Romantik İlişkiler

Duygusal ilişki neden kuramıyorum?

pembemercimek11 Ocak 2026 11:46

İnsanlarla girdiğim ortamlarda kolay şekilde arkadaş ya da dost olabiliyorum bununla ilgili herhangi bir sorun yaşamıyorum ama duygusal ilişkiye gelince karşı cinsle herhangi bir ilişki kuramıyorum ya da denemeye calistigimda çok geriliyorum hep bunu yaşıyorum nedeni ne olabilir? Bütün vücudum karıncalanıyor sanki kendimi kötü hissediyorum. Sanki bir şeyi kaybedecekmişim gibi hissediyorum ben (Uzman Klinik psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz yanıtlayabilir mi)

Bu soru 11 Ocak 2026 17:18 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba, yaşadığınız bu durumu değerlendirdiğimde, sosyal becerileriniz ile duygusal yakınlık algınız arasında belirgin bir ayrışma olduğunu görüyorum.

Arkadaşlık ve dostluk kurma konusunda sorun yaşamamanız, temel sosyal becerilerinizin ve iletişim yeteneğinizin sağlıklı olduğunu gösteriyor. Ancak konu karşı cinsle duygusal bir ilişkiye geldiğinde yaşadığınız yoğun gerginlik ve vücudunuzdaki karıncalanma hissi, zihninizin bu durumu bir "tehdit" olarak algıladığına işaret eder.

Bu durumu şu şekilde açıklayabiliriz:

İlişki kurmaya çalıştığınızda zihninizden geçen "Sanki bir şeyi kaybedecekmişim gibi hissediyorum" düşüncesi, bu kaygının merkezinde yer alıyor. Bu "kayıp" hissi; özgürlüğünüzü kaybetme, reddedilme sonrası özsaygınızı kaybetme veya kontrolü kaybetme gibi derinlerde yatan bir temel inançtan kaynaklanıyor olabilir.

Karşı cinsle ilişki kurma girişimi sırasında hissettiğiniz vücut karıncalanması ve kötü hissetme hali, beyninizin "savaş ya da kaç" mekanizmasını devreye sokmasıdır. Zihniniz duygusal yakınlığı bir tehlike olarak kodladığı için, vücudunuz bu hayali tehlikeye karşı fiziksel tepki vermektedir.

Yaşadığınız bu yoğun gerginlik, sizi duygusal ilişkilerden uzak durmaya (kaçınmaya) itiyor olabilir. Bu kaçınma, kısa vadede sizi o huzursuzluktan kurtarsa da uzun vadede ilişkinin gerçekten "tehlikeli" olup olmadığını deneyimlemenize engel olarak kaygınızı besler.

Bundan sonraki süreçte ne yapılabilir peki?

Bu durumu aşmak ve "bir şeyi kaybedecekmişim" hissiyle başa çıkabilmek için şu somut adımları atmanız faydalı olacaktır:

Vücudunuzda o karıncalanma hissi başladığında ve kendinizi kötü hissettiğinizde, zihninizden geçenleri not edin. "Şu an ne olmasından korkuyorum?", "Karşımdaki kişi bana yaklaşırsa neyi kaybederim?" gibi soruların yanıtlarını yazın. Bu, soyut olan o "kayıp" hissini somutlaştırarak üzerinde çalışılabilir hale getirir.

"Sanki bir şeyi kaybedecekmişim gibi hissediyorum" ifadesindeki o "şeyi" tanımlamaya çalışın. Bu özgürlüğünüz mü, kontrolünüz mü, yoksa kendinize dair bir sırrınız mı? Korkulan sonucun ne olduğunu netleştirmek, onunla başa çıkma stratejisi geliştirmenin ilk adımıdır.

Kaçınmak yerine, sizi çok fazla zorlamayacak küçük adımlarla duygusal yakınlık denemeleri yapın. Örneğin, hemen bir ilişki başlatmak yerine, karşı cinsten biriyle sadece duygularınızdan veya beklentilerinizden bahsettiğiniz kısa sohbetler edin. Bu sayede vücudunuzun verdiği "tehlike" sinyallerinin (karıncalanma vb.) zamanla azaldığını ve aslında bir felaket yaşanmadığını deneyimlemiş olursunuz.

Vücudunuz karıncalanmaya başladığında, bu fizyolojik tepkiyi kontrol altına almak için diyafram nefesi veya kademeli kas gevşetme egzersizleri yapın. Vücudunuz sakinleştiğinde, zihniniz de durumu "daha az tehdit edici" olarak algılamaya başlayacaktır.

Arkadaşlık kurarken neden güvende hissettiğinizi, ancak duygusal yakınlıkta neden tehdit algıladığınızı kıyaslayın. Arkadaşlıkta koruduğunuz hangi sınırın, duygusal ilişkide ihlal edileceğinden korkuyorsunuz? Bu sınırı bir ilişki içinde de koruyabileceğinizi kendinize hatırlatın.

Bu süreçte bir psikolog ile çalışmak, bu derin korkuların kökenini anlamak ve bu egzersizleri güvenli bir ortamda uygulamak açısından oldukça kıymetlidir.

Yaşadığınız bu durumu, evinizin hassas ayarlanmış bir alarm sistemine sahip olmasına benzetebiliriz. Arkadaşlarınız kapıyı çaldığında sistem onları tanıyor ve alarm çalmıyor; ancak bir "duygusal yakınlık" adımı atıldığında, alarm sistemi bunu bir hırsız sanıp tüm sirenleri (karıncalanma ve gerginlik) çalmaya başlıyor. Oysa gelen kişi bir hırsız değil, sadece içeri girmek isteyen farklı bir misafirdir. Amacımız, bu alarm sistemini gerçek tehlikelerle güvenli yakınlıklar arasındaki farkı ayırt edebilecek şekilde yeniden kalibre etmektir.


Uzm. Klinik Psikolog Şevval KURNAZ ÜNYILMAZ

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular