Duygumdan nasıl emin olurum?
Betül hanım merhabalar,partnerimle buluştuk şuanda da hala beraberiz ama ben size lavabodan yazıyorum ilk başta iyiydim ama sonra o bana yaklaşmaya çalıştı öpüp sarılmak istedi ama benim hiç içimden gelmedi habire yapma dedim yani daha biz konuşmadan ben duygularımı dile getirememişken onun derdi başka yani o an ilişkinin ilerleyemeyeceğini düşündüm bitirmek istedim çünkü ona karşı içimden hiçbişey gelmedi ama sonra biraz düzeldim yani evimi özlemiyorum en azından ve konuştukça ben bişeyler anlattıkça daha rahatladım sanki ama yüzüne baktıkça hala eski hislerim gelmiyor içime yakınlık duyamıyorum dokunmak istemiyorum bilmiyorum neden böyle zamanla düzelir mi sizce ona da bu günü zehir etmek istemiyorum ama bilmiyorum bana o zaman sen hiç bişey yapmadan önce oturup konuşmak istiyosun sonra belki istersen sarılırsın sonra da gün gün düzeleceksin öyle mi dedi şaşırdım yani ama evet dedim ama sizce ona ona karşı bazen bişey hissetmediğimi söylemem gerekir mi yoksa duygumdan hala emin olmadığım için böyle bi girişime gerek yok mu eğer bu durum ilerde düzelirse onda kötü bi izlenim bırakmış olurum Betül hanım nasıl bi dönemdeyim inanın bilmiyorum ama ilişkim dışında herşeye heyecan ve isteğim var örneğin tatile gitmek çok istiyorum
Bu soru 29 Nisan 2025 14:28 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarınızı büyük bir dikkatle okudum. İçinde bulunduğunuz duygusal karışıklık, ilişkilerde zaman zaman yaşanabilen çok insani bir süreçtir. Partnerinizle bir araya gelmişsiniz ama bu buluşmada içinizden hiçbir şeyin gelmemesi, onun size sarılmak istemesine rağmen sizin fiziksel temastan kaçınmanız, duygularınıza dair ciddi bir kafa karışıklığı yaşadığınızı gösteriyor. Öncelikle bu hislerinizi bastırmak yerine onlarla yüzleşmeye çalışmanız oldukça kıymetli ve cesur bir davranış. Kendinize karşı bu kadar dürüst olmanız, duygularınız konusunda daha netleşebilmeniz için atılmış en önemli adımlardan biridir.
İlişkilerde duygular zamanla değişebilir. Bazen yoğunlaşır, bazen de zayıflar. Ancak duygularımızın geçici olarak değişkenlik göstermesi, her zaman ilişkinin bittiği anlamına gelmez. Özellikle duygusal olarak yoğun geçen dönemlerde (tartışmalar, uzaklaşmalar, küskünlükler, ayrılıklar gibi) partnerimize karşı hislerimiz bulanıklaşabilir. Buluşma öncesinde heyecanlı olmamış olsanız bile onunla yüz yüze geldiğinizde bir şeylerin yerine oturacağını düşünmüş olabilirsiniz. Ama tam tersi bir şekilde, onun size fiziksel olarak yaklaşması sizde ters bir etki yaratmış ve içinizden hiçbir şey gelmediğini fark etmişsiniz. Bu tür bedensel tepkiler, bastırılmış ya da çözülmemiş duyguların önemli bir yansıması olabilir. Belki de içinizde hâlâ çözülmemiş bir kırgınlık ya da güvensizlik vardır.
Bu durumda sormanız gereken temel sorulardan biri şudur: “Bu kişiyle fiziksel temastan neden kaçınıyorum? Bu sadece duygu eksikliğinden mi kaynaklanıyor, yoksa başka bir duygusal yaradan mı?” Bazı insanlar için fiziksel yakınlık ancak duygusal bir bağ kurulmuşsa anlamlı olur. Eğer ilişkinizde geçmişte sizi yaralayan olaylar olduysa ya da partnerinizin size yeterince değer vermediğini düşündüğünüz zamanlar yaşandıysa, bedeniniz bu yakınlığa karşı kendini kapatabilir. Duygularınızdan tam olarak emin olamamanızın temelinde de, bu tür yaşanmışlıklar olabilir.
Bu noktada, duygularınızın karmaşık olması gayet doğaldır. Partnerinizin size “önce konuşmak istiyorsun, sonra belki sarılırsın, sonra da zamanla düzelirsin, öyle mi?” demesi, aslında size biraz sitemli ama aynı zamanda bir soru niteliğinde. Bu, onun da duygularınızı tam olarak anlayamadığını ve açıklamanızı beklediğini gösteriyor. Ancak siz, kendinizden henüz emin değilken ona karşı bu kadar açıklıkla “ben bazen hiçbir şey hissetmiyorum” demeniz, ilişkinin ilerleyişini olumsuz etkileyebilir. Çünkü o da kendini yetersiz ya da istenmeyen biri gibi hissedebilir. Bu nedenle, duygularınızı henüz tam olarak anlamamışken, onunla bu kadar net duygusal paylaşım yapmanız, hem sizi hem de onu daha çok kararsızlaştırabilir.
Bu süreçte önerim, kendinizi yargılamadan ve acele etmeden duygularınızı gözlemlemenizdir. Bir ilişkide herkes bazen şüphe duyabilir. Her zaman tutkulu ya da aşık hissetmek mümkün değildir. Önemli olan, içinizdeki boşluğun geçici mi yoksa kalıcı mı olduğunu ayırt edebilmektir. Bunun için de zaman, iç gözlem ve dürüstlük gerekir. Belki şu anda ilişkinizin içinde bir şeyler tükenmiş gibi hissediyorsunuz ama bu geçici bir tükenmişlik de olabilir. Özellikle de siz, ilişkinin dışında birçok şeye karşı heyecan ve istek duyduğunuzu ifade etmişsiniz. Bu da aslında hayata karşı enerjinizin hâlâ yüksek olduğunu, yani tamamen depresif bir süreçte olmadığınızı gösteriyor. Bu iyi bir şey. Belki de sadece bu ilişkinin sizi artık eskisi kadar beslemediğini fark etmeye başlıyorsunuz.
Peki bu durumda ne yapabilirsiniz? Öncelikle kendinize biraz mesafe ve zaman tanıyabilirsiniz. Belki birkaç gün yalnız kalmak, kendi duygularınızı daha net bir şekilde gözlemlemenizi sağlar. Bu süreçte kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Bu ilişkide bana iyi gelen şeyler neler?
Bu kişiyle hayal ettiğim gelecek nasıl bir şey?
Onu kaybettiğimde eksikliğini hisseder miyim?
Onunlayken kendimi özgür ve güvende hissediyor muyum?
Eğer bu sorulara verdiğiniz yanıtlar, sizin için hâlâ ilişkiye tutunmaya değer duygular içeriyorsa, o zaman bu duyguları partnerinizle birlikte onarmaya çalışabilirsiniz. Ama yanıtlarınız hep “bilmiyorum” ya da “hayır” oluyorsa, bu durumda ilişkinin sizi duygusal olarak tükettiğini ve aslında sonlanması gerektiğini fark ediyor olabilirsiniz.
Ayrıca, partnerinize karşı şu an için hiçbir fiziksel yakınlık hissedememeniz, ilişkinin ilerleyen zamanlarında değişebilir. Fakat bunun değişebilmesi için sizin hem duygusal hem de bedensel olarak hazır olmanız gerekir. Bu hazır oluş ise, size zaman tanınarak ve baskı yapılmadan gelişebilir. Eğer partneriniz sizin duygusal sürecinize sabırla yaklaşır ve siz kendinizi ifade ettikçe sizi daha iyi anlamaya çalışırsa, aranızdaki bağ yeniden güçlenebilir. Ama partneriniz sizi anlamakta zorlanıyor, sizin zaman ihtiyacınıza saygı göstermiyor ya da sizi suçluyorsa, bu da ilişkinin sürdürülebilirliği konusunda önemli bir göstergedir.
Bazen insan, bir ilişkiyi bitirmek istemez ama devam etmek de içinden gelmez. Bu “aradalık hali” hem zihinsel hem de bedensel bir tıkanıklık yaratır. Belki de siz de şu anda tam olarak bu noktadasınız. Bu nedenle, ilişkinizi hemen bitirmeye karar vermek yerine, önce kendinizle bağlantıya geçmeyi deneyin. Duygularınızı bastırmak yerine onları gözlemleyin. Gerekirse bu süreci bir uzman eşliğinde destek alarak sürdürmeniz, duygularınızın yönünü çok daha sağlıklı bir şekilde anlamanızı sağlayabilir.
Unutmayın, hiçbir duyguyu zorla yaratamazsınız. Ama duygularınızı anlamak için kendinize zaman ve alan tanıyabilirsiniz. Bu, hem sizin hem de partnerinizin duygusal güvenliğini koruyacak bir yaklaşım olur. Ayrıca, duygularını bastırmak yerine konuşarak ifade etmek isteyen biri olmanız, ilişkiniz için de olumlu bir potansiyel taşıyor.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları sorabilirsiniz.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.