Erkek arkadaşımla denk değiliz
Erkek arkadaşımla denk değiliz bunu ilk ben söylemiştim ben 25 o 30 yaşında,şu ana kadar bir dükkan batırdı,lise mezunu,babası annesi tarafından terkedilmiş travmatik bir geçmişi var ergenken de bazı kötü alışkanlıkları olmuş,o benim ilkimken onun uzun ilişkileri olmuş 4 5 tane.Ama o şu an hepsinden ayrı biri gördüğüm en pozitif insan,geçmişe saplantılı biri olduğum için onun nasıl böyle olduğunu hiç anlayamadım.Bunun yanı sıra ben baskıcı ailede büyümüş aile kavramı olan üniversite mezunu biriyim, kaygı sorunlarım var.Bir de ondan hpv kaptım bilmiyordu fakat ben bunun hırsıyla her tetiklenmede bu farklılıkları ve kim bilir kimle yaptn dedim zaten retrospektif kıskançlık yaşıyordum daha da tetiklendi.Şimdi aşmaya çalışıyoruz,ailem onun lise mezunu olduğunu bile bilse kabul etmez üniye gitmiş bitirmemiş ama çok fazla okuyan empati sahibi biri.Ben ona ne kadar kötü de davransam hep dengelemeye çalıştı.İlk ilişkimde bunu yaşamak beni yıprattı her gün geldi yalvardı bir şey yapabilmek için.Ayrılma konusunu açınca sana bu kadar zarar verdiğim iiçin en doğru karar bu belki ama ben bunu yapamam dedi ben de yapamadım çok seviyorum.Şimdi olaylar hafifleyince geleceğimiz hakkında dedi ki ben bir sorun görmüyorum fakat denk değiliz ve sen bunu sorun ediyorsun,bu hep karşına çıkacak dedi.Bu hep karşıma çıkar mı nasıl yenerim?
Bu soru 28 Şubat 2026 20:37 tarihinde Psikolog Esra Fidan tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Her kabul ediş bir vazgeçiştir derler bilir misiniz? Kabul ettiğiniz her olumsuz/olumlu durumda bir başka olasılığı reddetmiş oluyorsunuz bu yüzden böyle söylerler.
Bizimle içtenlikle paylaştığınız durumunuz için teşekkür ederiz.
Cümlenin en sonundan başlayacak olursam eğer "ben bunu nasıl yenerim " cümlesinden ben de size şunu sormak isterim "kimi yeniyorsunuz? Savaşınız kiminle? Taktiğiniz nedir? Açtığınız bu savaşta galip yine kendiniz misiniz?"
Fark etmenizi isterim ki erkek arkadaşınızı ilk tanımladığınız durum denk olmayışınız. “Denk değiliz” meselesi aslında çoğu zaman iki insanın kapasitesinden çok, kişinin iç dünyasında büyüttüğü anlamla ilgilidir. Başarı, eğitim ve aile onayı üzerinden değer öğrenen biri için partnerin eğitim düzeyi ya da geçmişi otomatik olarak bir “risk” gibi algılanabilir. Bu, karşı tarafın eksikliği değil; kişinin kendi güvenlik algısıyla ilgili bir hassasiyettir.
O sizin ilk deneyiminizken, sizin onun ilk deneyimi olmayışınız sizde adalet isteği kavramını oluşturmuş olabilir. Geçmiş ilişkiler konusundaki zorlanma da çoğunlukla kıyas duygusundan beslenir. İlk deneyimin bu ilişkide yaşanması, doğal olarak daha kırılgan bir alan oluşturur. HPV süreci ise “zarar gördüm” hissini artırarak öfkeyi ve geçmişe takılmayı güçlendirmiş olabilir. Bu durumda tepki, aslında acının dışavurumudur.
İlişki dediğimiz şey denge üzerine kuruludur. İnsanlar tecrübeler kazanarak ilişkide ne isteyip istemediğini öğrenir. İlişkide nasıl biri olduğunu öğrenir, hangi yönlerini törpülemesi gerektiğini öğrenir. Ne istediğini bilir en önemlisi ne istemediğini de öğrenir. Ama önce kendini öğrenir. Biz bu yüzden 1+1=1 deriz.
Bütün bu kıskançlıkların bütün bu hırslanıp tetiklendikçe partnere yansıyan öfkenin sebebini bulabilirseniz bize sorduğunuz sorunun cevabını bulabilirsiniz.
Hayat seçimler ve seçimlerin sonuçlarıyla doludur. Partnerim ..... olmasına rağmen onunla ilişkimi sürdüreceğim diyorsanız bu onun geçmişini kabul etmenin bir onayıdır. Kimseyi geçmişinin yükleriyle yargılayamayız özellikle ikili ilişkilerde.
Partnerim ...... olmasına rağmen onunla ilişkimi sürdüremeyeceğim de diyebilirsiniz bu da bir ilişkide ne istediğini bilen \henüz öğrenememişte olabilir, kişinin tercihidir ve yine kişiye belirli sorumluluklar yükler mesela kayıp edilen kişi için üzülmek gibi...
Önemli olan şu hangi "rağmen "kuralını seçip kabul edeceksiniz..
Kendinizi dinlemeniz ve sorumluluklarınızı kabul etmeniz dileğiyle..
Cevaplarınızı bekliyor olacağım..
Sevgilerle...
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.