Romantik İlişkiler

Duygumdan nasıl emin olurum?

Gizli Kullanıcı23 Nisan 2025 21:08

Merhabalar Betül hanım,öncelikle teşekkür ederim yol gösterdiğiniz için.Dedikleriniz o kadar doğru ki yani benim için bir demet çiçek sadece bir çiçek değil yada sevdiğim bir çikolata yada başka bişey önemli olan seni düşündüm hissini bana vermesi bundan kaynaklı ben ister istemez uzaklaşma hissediyorum ve partnerim bana eskisi gibi yakışıklı gelmiyor ben ona hayran bi insandım dediğim gibi onu kaybetmemek için savaşıyordum ama son 1 aydır böyle değil.İlişkiye yatırım konusunda bende sizin gibi düşünüyorum bana yatırım yaptığını düşünmüyorum yani yatırımdan kasıt yediğimiz yemekleri ödemesi değil bu zaten olması gereken ki bende ödüyorum bazen zorla da olsa çünkü bağımlı olmak istemiyorum onun dışında yaptığı şeyler gerçekten çok az.Bana ilk defa tartıştığımızda çiçek almıştı yaklaşık 1,5 sene önce felan sonra benimle ilgilenemediği süreçte almıştı onunda üstünden 6 ay geçti ki bizim 5 nerdeyse 6 yıllık ilişkimiz var.Milletin odaları çiçekçi gibi yok kolyeler isimli bilekliler şunlar bunlar ama ben 0 ya eskiden hiç takmadım böyle şeyleri ama şuan gözüme batmaya başladı bilmiyorum,ilgisi zaten azaldı isteyerek yapmıyo belki ama bana vakit ayırmıyor arkadaş gibiyiz sanki buluşmak için vakitte yaratamıyor yalnız hissediyorum kendimi ailemle beraberiz hep onlara daha çok bağlandım bu süreçte şuanda hiç evlilik düşüncesinde değilim mesela çünkü kendimi ona uzak hissediyorum çiçeği gereksiz masraf olarak görüyor istediğim şeyleri dile getiriyorum yok yani zaten ailecek de öyleler Betül hanım herşeyin masrafsızı yani ucuzu değişik bi hayatları var ama ben kaliteli olan uzun süre götürecek olanı alma taraftarıyım öyle yetiştim çünkü evet bir gün iki gün belki idare ederim ama ben istediğimi almaya alıştım şimdi sorarak ikna ederek bişeyler almak istemiyorum ama klmseyide kıramıyorum nasıl söylerim bilmiyorum ama artık istemekten çekinmek istemiyorum.Duygusal bir kırılmadan bahsetmiştiniz onu tam anlayamadım Betül hanım biraz açıklarsanız çok sevinirim.Ben partnerimle gezmeyi eğlenmeyi gerçekten çok seviyordum ama artık buluşamadığımız için o heyecanım bile kalmadı bilmiyorum yani hayatı iş güç olmuş ben arkada kalıyorum o kadar çalışıyo ama ben bişey göremiyorum bide öyle bir durum var,konuşunca vakit yaratamıyorum diye bana kendini açıklamaya çalışıyo evet biliyorum samimiyetine inanıyorum ama sanki isteyincede insan bişeyler yapabilir gibide geliyor onu da bilmiyorum genel olarak bişey bilmiyo gibi gözükebilirim ama inanın duygularım çok karışık.

Bu soru 24 Nisan 2025 06:21 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Öncelikle içtenliğinizi, duygularınızı tüm çıplaklığıyla ifade etmenizi takdir ediyorum. Bir duyguyu anlamak, tanımlamak ve hakkında konuşabilmek çoğu zaman zannedildiğinden çok daha zordur. Ve siz bu sorunuzda sadece bir ilişkide yaşadığınız hayal kırıklıklarını değil; aynı zamanda kendi değer anlayışınızı, beklentilerinizi ve bu ilişkinin içinde kendinizi nasıl yalnız hissettiğinizi büyük bir açıklıkla dile getirmişsiniz. Bu yüzden, bu kadar karışık duygular içinde kalbinizin sesini duymaya çalışmanızı gerçekten çok kıymetli buluyorum.


Duygulardan emin olma süreci aslında bir yolculuk gibidir. Bu yolculukta bazen emin olduğunuzu düşündüğünüz bir duygudan bile uzaklaştığınızı hissedebilirsiniz. Çünkü duygular da insanlar gibi canlıdır. Onlar da zamanla değişir, dönüşür, yoğunluğunu kaybedebilir veya yeniden filizlenebilir. Önemli olan, bu değişimlere karşı duyarlı olabilmek ve kendinize dürüstçe “Ben şu an ne hissediyorum?” sorusunu sorabilmektir. İşte siz bunu yapıyorsunuz. Ve bu çok değerli bir şey. Çünkü bu soru, sizin kendinizle olan bağınızı güçlendirir.


Sorunuzda bahsettiğiniz gibi, bir zamanlar partnerinize karşı büyük bir hayranlık duymuşsunuz. Onu kaybetmemek için savaşmışsınız. Bu tür güçlü duygular genellikle ilişki başlarında daha yoğundur ve kişi âdeta partnerini idealize eder. Onu gözünde büyütür, kusurlarını görmezden gelir. Fakat zamanla hayatın gerçekleri, sorumluluklar, hayal kırıklıkları, ilgisizlikler ve tekrar eden davranışlar bu idealize edilmiş imajı çatlatır. Ve insan kendine şu soruyu sormaya başlar: “Ben gerçekten onu mu seviyorum, yoksa bir zamanlar sevdiğim halini mi özlüyorum?”


İlişkinizde yatırımın tek taraflı olduğunu hissetmeniz, kendinizi yalnız ve değersiz hissetmenize neden olmuş olabilir. Çünkü duygusal yakınlık, sadece birlikte zaman geçirmekle değil; aynı zamanda karşılıklı olarak çaba göstermekle, ilişkiyi canlı tutmak için adımlar atmakla güçlenir. Bir partnerin sadece sevgisini söylemesi yetmez; bu sevgiyi davranışlarıyla, ilgisiyle, özeniyle hissettirmesi gerekir. Siz çiçeği, bilekliği ya da hediyeyi değil; o hediyelerin arkasındaki “seni düşündüm” mesajını özlüyorsunuz. Asıl ihtiyaç duyduğunuz şey sevgi değil; hissedilen, görülen, değer verilen biri olmak.


Duygularınızın değişmeye başladığını fark etmişsiniz. Eskisi gibi onu çekici bulmadığınızı, onunla buluşma fikrinin bile artık sizde bir heyecan yaratmadığını söylüyorsunuz. Bu, duygusal olarak ondan uzaklaştığınızı gösteriyor olabilir. Bu uzaklaşma bazen geçici olabilir; ancak sıklıkla bu tür duygular, uzun süre görmezden gelinen ihtiyaçların karşılanmamasından kaynaklanır. Bir ilişkide karşılıklı olarak duygular beslenmediğinde, zamanla bu duygular körelmeye başlayabilir. Bir zamanlar sıkı sıkıya tutunduğunuz ilişki bile artık sizi yoruyor, tüketiyor gibi hissettirebilir.


Bir diğer önemli konu da kıyaslama duygusu. Yazınızda “milletin odaları çiçekçi gibi” diyerek başka ilişkilerle kendinizi karşılaştırdığınızı belirtmişsiniz. Bu tür kıyaslamalar bir yandan gerçekçi olmayabilir; çünkü dışarıdan mükemmel görünen ilişkiler de kendi içinde zorluklar yaşar. Ancak diğer yandan, bu kıyaslamaların sizde tetiklediği asıl şey: içsel yoksunluk hissidir. Başkalarının aldığı çiçek ya da gösterdiği jest aslında sizdeki “ben neden değerli hissedemiyorum?” sorusunu harekete geçiriyor olabilir. Bu da sizin ilişkinizdeki eksiklikleri daha da görünür hale getiriyor.


Partnerinizin “her şeyin ucuzu, masrafsızı” anlayışında olması sizin değer anlayışınızla çelişiyor gibi görünüyor. Siz daha kalıcı, daha kaliteli olanı tercih ediyorsunuz. Sadece eşya anlamında değil, ilişki içinde de daha kaliteli bağlar, daha güçlü duygusal yatırımlar arıyorsunuz. Bu çok doğal. İhtiyaçlarınızı dile getirmekten çekinmemeniz gerekir. Çünkü bu sizin şımarıklığınız değil; bu, sizin değer gördüğünüzü hissetmek istemeniz. Bu yüzden “artık istemekten çekinmek istemiyorum” sözünüzü çok önemsiyorum. Bu, sizin artık kendi iç sesinizi bastırmak istemediğinizin bir işareti.


“Duygusal kırılma” dediğimiz şey de tam olarak burada başlıyor aslında. Partnerinizin sizi duymaması, görmemesi ya da duygusal anlamda size karşılık vermemesi, içinizde bir yerin kırılmasına neden oluyor. Bu kırılma sessizdir. Birden olmaz. Zamanla, azar azar olur. Ve bir gün dönüp bakarsınız ki, artık o eski heyecan kalmamış, o eski mücadele isteği tükenmiş. Bu kırılmanın adı bazen hayal kırıklığı, bazen duygusal ihmal, bazen sadece yorgunluktur.


Sevgili danışan, duygularınızın karışık olması, sizin kararsız ya da duygusal olarak zayıf biri olduğunuzu göstermez. Tam tersine, yaşadığınız şeyi çözümlemeye çalışan, kendi iç dünyasını anlamaya çalışan biri olduğunuzu gösterir. Lütfen kendinize bu süreçte nazik olun. Kendi duygularınıza karşı sabırlı olun. Çünkü bu gibi sorgulamalar, hayatın en dönüştürücü anlarıdır. İnsan ya sevginin büyüyüp derinleştiğini keşfeder ya da artık kendi yolunu çizme zamanının geldiğini.


İsterseniz, bu süreci daha iyi anlamanız için şu egzersizi öneririm:

Bir hafta boyunca her akşam kendinize şu üç soruyu yazın:


1. Bugün partnerimi düşündüğümde içimde ne hissettim?

2. Bugün onunla hiç bağlantı kurabildik mi?

3. Bugün kendimi değerli, sevilen biri gibi hissettim mi?


Bir hafta sonra bu cevaplara topluca bakın. Size ne söylüyorlar? Hangi duygular sürekli tekrar ediyor? Hangi duygular zamanla artıyor veya azalıyor?


Unutmayın, duygudan emin olmak demek sadece “evet seviyorum” ya da “hayır artık sevmiyorum” gibi net cevaplara ulaşmak değildir. Bazen emin olamamak da, zaten cevabın kendisidir. Bazen iç sesiniz fısıldar: “Artık bir şeyler değişti.” Siz o sesi duydunuz. Şimdi o sesi bastırmak yerine onunla kalabilir, yavaş yavaş adımlar atabilirsiniz.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları sorabilirsiniz.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

alinti

Betül hanım gerçekten çok yardımcı oluyor söyleyemediğimiz hissetmekte zorlandığımız duygulara açıklık getiriyor çok ama çok teşekkürler 🌸

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Betül Canbel

Merhaba Sevgili Danışan, Güzel geri dönüşleriniz için çok teşekkür ederim. Tekrar bir sorunuz olduğunda buradayız. Kendinize iyi bakmanız dileğimle. Sevgiler, Psikolog Betül Canbel

26 Nisan 2025 18:02

Cevaplanmış benzer sorular