Kaygı

Eşim çıplak fotoğraflara bakıyoe

Gizli Kullanıcı17 Kasım 2025 15:11

Henüz 5 aylık evliyiz eşimle gittiğimiz tatilde benden uzaklaşıp çıplak bir kadının fotoğrafına baktığını yakaladım sonrasında çok büyük kavga ettik aşamadım boşanmak istediğimi söyledim fakat affettim. Sonrasında 6-7 defa yaptı güvensizlikle şüpheyle ölüyor gibi hissediyorum beni çok sevdiğini söylüyor kendisi beni çok seviyor hissediyorum fakat bunu kavga etmemize rağmen defalarca yaptı. akıllanır diye düşünüp çekip gittim tekrar yaptı. Kendi elimde değil diyor huyum bir zevk almıyorum diyor ama ısrarla bakıyor bende kaldıramıyorum çıkıp gitmek istiyorum gitmek istediğimde bağırıyor küfürlee ediyor sonra ağlıyor narsist bir kişiliği var ne yapmam gerekiyor bilmiyorum

Bu soru 20 Kasım 2025 19:51 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aslı Soylu tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Öncelikle Merhabalar,

Yazdıklarınızı okurken içinizde biriken o karmaşayı, hem kırılmış hem de çaresiz hisseden yanınızı çok derinden anlıyorum. Evliliğin henüz ilk aylarında, bir yuva kurma heyecanıyla çıktığınız bu yolda böylesine tekrar eden güven kırıklarıyla yüzleşmek, insanın iç dengesini alt üst eden bir durumdur. Sanki bir yandan eşinizi sevdiğiniz için tutunmaya çalışıyor, diğer yandan yaşananlar karşısında içinizin nasıl daraldığını bile kimse fark etmiyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu ikili duygu durumunu taşımak gerçekten çok yıpratıcı. Yaşadığınız şey sadece eşimin bir fotoğrafa bakması değil; bunun arka arkaya, söz verilmesine rağmen tekrarlanması… Tam da nefes almaya çalışırken aynı acıyı yeniden yaşamak, insanın içini kemiren bir durum olabilir. Güven dediğimiz şey, bir kez değil, birkaç kez sarsıldığında artık zihnin de, bedenin de alarmda olması son derece doğaldır. Bu yüzden geceleri düşünmekten uyuyamamanız, gündüzleri içinizin huzursuz olması, kendinizi hem değersiz hem incinmiş hissetmeniz çok anlaşılır.

Bir de bunun üzerine gitmek istediğinizde bağırılması, küfür edilmesi ve sonra ağlaması… Bu döngü büyük ihtimalle sizi daha da yalnızlığa itiyor. Bir yandan korkutan, bir yandan suçluluk hissettiren böyle davranışlar, insanın karar verme gücünü zayıflatır. Çünkü bir tarafınız “Gitmeliyim” derken, diğer tarafınız “Ya yine kötüleşirse, ya yalnız kalırsam?” diye kaygılanmaya başlar. Bu iç çatışmanın yarattığı yorgunluk hiçbir şekilde hafife alınacak bir şey değildir. Eşinizin “elimde değil, zevk almıyorum” demesi de sizi rahatlatmak yerine daha çok yaralamış olabilir. Çünkü bu cümle, aslında sorumluluğu bir kenara bırakıp davranışla yüzleşmekten kaçmak gibi hissettirebilir. Değişim niyetinin sözde var olup gerçekte adım atılmaması da sizin içsel güvensizliğinizi büyüten bir başka unsur olabilir.

Şu anda belki de sessizce sorduğunuz soru şudur:

“Ben bunu ne kadar taşıyabilirim?” Ve bu soru çok kıymetli. Çünkü cevabı, sizin kendi ihtiyaçlarınızı, sınırlarınızı ve hak ettiğiniz sevgiyi yeniden fark etmenizi sağlar.

Böyle durumlarda karar hemen netleşmek zorunda değildir. Önce duygularınızın görülmeye, anlaşılmaya ve sakinleşmeye ihtiyacı var. Belki küçük bir adımla başlamayı deneyebilirsiniz: İçinizdeki en yorgun, en kırgın tarafın neye ihtiyaç duyduğunu yazmak. Bazen o ihtiyaç bile yolu göstermeye başlar. İsterseniz birlikte bu düğümü daha da açabiliriz. Hissettiğiniz hiçbir şey fazla ya da yanlış değil. Sadece çok incinmiş bir kalbin doğal tepkisi. Buradayım, sabırla ve tüm içtenliğimle dinlemeye hazırım.


Sevgiyle Kalın,

Uzman Klinik Psikolog Aslı Soylu

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular