Ergen oğlum
Bu soru 3 Ağustos 2026 19:30 tarihinde Psikolog Fatma Gizem Bitgen tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar Sevgili Ebeveyn,
Yazdıklarınızı dikkatle okudum. Paylaşımlarınızda ilgimi çeken ilk şey oğlunuz henüz çok küçükken ve doğumunuza çok az bir zaman kala yaşadığınız zorlayıcı yaşam deneyimlerine rağmen çocuklarınıza hem anne hem baba oluşunuz ve onların gelişimine yönelik gösterdiğiniz sabır oldu. Oğlunuz henüz çok küçükken ve hamileyken böyle bir durum yaşamanın ne kadar yorucu olabileceğini tahmin ediyor, duygularınızı paylaşıyorum.
Şimdi içinde bulunduğunuz duruma ve böyle bir durumda nasıl bir yaklaşım belirleyebileceğinize birlikte bakalım.
Anlattıklarınızı okurken, bunun sadece kardeş kıskançlığı olmadığını düşündüm. Oğlunuz hayatının çok erken döneminde oldukça zorlayıcı yaşam deneyimlerine maruz kalmış. 22 aylık bir çocuk bu gibi durumların nedenlerini anlamaz ama kendi dünyasında böyle bir durumu "Annem gitti. Babam yok oldu. Sonra bir kardeşim geldi. Hayatım tamamen değişti." gibi anlamlandırabilir. Bazen çocuklar o yaşlarda yaşadıkları kayıp, belirsizlik ve ayrılık duygularını yıllar sonra öfke olarak göstermeye devam edebiliyorlar. Bu durum sizin onu gerçekten daha az sevdiğiniz anlamına gelmez; fakat onun böyle hissetmiş olabileceğini düşündürüyor.
Böyle bir durumda çocuğunuza atacağınız ilk ve en doğru adım söylediği şeyi düzeltmeye çalışmak değil onu anladığınızı ve duygularını gördüğünüzü fark ettirmeniz olacaktır. Örneğin oğlunuz "Sen kardeşimi daha çok seviyorsun." dediğinde "Hayır öyle değil.", "İkinizi de eşit seviyorum." gibi ifadelerle bunu düzeltmeye çalışmak yerine "Bazen gerçekten kardeşini senden daha çok sevdiğimi hissediyorsun galiba. Böyle hissetmek seni çok incitiyor olmalı." gibi bir ifade ile cevap vermeniz oğlunuzun duygusunu onayladığınızı gösterir ve onunla bir iddiada değil aynı tarafta olduğunuzu göstermenize yardımcı olabilir.
Peki başka neler yapabilirsiniz?
Oğlunuz öfkeliyken mantıklı açıklamalar yapmayı bırakın çünkü bu genellikle işe yaramaz. Böyle bir durumda "Şu an ikimiz de gerginiz. Biraz sakinleşince konuşalım." diyebilirsiniz.
Her gün 15- 20 dakika da olsa sadece oğlunuza ayırdığınız telefon olmayan, kardeşi olmayan, ders konuşulmayan ve nasihat vermediğiniz zamanlar yaratın. Bu süre zarfında oğlunuzun seçtiği bir etkinliği yapın. Bu oğlunuza "Sen benim için özelsin." mesajı vermenizi sağlayacaktır. Buna ayda bir veya iki kere yapacağınız birlikte yürüyüş yapmayı, sinemaya gitmeyi, sevdiği herhangi bir şeyi yapmayı da ekleyebilirsiniz.
Ve uygun bir zamanda "Sen çok küçüktün ama o dönemde hayatımız bir anda değişti. Baban hastanedeydi, ben doğuma hazırlanıyordum. O günlerde neler hissettiğini hiç bilmiyorum. Belki kendini yalnız hissettin. Bunları konuşmak istersen seni dinlemek isterim." gibi bir ifade ile geçmişi konuşmayı deneyebilirsiniz.
Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.
Psikolog Fatma Gizem Bitgen
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.