlendirmeye devam ederiz. Attığınız her adım çok değerli! 🌸
Sevgilerimle,
Psikolog İrem Bor
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.