• Anasayfa
  • Sorular
  • Eşim beni kapattı ve şuan tüm açık kadınlara baktığını düşünüyorum çok mutsuzum
Kaygı

Eşim beni kapattı ve şuan tüm açık kadınlara baktığını düşünüyorum çok mutsuzum

Gizli Kullanıcı29 Haziran 2026 10:41

Merhabalar,ben açık ve bakımlı bir bayandım ve eşimin isteği üzerine tesettüre girdim.Açıkken hiç bir şekilde kıskançlığım yoktu çünkü kendi güzelliğimin ve özgüvenimin farkındaydım,kapandıktan sonra dışarıdaki tüm açık ve bakımlı insanları kıskanmaya ve kendimle kıyaslamaya başladım ve daha kötüsü eşimin de bu kızların hepsine bakabileceğini düşünmekten kafayı yerken buluyorum kendimi.Ne kadar güzel giyinip süslensem de dışarı çıktığımız zaman o kızları görüyorum açık ve dikkat çekici olduklarını düşünüyorum ama ben kapalı olarak onlardan kendimi daha aşağıda görüp eşimin de dikkatini çekebileceklerini düşünüyorum.Kendi kendime şu kanıya varıyorum .Eşim benim kapanmamı istedi eğer istemeseydi şuan ben o baktığı kızlar gibiydim zaten.Gayet bakımlı giyim kuşamına dikkat eden güzel bir kızıdım kendimce.Ama benim kapanmamı isteyip güzelliğimi örttüysen senin o tarz kızlara göz ucuyla dahi bakmaman gerekiyor diyip.İçten içe her dışarı çıktığımda eve mutsuz dönüyorum.Çünkü biliyorum ben de giyinmeyi süslenmeyi seven biriyim.Ama bazı fedakarlıkları eşim için yaptıysam eşimin de hiç bir şekilde o tarz kızlara bakmasını istemiyorum.Eğer bakıcaksa ben de onlar gibiyim olayım ondan sonra baksın fikrindeyim .Lütfen olumsuz düşünmekten beni alıkoyun yardımcı olun.Bu düşüncelerden bir türlü kurtulamıyorum ve bundan dolayı da kendimi kötü hissediyorum mutlu değilim en önemlisi .Şimdiden teşekkür ediyorum 🙏

Bu soru 4 Ağustos 2026 18:13 tarihinde Psikolog Serra Canseven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Öncelikle yaşadığınız duyguların sizi yorması çok anlaşılır. Burada sizi en çok zorlayan şey sadece kıskançlık değil; yaptığınız fedakârlığın karşılığını göremediğinizi hissetmeniz gibi görünüyor.

Siz tesettüre kendi isteğinizden çok eşinizin isteği doğrultusunda girmişsiniz. Bu nedenle zihninizde istemeden bir "Ben onun için bir şeyden vazgeçtim, o da benim için aynı özeni göstermeli." beklentisi oluşmuş. Aslında yaşadığınız kırgınlığın temelinde de bu karşılıklılık ihtiyacı var.

Fedakârlık, kişi kendi değerleri ve isteği doğrultusunda yaptığında huzur verebilir. Ancak sadece karşı taraf mutlu olsun diye yapıldığında, zamanla "Ben ne kazandım?" sorusu ortaya çıkabilir. Bu da hem mutsuzluk hem de öfke yaratabilir. Çünkü insan, karşılık beklemeden sürekli veren tarafta olduğunda bir süre sonra tükenmeye başlar.

Bir diğer nokta ise kendinizi dışarıdaki kadınlarla kıyaslamanız. Oysa sizin değerinizi belirleyen şey açık ya da kapalı olmanız değildir. Kendinizi eskiden özgüvenli hissetmenizin nedeni sadece giyim tarzınız değil, kendinizi olduğunuz gibi kabul edebilmenizdi. Şu an ise özgüveninizi dış görünüşten çok, eşinizin bakıp bakmayacağı düşüncesine bağlamış görünüyorsunuz. Bu da sizi sürekli tetikte tutuyor.

Şunu da kendinize sormanızı isterim: Eğer eşiniz sizden kapanmanızı istemeseydi, yine tesettürü seçer miydiniz? Bu sorunun doğru ya da yanlış bir cevabı yok. Ancak cevabınız, bugün yaşadığınız huzursuzluğun kaynağını anlamanıza yardımcı olabilir. Çünkü kişinin hayatındaki önemli kararların mümkün olduğunca kendi isteği ve değerleriyle uyumlu olması, ruhsal iyi oluş açısından oldukça önemlidir.

Eşinizin sevgisi ve varlığı dış görünüşünüzün değişmesine bağlıysa, burada ilişkinizi gözden geçirmelisiniz. Her zaman kıyaslama hissedeceğiniz insanlar olacaktır ancak birinin sevgisini ve sadakatini kazanmak için sürekli bir yarışta hissetmek yorucu ve yıpratıcıdır. 

Belki de şu anda kendinize sormanız gereken en önemli soru şu olabilir: "Ben bugün nasıl yaşarsam kendimi daha huzurlu ve daha kendim gibi hissederim?" Çünkü hayatınızı yalnızca bir başkasını memnun etmek için yaşadığınızda zamanla kendinizden uzaklaşabilirsiniz. Sağlıklı bir ilişkide her iki tarafın da birbirinin isteklerine değer vermesi kadar, kişinin kendi ihtiyaçlarını ve mutluluğunu da önemsemesi gerekir.

Kendinizi suçlamayın. Kendinizin farkında, ilişki dengenizi tartabilecek ve kendi kararlarınızı verebilecek bir kadınsınız. Hissettiğiniz duygular size yanlış olduğunuzu değil, karşılanmamış ihtiyaçlarınız olduğunu gösteriyor. Bu ihtiyaçları fark etmek ve eşinizle yargılamadan, "Ben böyle hissediyorum." diliyle paylaşabilmek ilişkiniz için de oldukça kıymetli olacaktır. Partnerinize güvenmeyi seçmenin yanı sıra onunda size güven verme sorumluluğu vardır. Ben düşünmemeliyim, ben güvenmeliyim, ben görmezden gelebilmeliyim fikirlerinin yanına; 'güvenim kazanılmaya çalışılıyor mu, bu ilişkide bana ne kadar saygı duyuluyor?' sorgulaması da eklemeniz gerekiyor. 

Unutmayın; gerçek mutluluk yalnızca eşinizi mutlu etmeye çalışmaktan değil, sizin de kendi hayatınızda kendinizi huzurlu, değerli ve özgür hissedebilmenizden geçer.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.