Psikoloji

Erteleme sorunumu nasıl çözebilirim?

Gizli Kullanıcı18 Mart 2026 23:33

Kolay veya zor fark etmeden her işimi erteleyerek daha sonra yaparsam daha iyi olacağını düşündüğüm bir düşünce yapısı ile hareket ediyorum. Bu durum günlük işlerimi halledemediğim için beni çok zorluyor. Telefon aramalarını dönerken bile ertelediğimi fark ediyorum. Mesajları da aynı şekilde yanıtlamakta zorlanıyorum. Bazı mesajlar çok altlarda kalabiliyor ve sonra bu kişilere dönüş yapmayı unutuyorum. Bunun çözümü için ne yapabilirim?

Bu soru 22 Mart 2026 15:34 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,

Anlattıkların yalnızca bir erteleme alışkanlığından çok, zihnin ve sinir sisteminin kurduğu daha derin bir dengeyi işaret ediyor. Çoğu zaman erteleme “yapmak istememek” değil, “yaparken ne hissedeceğinden kaçınmak” ile ilgilidir. Yani mesele işin kendisi değil; o işi yaparken tetiklenen içsel deneyimdir. Bu bazen yetersizlik hissi, bazen görünür olma kaygısı, bazen de zihinsel yükün fazlalığı olabilir.

“Sonra daha iyi yaparım” düşüncesi, yüzeyde mantıklı görünse de çoğu zaman mükemmeliyetçi bir eşiğin işaretidir. Zihin, “ya iyi yapamazsam” ihtimalini tolere etmek yerine, işi erteleyerek kendini korur. Bu kısa vadede rahatlatır ama uzun vadede birikmiş işler, kaçınılan mesajlar ve geri dönülmeyen aramalarla birlikte içsel baskıyı artırır. Böylece kişi, yapmadıkça rahatlayan ama biriktikçe sıkışan bir döngünün içinde kalır.

Telefonlara dönememek ya da mesajları yanıtlayamamak da bu bağlamda oldukça anlamlıdır. Çünkü bu tür küçük görünen eylemler aslında mikro düzeyde bir “karşılaşma” içerir. Birine cevap vermek, görünür olmak, beklenti yaratmak ya da bir etkileşimi sürdürmek demektir. Eğer zihnin bunu “yük” ya da “sorumluluk artışı” olarak kodladıysa, kaçınma davranışı devreye girer. Bu noktada erteleme, tembellikten ziyade bir tür duygusal regülasyon çabasıdır.

Bu döngüyü kırmak için önerilen “2 dakikalık temas kuralı” burada işlevsel olabilir. Ancak önemli olan sadece süreyi kısaltmak değil, zihindeki eşiği yeniden tanımlamaktır. Kendine “bunu bitirmeliyim” demek yerine “sadece temas edeceğim” demek, sinir sisteminin tehdit algısını düşürür. Örneğin bir mesajı tamamen yanıtlamak yerine, sadece ilk cümleyi yazmak ya da bir aramayı geri dönmek yerine sadece numarayı kaydetmek bile yeterli bir başlangıçtır. Bu küçük temaslar, kaçınma döngüsünü zayıflatır.

Bunun yanında kendine şu soruyu yöneltmek derin bir farkındalık yaratabilir: “Ben şu an bu işi mi erteliyorum, yoksa bu işin bende uyandırdığı duygudan mı kaçınıyorum?” Çünkü çoğu zaman ertelenen şey görev değil, o görevin içindeki duygudur. Bu ayrımı fark etmek, çözümü davranıştan çok duygusal düzleme taşır.

Soruların olursa tekrar çekinmeden sorabilirsin, umarım yardımcı olabilmişimdir🤍


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular