Psikoloji

Duygusal aldatıldım, nasıl atlatırım?

Gizli Kullanıcı22 Mart 2026 11:36

15 yıl boyunca eşim beni hiç aldatmadı fakat kendisine bir işinden dolayı sinsi bir şekilde yaklaşan bir kız arkadaşımla WhatsApp üzerinden yazışarak önce arkadaşça sonra yavaş yavaş duygusal yakınlaşmaya dönüşerek beni duygusal olarak aldattı. Kız arkadaşım hiç aklıma gelmedi çünkü pek görüşmüyoruz fakat eşimde bir şeyler olduğunu sezmistim. Yine de delilim olmadığı için konduramadım. Cinsel birliktelikleri yok. Bu duygusal yakınlaşma yazışmaları bir buçuk, iki ay kadar devam etmiş. İçsel huzursuzluğum arttığı için gizlice telefonuna baktığımda yazışmalarını gördüm. Eşim o kadına beni çok sevdiğini ama onu da sevdiğini söylemiş. "Bakalım kendine cezam ne olacak, ne ceza kesilecek" diye de söylemiş. Eşim çok pişman ve çok utanç içinde. Neden diye sorduğumda öyle bir niyeti olmadığını, alkollü haliyle yazdığını, haddini aştığını söyledi. Kız arkadaşımı sorguladığımda yazılanların dışarıdan bakınca çok çirkin göründüğünü, yanlış olduğunu fakat aralarında hoşlanma, aşk, cinsellik gibi bir şey olmadığını, neden yazdığını bilmediğini söyledi. Eşim bana samimiyetle, sevgi ve şefkatle yaklaşıyor fakat bir buçuk aydır bu ihaneti unutamıyorum, aklımdan bir saniye bile çıkmıyor. Güvenim çok sarsıldı, resmen travma yaşadım. İkimizin yaşı 48. sevgi ve cinsel sorunumuz hiç olmadı. Yetiştirilme tarzına bağlı olarak ufak tefek birkaç şey dışında hep uyumluyduk. Hala regl oluyorum, bakımlıyım, yaşımı göstermiyorum. Çalışan bir kadınım, çevresi tarafından sevilen, saygı gören, dışa dönük, kültürlü bir insanım. Karşı tarafla kıyaslamaya hiç girmedim, sadece durumumu belirtmek istedim. Eşime psikolojik destek almayı önerdim fakat istemiyor. Dediğim gibi çok büyük bir pişmanlık ve utanç içinde olduğunu görüyorum. Kalbim çok acıyor. Bu acıyı nasıl atlatırım?

Bu soru 27 Mart 2026 15:08 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan, yaşadığın şey sadece bir “aldatılma” değil, çok daha derinde ilişkinin güven dokusunun yırtılması ve senin iç dünyandaki emniyet hissinin sarsılmasıdır, bu yüzden aklından çıkmaması aslında bir takıntı değil, zihnin ve bedeninin anlam veremediği bir kırılmayı tekrar tekrar işlemeye çalışmasıdır. Özellikle uzun yıllar boyunca güvenli, uyumlu ve istikrarlı bir ilişki yaşadıysan, bu olay sadece bugünü değil, geçmişte kurduğun tüm anlamları da etkiler çünkü zihnin şunu sorgulamaya başlar, ben neyi kaçırdım, gördüklerim gerçek miydi, şu an bildiklerime ne kadar güvenebilirim ve bu soruların net bir cevabı olmadığı için sistem kendini sürekli aynı döngüye geri getirir. Bu yüzden yaşadığın şey çok anlaşılır bir şekilde travmatik bir güven kırılmasıdır ve burada iyileşme “unutmak” değil, yaşadığın gerçekliği yeni bir anlamla yerleştirebilmekle mümkün olur.


Eşinin pişman olması, utanç duyması ve sana şefkatle yaklaşması kıymetli olabilir ama senin içinde olan süreç bundan bağımsız ilerler çünkü güven dışarıdan verilen bir sözle değil, içeride yeniden kurulan bir hissiyatla onarılır ve bu zaman ister. Şu an zihninin sürekli o mesajlara, o cümlelere gitmesi aslında kontrolü geri almaya çalışmanın bir yolu, sanki yeterince düşünürsen bir daha böyle bir şey yaşamayacakmışsın gibi ama bu da seni yoran bir döngüye sokuyor. Burada çok kritik bir ayrım var, sen bu olayı anlamaya mı çalışıyorsun yoksa kendini korumaya mı çünkü çoğu zaman zihnin yaptığı şey anlamak gibi görünür ama aslında kendini tekrar incinmekten korumaya çalışır.


Bu olayın sende sadece eşine dair değil kendine dair de bazı kırılmalar yaratmış olabileceğini görüyorum, örneğin “Benimle ilgili ne eksikti” gibi bir soru doğmuş olabilir ya da “Ben nasıl fark etmedim” gibi kendine yönelen bir sorgulama olabilir ve bunlar çok incitici düşüncelerdir çünkü sorumluluğu fark etmeden kendine çekmeye başlarsın. Oysa burada önemli olan şu, birinin sınır ihlali senin değerini ya da yeterliliğini tanımlamaz. Senin kendini kıyaslamamış olman ve kendini aşağıya çekmemiş olman aslında içsel sağlamlığının çok güçlü bir göstergesi.

Şu an yaşadığın en zor şeylerden biri de şu olabilir, bir yanın eşinin şu anki haliyle yeniden bağ kurmak istiyor, diğer yanın ise hâlâ o kırılmanın içinde kalmış durumda ve bu iki parça arasında gidip geliyorsun, bu yüzden hem yakınlaşmak isteyip hem de uzaklaşmak istemen çok doğal çünkü beden henüz güvenin geri geldiğine ikna olmuş değil. Güven zihinsel bir karar değil, sinir sisteminin “artık tetikte olmama gerek yok” dediği bir deneyimdir ve bu deneyim ancak tutarlı davranışlarla ve zamanla oluşur.


Bu süreçte egzersiz önermek istiyorum, buna “parçalarla temas” diyebilirsin. Gün içinde zorlandığın bir anda gözlerini kapatıp içinde konuşan iki tarafı fark et, biri kırılmış, incinmiş, güvensiz hisseden tarafın, diğeri ise anlamaya çalışan, belki affetmeye yakın olan tarafın. Bu iki parçayı ayrı ayrı dinle ve her birine şu soruyu sor, sen şu an benden neye ihtiyaç duyuyorsun. Sadece dinle, değiştirmeye çalışma. Bu çalışma zamanla içindeki çatışmayı yumuşatır ve seni kendi içinde daha bütün hissettirmeye başlar çünkü iyileşme bazen dışarıyı çözmekten çok içerideki parçaları duymakla başlar.


Kendine şu soruyu da sorman çok kıymetli olabilir, eğer bu ilişki devam edecekse benim yeniden güvende hissedebilmem için neye ihtiyacım var ve bu ihtiyaçlar karşılanabilir mi çünkü iyileşme sadece zamana bırakılacak bir süreç değil, aynı zamanda bilinçli bir yeniden inşa sürecidir. Şu an kalbinin çok acıması bu sürecin ne kadar gerçek ve derin olduğunu gösteriyor ve bu acı aynı zamanda senin bağ kurma kapasitenin ne kadar güçlü olduğunun da bir işareti.

Aklına takılan başka bir şey olursa her zaman yeni bir soru sorabilirsin. Umarım yardımcı olabilmişimdir🙏🏻


Psikolog/Aile Danışmanı Lara Yelda Aktaş

alinti

Lara hanım, çok teşekkür ediyorum. Bahsettiğiniz o kritik ayrımı kendime sormuştum ve kendime cevabım bu olayı anlamaya çalışmak olmuştu. Çünkü anlarsam sanki kalbim daha az acıyacak gibi geliyor. Sözleriniz kalbime bir şifacı eli gibi değdi. Önermiş olduğunuz egzersizi bilinçsiz olarak uyguluyordum şimdi daha bilinçli bir şekilde uygulayacağım. Ellerinize hep güzel eller uzansın. Sağlıklı, huzurlu günler dilerim.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Lara Yelda Aktaş

Bu geri bildirim için çok teşekkür ederim, paylaştıklarınız gerçekten çok kıymetli. Süreci anlamaya çalışmanız ve kendinize bu şekilde yaklaşmanız zaten iyileşmenin en önemli adımlarından biri. Egzersizleri daha bilinçli uygulama niyetiniz de bu farkındalığı destekleyecektir. Zamanla kalbinizin daha hafiflediğini fark edeceksiniz. Her zaman ihtiyaç duyduğunuzda buradayım.🤍

28 Mart 2026 19:26

Cevaplanmış benzer sorular