Eşim beni kapattı ve şuan tüm açık kadınlara baktığını düşünüyorum çok mutsuzum
Merhabalar,ben açık ve bakımlı bir bayandım ve eşimin isteği üzerine tesettüre girdim.Açıkken hiç bir şekilde kıskançlığım yoktu çünkü kendi güzelliğimin ve özgüvenimin farkındaydım,kapandıktan sonra dışarıdaki tüm açık ve bakımlı insanları kıskanmaya ve kendimle kıyaslamaya başladım ve daha kötüsü eşimin de bu kızların hepsine bakabileceğini düşünmekten kafayı yerken buluyorum kendimi.Ne kadar güzel giyinip süslensem de dışarı çıktığımız zaman o kızları görüyorum açık ve dikkat çekici olduklarını düşünüyorum ama ben kapalı olarak onlardan kendimi daha aşağıda görüp eşimin de dikkatini çekebileceklerini düşünüyorum.Kendi kendime şu kanıya varıyorum .Eşim benim kapanmamı istedi eğer istemeseydi şuan ben o baktığı kızlar gibiydim zaten.Gayet bakımlı giyim kuşamına dikkat eden güzel bir kızıdım kendimce.Ama benim kapanmamı isteyip güzelliğimi örttüysen senin o tarz kızlara göz ucuyla dahi bakmaman gerekiyor diyip.İçten içe her dışarı çıktığımda eve mutsuz dönüyorum.Çünkü biliyorum ben de giyinmeyi süslenmeyi seven biriyim.Ama bazı fedakarlıkları eşim için yaptıysam eşimin de hiç bir şekilde o tarz kızlara bakmasını istemiyorum.Eğer bakıcaksa ben de onlar gibiyim olayım ondan sonra baksın fikrindeyim .Lütfen olumsuz düşünmekten beni alıkoyun yardımcı olun.Bu düşüncelerden bir türlü kurtulamıyorum ve bundan dolayı da kendimi kötü hissediyorum mutlu değilim en önemlisi .Şimdiden teşekkür ediyorum 🙏
Bu soru 4 Ağustos 2026 18:13 tarihinde Psikolog Serra Canseven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Öncelikle yaşadığınız duyguların sizi yorması çok anlaşılır. Burada sizi en çok zorlayan şey sadece kıskançlık değil; yaptığınız fedakârlığın karşılığını göremediğinizi hissetmeniz gibi görünüyor.
Siz tesettüre kendi isteğinizden çok eşinizin isteği doğrultusunda girmişsiniz. Bu nedenle zihninizde istemeden bir "Ben onun için bir şeyden vazgeçtim, o da benim için aynı özeni göstermeli." beklentisi oluşmuş. Aslında yaşadığınız kırgınlığın temelinde de bu karşılıklılık ihtiyacı var.
Fedakârlık, kişi kendi değerleri ve isteği doğrultusunda yaptığında huzur verebilir. Ancak sadece karşı taraf mutlu olsun diye yapıldığında, zamanla "Ben ne kazandım?" sorusu ortaya çıkabilir. Bu da hem mutsuzluk hem de öfke yaratabilir. Çünkü insan, karşılık beklemeden sürekli veren tarafta olduğunda bir süre sonra tükenmeye başlar.
Bir diğer nokta ise kendinizi dışarıdaki kadınlarla kıyaslamanız. Oysa sizin değerinizi belirleyen şey açık ya da kapalı olmanız değildir. Kendinizi eskiden özgüvenli hissetmenizin nedeni sadece giyim tarzınız değil, kendinizi olduğunuz gibi kabul edebilmenizdi. Şu an ise özgüveninizi dış görünüşten çok, eşinizin bakıp bakmayacağı düşüncesine bağlamış görünüyorsunuz. Bu da sizi sürekli tetikte tutuyor.
Şunu da kendinize sormanızı isterim: Eğer eşiniz sizden kapanmanızı istemeseydi, yine tesettürü seçer miydiniz? Bu sorunun doğru ya da yanlış bir cevabı yok. Ancak cevabınız, bugün yaşadığınız huzursuzluğun kaynağını anlamanıza yardımcı olabilir. Çünkü kişinin hayatındaki önemli kararların mümkün olduğunca kendi isteği ve değerleriyle uyumlu olması, ruhsal iyi oluş açısından oldukça önemlidir.
Eşinizin sevgisi ve varlığı dış görünüşünüzün değişmesine bağlıysa, burada ilişkinizi gözden geçirmelisiniz. Her zaman kıyaslama hissedeceğiniz insanlar olacaktır ancak birinin sevgisini ve sadakatini kazanmak için sürekli bir yarışta hissetmek yorucu ve yıpratıcıdır.
Belki de şu anda kendinize sormanız gereken en önemli soru şu olabilir: "Ben bugün nasıl yaşarsam kendimi daha huzurlu ve daha kendim gibi hissederim?" Çünkü hayatınızı yalnızca bir başkasını memnun etmek için yaşadığınızda zamanla kendinizden uzaklaşabilirsiniz. Sağlıklı bir ilişkide her iki tarafın da birbirinin isteklerine değer vermesi kadar, kişinin kendi ihtiyaçlarını ve mutluluğunu da önemsemesi gerekir.
Kendinizi suçlamayın. Kendinizin farkında, ilişki dengenizi tartabilecek ve kendi kararlarınızı verebilecek bir kadınsınız. Hissettiğiniz duygular size yanlış olduğunuzu değil, karşılanmamış ihtiyaçlarınız olduğunu gösteriyor. Bu ihtiyaçları fark etmek ve eşinizle yargılamadan, "Ben böyle hissediyorum." diliyle paylaşabilmek ilişkiniz için de oldukça kıymetli olacaktır. Partnerinize güvenmeyi seçmenin yanı sıra onunda size güven verme sorumluluğu vardır. Ben düşünmemeliyim, ben güvenmeliyim, ben görmezden gelebilmeliyim fikirlerinin yanına; 'güvenim kazanılmaya çalışılıyor mu, bu ilişkide bana ne kadar saygı duyuluyor?' sorgulaması da eklemeniz gerekiyor.
Unutmayın; gerçek mutluluk yalnızca eşinizi mutlu etmeye çalışmaktan değil, sizin de kendi hayatınızda kendinizi huzurlu, değerli ve özgür hissedebilmenizden geçer.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.